|
Soru:
Bu gün Amerika’da yeni ve kesin bir kanser ilacı bulununcaya kadar
dondurulmuş bedenler var. Bu dondurulmuş bedenlerin ruh durumu
hakkında
bizi aydınlatır mısınız?
Mevlâna'yım ben!
Niyaz ile geldik
Niyaz ile olanları gördük
Güzelin verdiğine
Cümlemiz uyduk
Dağlara, niyazın nedir? dedik
Esen yelden
Akan
selden selam alırız
Her damlada
Rabb’imin iznini görürüz dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Bilgi, yükü götürseydi
Dağlar yürürdü
Dost kapısını bilseydi
Seven erirdi
Eriyen her kulu
Geldiğini aldığını bilirdi dedi
YUNUS’um selamladı
(Soru: Yağmur duası da buna dahil mi?
Eyvallah
Olandan gelenden
Hak izni vardır
İnanmazsan görgün dardır
Ömrün zordur dedi
HACI BAYRAM söze geldi:
Yazdığımız nağmede
Sezdiğimiz çizgide
Övdüğümüz çözgüde
Elek
gücü, bilek gücü demedik
Aşımıza haram lokma koymadık
Dost olmazsa deyip de
Her gelenden sormadık
Günün bitimine
Gecenin yetimine yol verdik
Doğudan batıya iznini aldık dedi
HACI BAYRAM selamladı
Özden geldiyse sözüm
Günde gördüyse gözüm
Her çiçeğe selam
verir
Her böceği yuvasından bulurdum dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Örümcek ağın örmüş
İpeği saran sormuş
İpeğim ile ben mi
övünürüm yoksa sen mi?
Doymayı bilmeyenden
Uymayı
denemeyenden
Alacağımız cevap birdir
İpek benim, yaprak senin
Gölgeyi diledi isen
Yeterli toprak senin dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Bir anda her zerreye
Hükmünü ileten O
Her anda kulunu
yöneten O
Yerden göğe bilir de
Ömrünü Rabb’im yazmaz mı?
dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Doğru eğri arayanda
Saçı uzun tarayanda
Can ile Canan günlerde
oluşur
Ruh o günde beden ile buluşur
(Soru: Şu halde donmuş olanlar ileride bedenlenecek mi?)
Donsa donmasa buluşur
Ömrü yettiği yerde
kalışır
Kapak koysan destiye
Gün gün suyu azalır
Yar ile sohbet
günü
Yersiz yolda harcanır
Ne buzdan dostu olur
Ne tozda postu
bulur
Beden dediğiniz kafes
Akım ile yaşar
Akım kesildiği
yerde düşer
Derman diye diye
Su ile buza geldik
Bedenden suyu
aldık
Deryaya susuz geldik dediler de
ABDAL’a sordular:
Suyun
dostluğun ile yaşasın
Sende gönlündeki sevgiyi zorsuz taşısın
dedi
PİR SULTAN ABDAL ömürde ne uzayan
Ne kısa kalan günün
olmadığını söyledi, selamladı.
(Soru: Efendim, ruhları tekemmüm ediyor
mu?)
Gayret ile söylenen
Hayret ile bağlanır
Beden uykuda ise
Ruh
gezer dolanır
Gördüğüm, bildiğim yer dersiniz
Gölgesiz
gezersiniz dedi
MERKEZ’im sözü aldı:
Umduğumuz her olaya
Bilgimizi katarsak
Gerçeğe hizmetteyiz
Dağlara hükmetmeye kalkarsak
Hayal ile savaşırız
|
Derman dilerken
Rabb’imden
Kendi kaynağımıza ibret değil
Sadece her kulu için
himmet dileriz
Her hizmette kendine ayırdığın payı rafta dizme
Bağlamayı bulacağım diye imbikten süzme
O vereceği günü
bilir
Vereceği kulu bildiği gibi dedi
MERKEZ’im selamladı
Yağan yağmur rahmettir toprağa
Ya rahmeti bilemezsek
Sel
geldi ise dönemezsek
Marifet ehlinden soramazsak
Sadece O’na
yöneliriz
Rahmeti de O’ndan diler
Selameti de O’ndan dileriz
Marifet ehlinden sorulan nedir? denilir
Her gölgede sebep
arar
Kendimize yöneleceğimiz
Rabb’im ile alışacağımız yerde
Aşacak açacak birini ararız
Her öğütten sadece aldığımız gün
sevinç duyar
Yeni heves ile yarına geçeriz
Dost güzel her kulu ile
Dost güzel açtığı yolu ile
Dost güzel sevgisinin sonsuzluğu ile
Doğruyu senden aldığımız gibi bildik Allah’ım
Sevgiyi özümüzden
bulduk Allah’ım
Dar gelen güne senin affına sığınıp güldük
Allah’ım
Sonsuz kavramını yarattığın güzelden bulduk Allah’ım
Öyle güzel ki aşkın ile dolduk Allah’ım
Doğmayan her nefese dost nefesi verdik Allah’ım
İznine sığındık kulca sorduk
Allah’ım
Sorgumuzda asla yargıyı düşünmedik
Seni bilmek,
öğren dediğin ilminini bulmak için
Her yöne döne döne geldik
Allah’ım
BEHLÜL ile MERKEZ’imden
Yaprak yaprak aldığımız
Kimi güneşten
Kimi buluttan geldiğini bildiğimiz her sözde
Rabb’imin izni
olduğundan
Asla şüphe etmeyiniz
Her satır noktası ile birbirini
tamamlar
İzni gelen her konuyu
İzni olan açıklar
Çobanı gördüm sürüsünün başında
Dedim; Yaşı küçük, on dört on
beş civarında
Sürüye hakim olduysa
Başından aldığına
Sadece göz
ile bakıyorsa
Yaşının hükmündendir dedi
AHMET YESEVİ her
sürünün çobanına
Gerçek bilginin sahibi olmasını öğütledi
Aldığım hizmet Hak adınadır
Bir hata, bağlı olan binbir
hatayı çözer
Olumsuz bilgi boşlukta gezer
Vebali sürüsünü
yönetmeyi bilmeyen çobanındır dedi
AHMET YESEVİ cümlenizi selamladı
Meydan’da toplandıysak
Gecede kutlandıysak
Niyazların
gürlüğüne geldiğimizdir
Renkten renge her niyazda girdiğimizdir
Resulünün hizmetini
Rabb’imden dilediysek
Himmetine
erdiğimizdir dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Ne dünya sildiğimiz
Ne kainat böldüğümüzdür
Birlikte kaldı
isek
Zerrelerimiz ile buluştuğumuzdur
Öyle olduk ki Rabb'im
Seni yarattığın ile öyle bulduk ki
Sevdik sevdik
Güzel olan her
yaratılmışı
Benliğimizin bir parçası bildik
Öyle bir parça ki
Güzeli çirkini silip bütünleştik
işte o zaman
Her zerremizin
birbiri ile dostluğuna şahit olduk
Aydın olan her gönülde
Dostluğumuz açık görülür
Her kulu ile ayrı ayrı örülür dedi
HAMZA DOST selamladı
Dost adına niyaz ettik
Tevhit ile başladık
Resulünün adında
gönlümüzü açtık
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Sevgimizde
gerçek bütünlensin
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|