29 MART 1985


Soru: Bu gün Amerika’da yeni ve kesin bir kanser ilacı bulununcaya kadar
dondurulmuş bedenler var. Bu dondurulmuş bedenlerin ruh durumu hakkında
bizi aydınlatır mısınız?

 Mevlâna'yım ben!


Niyaz ile geldik
Niyaz ile olanları gördük
Güzelin verdiğine
Cümlemiz uyduk
Dağlara, niyazın nedir? dedik
Esen yelden
Akan selden selam alırız
Her damlada
Rabb’imin iznini görürüz dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Bilgi, yükü götürseydi
Dağlar yürürdü
Dost kapısını bilseydi
Seven erirdi
Eriyen her kulu
Geldiğini aldığını bilirdi dedi
YUNUS’um selamladı

(Soru: Yağmur duası da buna dahil mi? Eyvallah

Olandan gelenden
Hak izni vardır
İnanmazsan görgün dardır
Ömrün zordur dedi
HACI BAYRAM söze geldi:

Yazdığımız nağmede
Sezdiğimiz çizgide
Övdüğümüz çözgüde
Elek gücü, bilek gücü demedik
Aşımıza haram lokma koymadık
Dost olmazsa deyip de
Her gelenden sormadık
Günün bitimine
Gecenin yetimine yol verdik
Doğudan batıya iznini aldık dedi
HACI BAYRAM selamladı

Özden geldiyse sözüm
Günde gördüyse gözüm
Her çiçeğe selam verir
Her böceği yuvasından bulurdum dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Örümcek ağın örmüş
İpeği saran sormuş
İpeğim ile ben mi övünürüm yoksa sen mi?
Doymayı bilmeyenden
Uymayı denemeyenden
Alacağımız cevap birdir
İpek benim, yaprak senin
Gölgeyi diledi isen
Yeterli toprak senin dedi
BEHLÜL’üm selamladı

Bir anda her zerreye
Hükmünü ileten O
Her anda kulunu yöneten O
Yerden göğe bilir de
Ömrünü Rabb’im yazmaz mı? dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Doğru eğri arayanda
Saçı uzun tarayanda
Can ile Canan günlerde oluşur
Ruh o günde beden ile buluşur
(Soru: Şu halde donmuş olanlar ileride bedenlenecek mi?)
Donsa donmasa buluşur
Ömrü yettiği yerde kalışır
Kapak koysan destiye
Gün gün suyu azalır
Yar ile sohbet günü
Yersiz yolda harcanır
Ne buzdan dostu olur
Ne tozda postu bulur
Beden dediğiniz kafes
Akım ile yaşar
Akım kesildiği yerde düşer
Derman diye diye
Su ile buza geldik
Bedenden suyu aldık
Deryaya susuz geldik dediler de
ABDAL’a sordular:
Suyun dostluğun ile yaşasın
Sende gönlündeki sevgiyi zorsuz taşısın dedi
PİR SULTAN ABDAL ömürde ne uzayan
Ne kısa kalan günün olmadığını söyledi, selamladı.

(Soru: Efendim, ruhları tekemmüm ediyor mu?) 

Gayret ile söylenen
Hayret ile bağlanır
Beden uykuda ise
Ruh gezer dolanır
Gördüğüm, bildiğim yer dersiniz
Gölgesiz gezersiniz dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Umduğumuz her olaya
Bilgimizi katarsak
Gerçeğe hizmetteyiz
Dağlara hükmetmeye kalkarsak
Hayal ile savaşırız
 



Derman dilerken Rabb’imden
Kendi kaynağımıza ibret değil
Sadece her kulu için himmet dileriz
Her hizmette kendine ayırdığın payı rafta dizme
Bağlamayı bulacağım diye imbikten süzme
O vereceği günü bilir
Vereceği kulu bildiği gibi dedi
MERKEZ’im selamladı

Yağan yağmur rahmettir toprağa
Ya rahmeti bilemezsek
Sel geldi ise dönemezsek
Marifet ehlinden soramazsak
Sadece O’na yöneliriz
Rahmeti de O’ndan diler
Selameti de O’ndan dileriz
Marifet ehlinden sorulan nedir? denilir
Her gölgede sebep arar
Kendimize yöneleceğimiz
Rabb’im ile alışacağımız yerde
Aşacak açacak birini ararız
Her öğütten sadece aldığımız gün sevinç duyar
Yeni heves ile yarına geçeriz

Dost güzel her kulu ile
Dost güzel açtığı yolu ile
Dost güzel sevgisinin sonsuzluğu ile

Doğruyu senden aldığımız gibi bildik Allah’ım
Sevgiyi özümüzden bulduk Allah’ım
Dar gelen güne senin affına sığınıp güldük Allah’ım
Sonsuz kavramını yarattığın güzelden bulduk Allah’ım
Öyle güzel ki aşkın ile dolduk Allah’ım
Doğmayan her nefese dost nefesi verdik Allah’ım
İznine sığındık kulca sorduk Allah’ım
Sorgumuzda asla yargıyı düşünmedik
Seni bilmek, öğren dediğin ilminini bulmak için
Her yöne döne döne geldik Allah’ım

BEHLÜL ile MERKEZ’imden
Yaprak yaprak aldığımız
Kimi güneşten
Kimi buluttan geldiğini bildiğimiz her sözde
Rabb’imin izni olduğundan
Asla şüphe etmeyiniz
Her satır noktası ile birbirini tamamlar
İzni gelen her konuyu
İzni olan açıklar

Çobanı gördüm sürüsünün başında
Dedim; Yaşı küçük, on dört on beş civarında
Sürüye hakim olduysa
Başından aldığına
Sadece göz ile bakıyorsa
Yaşının hükmündendir dedi
AHMET YESEVİ her sürünün çobanına
Gerçek bilginin sahibi olmasını öğütledi

Aldığım hizmet Hak adınadır
Bir hata, bağlı olan binbir hatayı çözer
Olumsuz bilgi boşlukta gezer
Vebali sürüsünü yönetmeyi bilmeyen çobanındır dedi
AHMET YESEVİ cümlenizi selamladı

Meydan’da toplandıysak
Gecede kutlandıysak
Niyazların gürlüğüne geldiğimizdir
Renkten renge her niyazda girdiğimizdir
Resulünün hizmetini
Rabb’imden dilediysek
Himmetine erdiğimizdir dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

Ne dünya sildiğimiz
Ne kainat böldüğümüzdür
Birlikte kaldı isek
Zerrelerimiz ile buluştuğumuzdur
Öyle olduk ki Rabb'im
Seni yarattığın ile öyle bulduk ki
Sevdik sevdik
Güzel olan her yaratılmışı
Benliğimizin bir parçası bildik
Öyle bir parça ki
Güzeli çirkini silip bütünleştik
işte o zaman
Her zerremizin birbiri ile dostluğuna şahit olduk
Aydın olan her gönülde
Dostluğumuz açık görülür
Her kulu ile ayrı ayrı örülür dedi
HAMZA DOST selamladı

Dost adına niyaz ettik
Tevhit ile başladık
Resulünün adında gönlümüzü açtık
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Sevgimizde gerçek bütünlensin


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah