|
MEVLÁNA'yım ben!
Hazır olduysak güne
Selam veririz Gül'e
Resulü
Dostluğumuzu gönülden açarız
Cümlenize selam olsun
Her satırdan
güzeli bilen alsın
Yemen’den geldik
Yolumuz düzdür
Selamet diledik
Almayı
dilediğimiz tezdir
Gelmeyi dileyen her kuluna sorduk
Dedi ki;
Sırtıma giydiğim bezdir
Demde güneş göz alır
Her yaprağı söz verir dedi
YUNUS’um sözü aldı
Serin olsun dedi
Akan suya daldı:
Güller açtı bağımızda
Sular geçti sırtını veren
dağımızda
Kayaların sertliği
Toprağın mertliği kaldı
huyumuzda dedi
YUNUS’um sözü
KAYGUSUZ’a verdi:
KAYGUSUZ yolun tozunu
Bilgisinden sildi
Elden ele olsun
diye
PİR SULTAN ABDAL’a selam verdi
Gayreti bildiğimiz yerde
Bağımsızlığa heves ederiz
Yolun
gidişinde dostu sorarız
Demek ki;
Önce dünyaya bağımlı oluyoruz
Çözdüğümüz anda
Kainatta dönüyor dönüyoruz
Pervane olup
Nuru ile
yanıyor yanıyoruz
Yeter demese Rabb'im
Doyduğumuz anı asla
bulamıyoruz dedi
KAYGUSUZ ile PİR SULTAN ABDAL selamladı
Yemen’den aldık sözü
Dost diye andık sizi
Geldik bulduk
Hak diyen özünüzü dedi
MERYEM sözü aldı:
Her dala ip bağlasam
Her gelen gidene ağlasam
Birliğin
adına gölge verirdim
Saklamadan her günümü
Açtım her sorana gerçek yönümü
Anayı yumuşak bilen
Anada Rabb’in sözünü bulan
Beklediği her günde
Alacağı rahmettir dedi
MERYEM selamladı
Fistan açık giyemem
Ben de gelsem diyemem
Deryayı
alsam
İçinde bulsam
Bilirim ki doyamam dedi
HAMZA DOST sözü
aldı:
Yama aldım fistanı dikeceğim
Gönülde güller açtı
Otları
sökeceğim
Her ağacın köküne
Deryadan aldığım suyu dökeceğim
Sakındığım her emredilmemişi
Soframızda olanlardan çekeceğim
dedi
HAMZA DOST selamladı
MERKEZ’im söz diledi
Kumu aldı eledi
Yaprakları saydı
da
Zeytin dalını bilene salladı
Meyveyi bilen alır
Sevgiyi sonsuz görür
Naneyi
kaynatırsan
Gönlüne ferahlık verir dedi
MERKEZ’im selamladı
Sevmeyi bilmiyorsak
Kaydımız yok mudur?
Diyenin
sorgusunda
Sevginin yeşerdiği görülür
Her dileyenle arasında
Sevgi bağı örülür dedi
Gönülden gönüle
SARI ANA selam verdi
|
Soğuktan beklersen
Sıcaktan saklarsın
Dostluktan
beklersen
Küslüğü silersin
Aldığın her lokmayı
Çevrene
bölersin
Nerden aldım?
Kime vereyim? demeden
Gerçeği öğren
dedi
SARI ANA selamladı
Söz aldık, atı saldık
Koyun ile keçiyi
Aynı ağıla
koyduk dedi
HACI BAYRAM dost bağından beklediği üzümleri
derdi
de cümlenize verdi:
Yelden selden koruyan Rabb’im
Soframıza dostu gönder
Aldık güldük, diledik geldik
Her niyaz sahibini seyirde gördük
Ya Allah dedik de
Koyun ile keçinin emeğinde ayrı
Emelinde
bir olanı bildik dedi
HACI BAYRAM selamladı
(Soru: Koyun ile keçinin anlamını
biraz açar mısınız?)
Koyunun uyumunda, tevekkülü
Keçinin oyununda, muhabbeti
müşahade ettik
Meydan’da;
Bilimli olana alim
Uyumlu olana arif
denir
Muhabbet, devamlı münasebeti
Uygulamaya getirir
Tevekkül,
dünü günü hayır bitirir dedi
YAHYA (EFENDİ) sözü aldı:
Her daldan sorduğun konuda
Çok ağaca söz verirsin
Bir
daldan aldığını bitir
Onu sofrana getir ki
Tadını alabilesin
Darlığı silebilesin dedi
YAHYA selamladı
SARI SALTUK geldi söze
Dedi oturduk sohbet ile dize
Bayram, seyranı bilenlerin günüdür
Komşuyu komşuda bulanların
günüdür
Dumanını sildi isen
Ateşinde yandı isen
Güzelleri
bildiğin gündür dedi
SARI SALTUK selamladı
Sürü ile ata çoban olduğum
Her tanede bilgisini bulduğum
gerçektir
Dağlardan selam aldım
Yollardan her geçene sordum
Dediler ki;
Bastığın yerde akacak suya selam verirsin
Nasibini
öylece görürsün
Uyanmayı dilesem
Uyum vermezdim dedi
RABİA
sözü aldı:
Başımı bağlasam
Sergiyi silemem
Ayağımı bağlasam
Vergiyi bölemem
Sağlığıma niyaz etsem
Çokluğa geçemem
Her
anımda
Her yanımda cümleyi gördüm
Rabb’imin sevgisini
Dostlarım
ile ördüm dedi
RABİA selamladı
Bir tutam tuz
Bir katım şeker
Bir tadım bal
Bir yudum
su
Soframıza gelmeli
Her arayan
Gönlündeki cevheri bulmalı
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|