28 MART 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Dağlar taşlar söyleşti
Yaratılmış her zerre bekleşti
Gönüllerde oluşan
Kainatta buluşan güzellikler
Dost adında buluştu
Cümlenize selam olsun
Birliğe güzellik adına Resulü katılsın
Günde gecede adı anılsın

Suyun verdiğine
Gönüllerde erdiğine
Damla iken nuruna girdiğine
Yapıya adını veren
Cümleniz ile, cümlemiz ile
Doğduğu günden kıyam gününe
Mührünü alan
Varlığınla bütünle bizi
Her sözünle, gönülden gelen özün ile
Gözümüzde nur ol
Özümüzde bizi bize
Özü size bağla Rabb’im dedi
HAMZA DOST sözü cümle için
O güne bağlasın diye niyaz etti, selamladı

Ayağımdan giderim
Elim varsa tutarım
Bilgime çok bilgiyi katarım dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Alalım bir söz ile yeşilden şifa
Bakalım bir göz ile maviden vefa
Sorguda yargıda bulalım sefa
Al ile mor ile bilelim doğuşu
Güneşten görmezsek
Renkteki düşü sorar mıyız
Alan mıdır, veren midir bilen kişi? dedi
YUNUS’um selamladı

Bir mendil vereyim eline
Bir ocak yakayım yuvana
Yudum olsun diye bakayım havana dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Dereler doldu taştı
Yavru kuşlar döne döne uçtu
Her kulu gönlüne uyanı seçti
Sevgiliden gelen her rahmete
Cümlemiz kucak açtı dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Almayı bildin mi? dedim
Demde yolumu sordum
Geldin de gönlümde gülleri buldun
Her yapraktan sevgini sordum dediler
KAYGUSUZ’a eşitten çeşitten örnek verdiler
Gün geldi alana verene sofra kurdular
Gölgeyi silelim de rahmeti görelim
Benlikten gelene yükü sildik diyelim
Dostluğu kendimiz ile kendimizde kuralım dedi
KAYGUSUZ selamladı

Her çiçekten bir demet
Elinde dolu sepet
SARI ANA dolanır
Yavru elde belenir
Gülelim sevinelim
Bilgimiz ile övünelim
Bilgi Hak bilgisidir
Dost sofrasında bulursun
Aldığın her lokma ile
Günden güne olursun dedi
SARI ANA sarı çiçeği cümlenize
Selam ile sundu

Dumandan uzak durdum
Ayaktan çamuru sildim
Güzeli çağırsın diye
Her yana ulak saldım dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Dört yandan haberci geldi
Dost adına cümlesi güldü
Seyre dalan her kulunda
Açan gülleri gördü
Haberden habere öğüt sorarsan
Her yarayı baştan sararsan
Güleceğin gün yakındır
Sevginde kainat bütündür dedi
BEHLÜL’üm selamladı

 



Doğuya rahmet veren
Batıyı da görendir
Duvarda kapı varsa
Niyaz ile açandır
Ya Allah diyelim
Her lokmayı adı ile yiyelim
Duvarın ötesinde de
O’nun yarattığı var bilelim dedi
HACI BAYRAM söze geldi:

Beklediğim her öğünde
Sakladığım lokmayı buldum
Gönlümden geleni
Cümleye sundum
Saklarsam lokmayı
Bulamam Hakçayı
Her öğünde önüme gelir
Gelen lokmaya mani olur dedi
HACI BAYRAM selamladı
(‘Bir lokmayı bitirmeden, alamazsın.’ dendi.) Eyvallah

Gel sevgili, adını ver cümleye
Gel sevgili, cümlenin gönlünde
Olduğunu dolduğunu
Var ettiğin ile varlığına
Güller güzeller dediğimiz sevgililer
Günün sofrasına adını yazsınlar
Senden gelen ile niyazlarını bulsunlar
Doldurduğun her gönülde
Güzelliğin aşkına düşsünler dedi
ALİ sözü aldı:

Selam ile geldim
Selam ile cümleye katıldım
Resulünün adından
Gölgenin zerresini sildim
Dağlar selam verdi de
Her çiçeğe sordum
Günde niyazın nedir?
Dediler ki;
Başımız yerde
Gönlümüz Gül’de
Ömrümüz güneş ile
Sevgimiz rahmeti ile bütündedir
Allah Eyvallah dedim
Uçan kuşlara sordum
Günde sözünüz gözünüz nerde?
Dediler ki;
Dumansız gökte
Zamansız hükümde
Doğruya gideriz
Güneş ile hüküm güderiz
Allah Eyvallah dedim
Sizler ile sohbete geldim
Sözünüz, gözünüz, özünüz ne der?

Bilgide bütünlenen
Sorguda tanımlanan
Yol ile yolcuda
Dostluğu arayan güzel ne güzeldir
Sevgiyi aşk ile bütünlemek ne güzeldir
Resulü ile alacağı o günde
Şefaati ondan bulacağını bilmek ne güzeldir

Ya Allah dedik
Allah Allah diye diye niyaza durduk
Sevgimiz ile sorduk
Affın yücedir
Bilmezsem ömrüm gecedir
Tövbe edelim
Birliğine sığınalım
Yarattığı olduğu için övünelim
(GARİB açıklar: ‘Övünelim' şükredelim anlamındadır.)
Resulü ile bütünlüğe kavuşturmasını dileyelim

Selam Yemen’den
Selam zamandan
Selam yuyandan dedi
ALİ selamladı

(Resim verildi: Hz. FATMA)

FATMA ile söze geldi
Sözünü cümle ile gülledi
Gönüller hoşnut olsun
Her bacı sevgisinde buluşsun dedi, selamladı

ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah