|
MEVLÂNA'yım ben!
YUNUS ile söyleştik
Güzel dedik halleştik
Gerçek bilgi, bilene
Gelen günler, gülene
Selam olsun
Yollar görgüye açılsın
Seferden gelen bilir
Seherde bulduğunu
Gölgeden ayırır
Eğilen her kuluna
Dert dediğini açar, geçer
Dost halimiz bellidir
Dost gönlümüz doludur
Gâh düzende bilinir
Gâh evrende velidir dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Doğru eğri sözdedir
Bilinen konu güzdedir
Her varolan özedir
Dizden yere iz vurduk
Gerçeğe yöneldik
Göz kırptık dedi
HAMZA DOST selamladı
Doğu’dan YUNUS ile alışan
Batı’dan MEVLÂNA ile söyleşen
Konuya YUNUS misali girişen
Aldığı ile verdiği arasında
Katkısız çalışan
Komşuya söz verip
Yemen’den gelişen
MERYEM’e adım atıp
TOKTAY’a selam diyen
Derman dileyen her kuluna
Adı ile katkıda olan
LOKMAN’ın sözünü getirdik
Konuyu açtık
Dert denileni bitirdik dedi
LOKMAN her sahifede
Satırları okudu
Her zerrede seyirde olan
Kesik doğruyu birbirine ekledi
O zaman evrende yazılmış olanı
Kendi dilinden doğuşa verdi:
Bildiğin kesikte
Harcanan hücreye değil
Eklenen hücrelere akım verirsen
Bedendeki bakımı yenilersin
Kumdan ayağımı alamam
Çölde yolumu kaybetmem diyene
Yoldan gelen, Oğul denilene
Aradığını dilenen düzene getirmene
Yardımcı MERYEM olacak
Yosun ile bağlanan
Kainatta kalacak dedi
LOKMAN sözü
MERYEM’e verdi:
Konuya giremedim
Dilenen sepeti öremedim
Beklenen hizmeti veremedim dersin
Bekle dolacak
Sepeti örmene
Meryemoğlu TOKTAY katılacak
Kayguyu silelim
Doğuştan aldığımızı bilelim dedi
MERYEM selamladı
MEVLÂNA’dan söz getir diyene de ki;
Üzüm senindir
Koşuya gelmedik mi?
Düz yolda bulmadık mı?
Bir konuda söz almadık mı? dedi
MERKEZ’im yol üstünde durdu
Ata semer vurdu
Kayguyu seyirdi
Alana seherde
Şüphesiz bildirdi
Bir bir söyleştik
Gün gün buluştuk
Dağılan düzende
Eğilen ile paylaştık
Selam olsun her bilene
Selam olsun
Günde güneşe
Gecede yıldıza gülene
Selam olsun
Her zerrede gerçeği bulana dedi
MERKEZ’im selamladı
Üç konuyu birledik
Gönül dedik gürledik Akıl, mantık, gönül
Yumuşak gelen her konu
Bilgi ile yerini alır
Bilgi yok ise
Ne olursa olsun dağılır
|
Dağlara selam verdim
Selam sizlere dedim
Dağda öten kuşlara
Siper olan taşlara
Bir bir adımı yazdım
Gelen giden olur da
Bilgi alır dokur da
Cümle ile paylaşır dedim
Yapraklara iz sordum dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Daldığım suda buldum
Gönül hoşluğuna doldum
Bilgimi cümleye saldım dedi
KAYGUSUZ selamladı
Paylama geleni
Yolcunun sözü olur
Peyleme bulanı
Hancının eli varır
Alan, bilmeyen, durur
Bilen, bulmayana yanılır
Yolları aşındıran
Söz deyip taşındıran
BEHLÜL’den geleni bilir dedi
BEHLÜL’üm sabırsız söze girdi:
Soğuk suya dalamadan
Güneşte kalamadan
Ne istedim bilemedim
Dost ocağı bize yanar
Dost sohbeti bizle döner dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Bağladıysam dizimi
Beklediysem sözünü
Hak verecek izini dedi
Sağdan sola selam ile
HACI BAYRAM geldi:
Bayrağı biz açacağız
Köprüyü sizlerle geçeceğiz
Her seveni seçeceğiz dedi
HACI BAYRAM selamladı
Durduğumuz yer bilinendir
Bulduğumuz yer aranandır
Beklediğimiz gün sevilendir
Allah’ım her düzene yol versin
Şaşırana göstersin dedi
YAHYA EFENDİ söze geldi:
HACI BEKTAŞ birledi
KAYGUSUZ eğildi
YUNUS’um zorladı
Bağlanan her dalda
Hz. ALİ gürledi
Dedi ki;
Baktığımı görürsem, verir
Akanı görürsem, erir
Her dileyen bulur
Dost gönlüne birliği koysun
Dost gönlüne
Birden diye eğilsin dedi
YAHYA cümlenizi selamladı
Kanat takıp uçalım
Her güzelde
Gönlümüzü seçelim denilir
Gönül, güzelliğin bekçisidir dedi
RABİA sözü aldı:
Kuşak beldedir
Dilenen haldedir
Beklenen yoldadır
Düzensiz gelmez
Kayguda kalmaz
Kendinden gelene
Kulak verdin mi?
Kendinde olanı
Sergiye koydun mu?
Aldım dediğin her konuya doydun mu?
Öyle ise,
HAMZA DOST’tan dilenen söz
yerini bulur
Geyik aldık yolumuza
Selam verdik sağımıza solumuza
SARI ANA ile girdik yuvamıza
(Resim verilir: SARI ANA)
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|