|
Sözlü
Tebliğ:
Soru: Sözlü bir tebliğde; ‘Binbir
Melek
yöneldi, emanetler birbirine eklendi
Rabb’ini üflesin diye
bekledi' cümlesi var.
Hz. ADEM’e verilen bu emanetler ‘Binbir
zerre’ midir?
Binbir kapı.
Soru: ‘Binbir kapı’ nedir?
Her gün okuyorsun
Kullar, ADEM’in varisleri
(HZ. ADEM’e
verilen emanetlerin
diğer kullara da verildiği…)
Soru: Biraz daha açar mısınız?
Mesela bir
veya birkaç kapının ne olduğunu söyleyin ki
bize ışık tutsun ve
tefekkür ederek kendimizce yoruma varalım.
Selvi ağacı gölge verse
Gölgesinde kendi doruğunu görür
Çınar ağacı gölge verse
Gölgesi kadar insanı barındırır
İster
gölgemizi görelim
İster koruyan
İster korunan olalım
İlk
kapının EDEP
İkinci kapının ŞÜPHESİZLİK
UMUTSUZLUKTAN uzak
Üçüncü kapının SEVGİ olduğunu
AKIL MANTIK birbirini tamamlar
Soru: ‘Aşk geldi noksanlar tamam oldu.’ der MEVLANA
Hazretleri.
Açıklar mısınız?
TEVAZU yedinci kapıdır
BARIŞ dokuzuncu kapı
Soru: ‘Barış’ kendi içimizdeki barış mı,
herkesle olan barış mı?
Kendiyle barışmayan
Çevresine karışmayandır
Her
kapı açıldıkça
Huzur seninle olur
Sevgi sende köklenir
Rahmeti
ile beslenir
Çiçeklenir, yapraklanır
Aklın ve mantığın
Sendeki
ağaç ile bütünlenir
Aşk odur
Soru: Bizdeki ağacı açıklar mısınız?
Bilgi bilgiyi atmaz
Seven bilgiyi satmaz
Sen aşık oldu
isen
Akıl seni zorda tutmaz
Soru: Perdemiz aklımız mı oluyor?
Akıl senin olaydı
Bu alemde kalaydı
Kimini yel üfürür
Kimini sel götürürdü
Akıl O’nun
verdiği
Aşkın O’na erdiğindir
Kat kat açılsa gökler
Her biri ayrı bilgi saklar
Giden geleni
bekler
Bütün olayım
Güne dolayım diye
|
Soru: ‘Giden geleni bekler!’ cümlesini
açıklar mısınız?
Giden’ kim?, Gelen’ kim?
Ruh, zerreleri bekler
Soru: Zerreler ruha mı ait, cana mı ait
ya
da ikisi arasında başka bir şeye mi ait?
Hepsi bütüne ait
Soru: ‘Bütün ne?
Nur-u Muhammediye mi
yoksa Rabb’imiz
mi?
O
bilir seni beni
O bilir dünü günü
Sana verir geleni
Soru :
Zerreden ne anlamamız gerekiyor?
Döne döne geldiler
Bir meydanda buldular
Niyaz ile sundular
Adın ile daim kaldık
İznin ile seni bulduk
Can idik canan
olduk
Hay diye diye birledik
Meydan bize mesnet
oldu
Anılmayana kasvet verdi
Aklımız zoru dünyada yendi
Bilmece
demedik
Bulmaca verdik
Her bir kapıda bir nefer(MELEK) gördük
Binbir soru sorarlar
(Kapıdaki MELEĞE)
Gördükleri ile duyduklarını yorarlar
Soru: Hatalı mı oluyor Efendim?
Sen
kendi terazine koyarsın
Rabb’im kendi terazisi ile tartar
Dileyelim ikisi birbirini tutar
Soru: Son
kapının Peygamberimiz olduğu bildirilmişti.
Binbir Kapı’ya Hz.
MUHAMMED’in hakikati diyebilir miyiz?
Her
kapının anahtarı ondadır
Onun ile gelen
Onun ile bilen
Onun ile seven her kulu sonda
Soru: Buradaki ‘o’ kim?
Resulü mü, Allah
mı?
Resulü olmasa
Binbirinci kapıyı açamazsın
Kıyamdan geçemezsin
Soru: Onun bize kapıları açması, şefaati mi?
Yoksa
şefaat kıyamette mi?
Onun sancağında toplanan
Şefaatine erenlerdir
Onun ağacında açan çiçekleri derleyenlerdir
|