|
MEVLÂNA'yım ben!
Her yolun gidişine
Her sürüyü güdüşüne
Yar’dan dedik katıldık
Sorguyu doğuştan dedik, bitirdik
Cümlenize selam olsun
Ayrıda olmayan her kulu
Kendini gerçekte bulsun
Dalda yaprağı saydım
Meyveyi aldım
Kabuğunu soydum
Nasibime sevindim
Şükür dedim doydum
Her söze
YUNUS misali uydum
Geldik söz ile
Bulduk öz ile dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Bir bir okudum yazdığını
Gün gün dokuduk dizdiğini
Elden ele uzandık
Hak muhabbetini kazandık
Düzen öyle güzel ki
Gel diyenle oluşur
Gül diyenle buluşur
Her sevenle söyleşir
Aradık her taşın altını
Sorduk kimdir
Bilenin postunu
Dediler ki;
Kimden kime danışırsın?
Kim ile kime söyleşirsin?
Dedim;
Senden bana söz gerek
Benden sana öz gerek
Aşı koydum tuz gerek
Geldik, güldük, ağladık
Her sohbeti birledik
Allah adına gürledik
Senden sana selam dedik
Cümlede hal eyledik dedi
YUNUS’um selamladı
Gür akan sular senden
Hor bakan gözler kimden?
Sil Allah’ım kinleri
Bildir bize kimleri
Geldik sen diye kuma
Durduk Hak diye yola
Subaşı öğütürse
Sohbeti eğitirse
Her kulu birden bulur
Birlikte dostunu bilir dedi
YUNUS’um dergahında
TABDUK EMRE söyledi
Ayyaş değiliz dost sofrasında
Dağlara söz verdikte
Daldan dala ipi gerdikte
Meyhane söz edendir
Saki sözü sunandır dedi
TABDUK selamladı
Huydan huya alışan
Yolda sözle buluşan
MUHİDDİN ARABİ ile söyleşen
Selamını alsın
Doğuştan yola atıldık
İman ile hale katıldık
Dost kapısında
Bilmeyenden itildik
Görgüyü bilgiyi
Resulü’nden dedik
Noktayı kendimize
Hal edindik dedi
MUHİDDİN selamladı
Sağ ayak
Sol ayaktan atiktir
Sol el zaman içinde tetiktir dedi
İBN-İ SİNA sözü aldı:
Her damla suya
Baş eğdik, diz büktük
Her bilginin önünde çöktük
Dedik ki;
Bilgimize sınır çizmeyen
Gerekmeyen bilgiyi
Aklımızda çözmeyen
Birliğine yorum katılmayan
Sevgisi gönülden atılmayan
Bağlıyız, bağımız aşkın
Bilmezse kulu seni
Döner halde şaşkın
Döne döne oluşuruz
Gider gelir buluşuruz dedi
İBN-İ SİNA düz ovada ekili ekinden
Her tanesine bilgisini savurdu, selamladı
|
Bitmez sözün sohbetin
Kalmaz güzelde hiddetin dedi
YAHYA sözü her çiçekten aldı
Bir demette topladı
Gelen günde katladı
Gerçek sende olandır
Gerçeği bilen
Gönlüne uyandır
Uyduk Allah’ım diyelim
Binbir adına niyaz edelim
Baktım gördüm çevreni
Gülsün dedim çehreni
Çimenin yeşiline uydum
Duydum diyen her dilde
Kaydını buldum dedi
YAHYA selamladı
Bakarsam,
Göreceğim her renkte iz vardır
Dinlersem,
Vereceği her seste söz vardır
Konuk gelen
Kendinde olana sevinsin
Aldığı ile övünsün
Dumandan dağılana
Yorum gerekmez
(?) Konuk gelene
Sebepler senden benden değil
Yüce’dendir
Her attığın adım hecedendir dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Gelen geçen alışır
Dost sofrasında buluşur
Bilgi, alışa verişe gelişir
Her zerren
Verdiğin halde
Hay diye söyleşir
Katıldık niyazına
Sevindik hevesine
Yemen’den gelen nefesine
Güller adını verir
Gönüller kaydını bulur
Her düzende
Bilenle bilmeyende
Bilginin sözü tartışılır
Gönlünü sevdiğin renk ile
Bildiğin ahenk ile besle ki
Senden sana gelişen
O’ndan sende buluşan sevgini
Emri ile dağıtasın dedi
HAMZA DOST selamladı
Bakır tasa su aldım
Gümüş tasa bilgi koydum
Altın tasa sevgim ile saygımı koydum
Her birine baktılar
Dilediler tattılar
Dediler ki;
Susuz bilgi olmaz
Suyun bilginin olmadığı yerde
Sevgi saygı kalmaz
Her biri birbirini tamamlar
Her birini bilen kulu
Kendini tanımlar dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
Vurdum baltayı oduna
Dedim ağaç dikeyim adına
Ocak odunu bekler
Kucak geleni ekler
Diz dize oturmuşlar
Aşları kotarmışlar
Bir dizlik yer alayım
Çevrenizde kalayım diye eğildim
Dediler ki;
Elde kaşık, dilde âşık
Oldunsa gel, doldunsa bul
Bildinse yerden yere övünme
Yer yok diye dövünme
Aş çok diye sevinme
Daldığım rüya halden
Bildiğim sevgi senden dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Cümleye
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|