01 HAZİRAN 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kuşlar gibi yol alır
Gönüllerden yol buluruz
Cümlenize selam olsun
Soyunduğunuz gerçekte
Yardımcınız sizi bulsun

Kement attıysak dala
Adım attıysak yola
Selam verdiysek kula
Her nağmesi dosta gider
Seyre daldık güzeli Dostu gördük
Tez yolda dumansız bulduk dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Göbeğini bağladık
Kundağını sakladık
Yapraklara göz attık
Suyumuz gürleşir dedik
Yuvanıza göz attık
Destek olsak duvardan duvara
Güneşten olanı göstersek
Güzelden güzele bakamazsın
Yoğun olsa odunlar yakamazsın
Doğruya eğilen kulu
Bilir elbet gerçek yolu
Kayguyu silelim dedik
Daha önce sofranıza geldik
Davar güdenindir, duvar örenin dedi
YUNUS’um selamladı

Bir öğün almadan duramam diyen
Dost sözünü sepete koymaz dedi
Dumansız yolun dumansız kulu söze geldi: 

MERYEM ile söyleştik
YUNUS ile paylaştık
Dereden su bekleyeni
Gelsin diye çağırdık
Elele deryaya vardık dedi
MERYEM selamladı

Tepsiye verdim lokmayı
Tasa doldurdum çorbayı
Değirmene yürüdüm
Değirmenciyi aradım
Başaklarını sordum
Yükünü sırtıma sardı
Alıştık oluştuk
Aynı sofrada buluştuk dedi
HACI BAYRAM sözü
HACI BEKTAŞ’a verdi: 

Zeytin dalı bezenir
Yerde taneler gezinir
Alalım toplayalım
Nasibimize katlayalım
(‘Birbirine ekleyelim.’) Eyvallah
Her toprakta izi var
Her yaprakta sözü var
Kainatta gözü var
Dinledik durduk bülbülü

 



Denildi ki;
Ayın yenisinde düzü var
(‘Düze çıkacağız.’) Eyvallah
Aydan sordum
Yıldızdan gördüm
Hayır dedim, güzele yordum

Çevreyi başına koysan
Çehrende gülden oyalar görsen
Dumanını silerdin
Aydın güne gülerdin
(‘Dumanı atmamız söyleniyor.’) Eyvallah
Kendinden kendine
Sözünü veresin
Elinde olan güzeli göresin dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Masam, bir ayak daha olsa tamamdır denilir
Dost sofrası masa olmasa da kurulur dedi
Demde sözün vergisine OLUHA geldi: 

Her mendile pul bağladık
Gelen seven el salladı
Dileyenden adını sorduk
Olmazsa demeden bekle
Bildiğin gerçeği kendine sakla
Ayın doğuşunda
Güneşin verdiğini göreceksin dedi
OLUHA her an, her dem
Yanında olduğunu söyledi, selamladı

Eyvallah diyelim
Seymenden yerden göğe niyaz alalım
Tezgahında her gün
Üçyüzotuzüç ‘Ya Rezzak’

Yumuşak halin ile
Gönlünden geleni veresin dedi
TABDUK sözü aldı: 

Yoldan taşları aldık
Eldeki dikenleri saldık
Sevgide huzuru bulduk
Allah’ım razı olsun
Serginde çiçeklerin rengi
Bilgine gelsin dedi
TABDUK selamladı 


Al elma yiyesin
Yeşilden giyesin
Olumsuza asla akıl takmayasın

 
ALLAH’ıma emanet olunuz 
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah