|
MEVLÁNA'yım ben!
Kuşlar gibi yol alır
Gönüllerden yol buluruz
Cümlenize
selam olsun
Soyunduğunuz gerçekte
Yardımcınız sizi bulsun
Kement attıysak dala
Adım attıysak yola
Selam verdiysek
kula
Her nağmesi dosta gider
Seyre daldık güzeli
Dostu gördük
Tez yolda dumansız bulduk dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Göbeğini bağladık
Kundağını sakladık
Yapraklara göz
attık
Suyumuz gürleşir dedik
Yuvanıza göz attık
Destek olsak
duvardan duvara
Güneşten olanı göstersek
Güzelden güzele
bakamazsın
Yoğun olsa odunlar yakamazsın
Doğruya eğilen kulu
Bilir elbet gerçek yolu
Kayguyu silelim dedik
Daha önce
sofranıza geldik
Davar güdenindir, duvar örenin dedi
YUNUS’um selamladı
Bir öğün almadan duramam diyen
Dost sözünü sepete
koymaz dedi
Dumansız yolun dumansız kulu söze geldi:
MERYEM ile söyleştik
YUNUS ile paylaştık
Dereden su
bekleyeni
Gelsin diye çağırdık
Elele deryaya vardık dedi
MERYEM selamladı
Tepsiye verdim lokmayı
Tasa doldurdum çorbayı
Değirmene
yürüdüm
Değirmenciyi aradım
Başaklarını sordum
Yükünü sırtıma
sardı
Alıştık oluştuk
Aynı sofrada buluştuk dedi
HACI BAYRAM
sözü
HACI BEKTAŞ’a verdi:
Zeytin dalı bezenir
Yerde taneler gezinir
Alalım
toplayalım
Nasibimize katlayalım
(‘Birbirine ekleyelim.’) Eyvallah
Her toprakta izi
var
Her yaprakta sözü var
Kainatta gözü var
Dinledik durduk
bülbülü
|
Denildi ki;
Ayın yenisinde düzü var
(‘Düze çıkacağız.’)
Eyvallah
Aydan sordum
Yıldızdan gördüm
Hayır dedim, güzele yordum
Çevreyi başına koysan
Çehrende gülden oyalar görsen
Dumanını silerdin
Aydın güne gülerdin
(‘Dumanı atmamız söyleniyor.’) Eyvallah
Kendinden kendine
Sözünü veresin
Elinde olan güzeli göresin
dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Masam, bir ayak daha olsa tamamdır denilir
Dost
sofrası masa olmasa da kurulur dedi
Demde sözün vergisine
OLUHA geldi:
Her mendile pul bağladık
Gelen seven el salladı
Dileyenden adını sorduk
Olmazsa demeden bekle
Bildiğin
gerçeği kendine sakla
Ayın doğuşunda
Güneşin verdiğini
göreceksin dedi
OLUHA her an, her dem
Yanında olduğunu söyledi, selamladı
Eyvallah diyelim
Seymenden yerden göğe niyaz
alalım
Tezgahında her gün
Üçyüzotuzüç ‘Ya Rezzak’
Yumuşak halin ile
Gönlünden geleni veresin dedi
TABDUK sözü aldı:
Yoldan taşları aldık
Eldeki dikenleri saldık
Sevgide
huzuru bulduk
Allah’ım razı olsun
Serginde çiçeklerin rengi
Bilgine gelsin dedi
TABDUK selamladı
Al elma yiyesin
Yeşilden giyesin
Olumsuza asla akıl takmayasın
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|