05 TEMMUZ 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Dumanları sildik geldik
Yerden göğe bildik geldik
Cümlenize selam dedik

Her dalda yaprak saydım
Bir dalda meyve buldum
Tadını güzel dedim
Çevreye gülleri serdim
Gel diyenle, gül diyene
Toplanan suya göl diyene
Kainattan aldığın bilgin ile kal diyene
Selamımı ilettim dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Daldığım her konuda
Dar geleni sildim
Varolanı buldum
Kuyuya eğildim
Yemen’den selam getirdim
Kuyu selamımı aldı
Bana geriye verdi
Dumandan uzak kalsam
Her konuya
Hak adına dalsam dedim
Kumdan gelen her nefesi
Özümde bildim dedi
YUNUS’um selamladı

Ekinler boy boy oldu
Tarlaya kuşlar geldi
Nasibini alan doydu
Sevgiyi bilen duydu dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
 

Duvar yüksek aşamam
Dağ yolunda koşamam
Dost yolunu bildim geldim
YUNUS misali
Sözüne uydum geldim dedi
BEHLÜL’üm selamladı

Atları bağlarsam ahıra
Düşmem kaygu ile kahıra
Güzel günde
Gittim geldim sahura
Suyun aktığı gibi
YUNUS’un baktığı gibi
Çamurun suda çöktüğü gibi
Arınandan oldukta
Derman senden dedikte
Binbir güne bakmayız
Güneşte çerağı yakmayız
PİR SULTAN ABDAL,
Sözü güzel dedi bağladı
 

Durmayı dilemem
Elemezse bilemem diyene
Dost kapısında bekleyene
Beklediğini bilmeyene
Demde yumuşak gelen
Yumuşak hale gülen
Her anında güzelliği bilene
HAMZA DOST selam ile geldi
Yeminden uzak kalana güldü: 

Seyre geldik bedeni
Çayırda sürü güdeni
Bilgisini birbirine katanı
Kayguyu günden atanı
Dağlara ses verdik de, alamadı mı?
Çöllere yol verdi de, bulamadı mı?
Çiçekler bana güldü de, yolamadı mı?
Sevgide bütünlük
Her olayda gerçeği açar
Komşuya selam verdi isen
Yolunu saygı ile geçer
Bildiğin, senin ile bütündür
Bilgin, dilediğin katındır dedi
HAMZA DOST bütünde katıyı sildiğine
Sevindi, selamladı 

Bardağa su alayım
Yeterse suya dalayım diyene de ki;
Binbir kelama daldım
Her akan suda durdum
Deryayı derin buldum
Dedim ki;
Yüzmeyi öğrenmeden dalamam
Dalmadan kalamam
Ya Allah diyeceğim
Hak loknası yiyeceğim
Bilgi fistanı giyeceğim
O zaman,
Deryaya dalmaya
Gönlüm ile kalmaya hazırdır dedi
KAYGUSUZ sözü
MERYEM’e verdi: 


Deryaya yol dileyen her kuluna
Kapalı gelse kapı
Yol vermese yapı
Dileyen Ya Allah der açar
Yapıyı gönül ile geçer
Bağda gölge aradım
Su başına geldim
Saçı taradım
İlmek ilmek ördüm
Üst başına sardım
El ayak hizmetine
Benliğimi verdim
Yamayı dizine verdim
Suya yol vereyim mi?
Suda sinnimi göreyim mi?
Akan su ile terimi sileyim mi? derler
Bana sorarlar
Akan su arındırır
Saymayı bilirsen barındırır dedi
MERYEM selamladı

 



Dağılandan beklersen
Döküleni toplarsan
Bir elinden
Öbür eline selam olur
Her aldığın elinde
Dengini bulur dedi
HACI BAYRAM sözün gerçeğini
Dumansız verdi:
 

Derman dileyen her kulu
Derdini Allah’ına dökerse
Paslı çiviyi söker
Benden dileyen benimledir
Beni bekleyen gönüldedir
Sofrayı kurdu isek
Aşımız yerindedir dedi
HACI BAYRAM selamladı


Bağırdım ses geldi
Susadım tuz geldi
Bağışladım söz geldi
Yumuşak yol aradım toz geldi
Ağlayıp yanayım mı?
Kış geldi donayım mı?
Kuru ağacın dalına konayım mı? dedi
SARI ANA sözün en güzeline
Nokta koydu 

Severlerse seveceğim
Duyarlarsa öveceğim
Bir söz ile bulacağım
Hak’tan gelen ile dolacağım
Bir bardak suya doyacağım
Elden eli aldık
Gönüllerde bulduk
Nefsimizde kaldık
Yumuşak hale geldik
Ses de senden, nefes de
Sevgi de senden, heves de dedi
SARI ANA selamladı

Bin öğüt aldık geldik
Sohbeti gördük sevdik
Günden güne ekledik
Niyazları bekledik dedi
RABİA seyri cümle ile paylaştı


Fener yandı, direk gerek
Gönül doldu, siret gerek
Her varolana, suret gerek
RABİA selamladı. 

Düğüm oldu ise eldeki iplik, açalım
Doldu ise çöplük, seçelim
Gölgeyi sildi ise akıl, hayır diyelim
Hak adına
Bilgi fistanı biçelim dedi
YAHYA EFENDİ dolu bardağı
Cümlenize sundu: 

Kuşak belde kaldıkta
Benliğini bölüyor ise, gevşet
Yolunu siliyor ise, çıkar at
Dileyene sat dedi
YAHYA EFENDİ selamladı


Damla damla akan suya
Geleceğe bakan soya
Ne dün bilindiği gibi kaldı
Ne günü bildiği gibi aldı
Ne yarına kararda kaldı
Duvara örtü koydu
Bilge olduğu gün
Gerçeğe doydu
Alacağını bilen
Gözden nurunu gören
Her sorana aşkını seren
Gördü de geldi
Yemen’den selam getirdi
Arpa buğday taşınır
Yollar geleni giden ile aşırır
Her yaratılan bilir bilmez kaşınır
Ne mutlu geldiğini bilen
Bildiği hal ile koşana dedi
EYYÜB’üm sözü aldı: 

Akdeve'yi aldık geldik
Selamı cümleye verdik
Her adımda sorduk
Dostluk mu geçerlidir, postluk mu?
Denildi ki;
Post çevreye
Dost devreye yararlıdır
Allah’ım her devrede kararlıdır
Postta daim kalırsan, zararlıdır 
 

Devre; her an yenileme
Post; bilginin kalıplaşması

Gönül erliği
Her an yenilenme ile gerçekleşir



ALLAH’ıma emanet olunuz

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah