|
MEVLÂNA'yım ben!
Karar yerden göğe açılır
Niyet ile dilenen yoldan geçilir
Cümlenize selam olsun
Gönüllerde açan güller
Her dileyeni bulsun
Kapı kapı dolaştık
Kulları ile halleştik
Geçersiz denilen her
olayı
Geçerli hale saydık dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Akan sularda durdum
Heybeyi omuza vurdum
Gelen geçene sordum
Alacağın mı, vereceğin mi
Gönlünü doldurur?
Kimi alacağım dedi
Kimi vereceğim
YUNUS ile söyleşen
Aldığı verdiği ile eyleşene
Selam olsun
Desin ki;
Hem alacağım
Hem vereceğim
Almazsam,
vermeyi nasıl bileceğim?
Yapraklar örtü geldi
Topraklar serti
sildi
Ağaçta sırtı buldu
Gün gün aldığınıza
Her dileyene
verdiğimize
Her dalı şahit oldu dedi
YUNUS’um selamladı
Bakır çaldım
Pirinçe verdim
Elde olanı bilekte saydım
Her günün
gecesinde
Yıldızlara sordum
Geceden mi güzelsin?
Güneşten mi
özelsin?
Dediler ki;
Bir bir oluştuğumuz
Kainatta buluştuğumuz
Varedenin sırrındandır dedi
İBN-İ SİNA sözü aldı:
Yıldızdan yıldıza yol açalım
Seferde olana ışık saçalım
Dost kapısında
Bekleyen her kuluna
Müjde verelim
Gölgesiz günün
gecesinde
Her yıldızın hecesini görürler
(Soru: Kime?)
Gölgesiz gün geçiren
Cümle kullarına.
Yapıya her kulu talip
olur
Ne var ki nasibi olan bulur dedi
İBN-İ SİNA her yıldızın
Bir gölgeyi sildiğini söyledi, selamladı
Çaydan aldığına değil
Nehirden dolduğuna sevindik
Her adımda adı
ile övündük
HAMZA DOST’a değindik
Dedi ki;
Hal almayı
dileyenin
Her sözünü eleyenin
Gönlünde olan konuyu beleyenin
yardımındayız
Geldiğimiz her anda
Bildiğiniz her zanda
Mevcut
olan bilgiyi
Katıksız veririz
Dumansız bilgi
Meydanı boş
gösterir
Her olayı hoş gösterir
Doğudan Batıya her zerre
Kulunu
bütünler
Gayreti, aklınla gönlünü
Birlemekte göster
O zaman
Sen
ben silinir
Mana ile madde birlenir
Mana, madde ile bütünlendiği
anda
Geçici olan değil
Gerçekçi olandansın
Madde denilen
Para
ile pul değil, bedenindir
Aklın, gönlünü güdenindir
Aynı ölçüye
alırsan
Aklın ile gönlünü
Dünyada kıyamete kadar
Sürdürürsün
ömrünü dedi
HAMZA DOST.
Sayılı günlerin bitiminde yaşanan
Hayırlı olaylara
Gönülden niyazdayız
Aynaya bakarsan
Eşyanın dengini görürsün
Gördüğün gerçekte
Gönlündeki zengini bulursun
Ağacı, besleyen süsleyen
diyebilirsin
Oysa ağaç, telefondur, telsizdir
(Soru: Tefekkür?)
Eyvallah
Ağacın gerçeği odur
Resulü, her nefeste
Ağacın
vergisine uymuş
Vereceğini ondan sormuştur
|
(Soru: Ağaçla mı konuşuyor?) Eyvallah
(Soru: Zikirde?)
Eyvallah
Taş, toprak oldukta hileyi siler
Gerçeğe her varolanı hazırlar
MERKEZ’ime danıştım
Dedi ki:
Çoğunluğa uydun mu?
İnce sesi
duydun mu?
Koruk alıp eline
Değemez diye
Yere koydun mu?
Konuk
gelen kuluna
Yerden gökten verileni sordun mu?
Öyle ise, gönlünde
olandan
Kayguyu silesin dedi
MERKEZ’im sözü
MERYEM’e verdi:
Bunaldım su dilerim
Gelen geçene söz ederim
Dilenen her eli
tutarım
TOKTAY adına selam aldım
Gönülden gönüle aktarılan
Her
olayda gerçek vardır
Peygamber görmek
Asla geçersiz rüya
değildir
Rüya da değildir
Açmayı dilersen
Bekle derim
Dört
duvarı örttüğünüz
Damına bayrağı diktiğiniz gün gelir dedi
MERYEM selamladı
(Soru: Rüyaya
mı?) Eyvallah
Dünyaya her gelen
Geldiğine değil
Bulduğuna sevinsin dedi
YAHYA sözü aldı:
Yol dağdan geçiyor ise
Seyri güzeldir
Zor olsa bile.
Dumana
asla yer bulunmaz
Bilen gerçeği silmez
Aldık geldik
Kayguyu
silen ile
Beraber olduk
Akan suda dolduk
Yorgun değiliz
Yolumuz
uzun
Yargıda değiliz
Haliniz düzgün dedi
YAHYA EFENDİ
selamladı
Her yıldızın adına
Selam verelim
Geçmişte değil
Günde kelamı
bilelim
Soyluya adı verilse
Yerden göğe direnirdi
Soysuza nokta denilse
Adı ile gerinirdi
Her satırda kul övülse
Kalanlar hep
dövünürdü
Her kulu övülür
Ne var ki
Kul gönlündeki ile sevinir
Gülün çiçeği övülür, dikeni değil
Öyle ise, diken geçersiz
midir?
Diken, gülün koruyucusudur
Hem de kulu korur
Çünkü
dikenin özelliğinde
Gülün zehiri vardır
Gülü besleyen maddenin
döküntüsü
Dikenindedir
(Soru: Tortusu mu?)
Eyvallah.
Binbir örtü örtülür
Bilemezsen yırtılır
Eli nazik tutalım
Her
örtüyü bir bir açalım
Gümüş iplik bulursak
Açık geleni dikelim
Dost adına geldik size
Dost adına girdik söze
Almayı dilenen
düze
Cümleniz ile geldik dize
Sofra açık dedikte
Tatlı aşı
yedikte
Hay diye diye kaldık
Hayırda gerçeği bulduk SALAVAT okusun
(Romatizma için):
Yaprağın
tazesine
Limon yaprağı
Kaynatılsın
Limon suyu ile
karıştırılsın
Her gün ayaklar banyo yapılsın
Soğuk değil, sıcak
değil
Yaprağın geçirdiği
Her evrim verilir
Kulunda şifa görülür
(Not: Evrim: Her gün çok taze
yapraktan
olgun yaprağa doğru kaynatılacak)
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|