07 MAYIS 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Yollarımız bir oldu
Dillerimiz gür oldu
Hallerimiz Resulü’nden soruldu
Cümlenize selam olsun
Kumda ayak izi kalsın

Dağlar selam verdiyse
Kulu eteğinde durduysa
Gelen giden birbirine sorduysa
Güzel senden
Güzel benden
Güzel cümleden dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Ne kayalar eğildi göremeden düzeni
Ne nehirler yöneldi bilemeden yazanı
Çevreden yol aldık
Cümleye gelsin dedik
Meydan’a kurduk kazanı
Selam olsun dediler
Meydan’a her biri geldiler
Nerde? deyip sordular
Aradılar kızanı

Suya attım odunu
Bağa girdim, salkıma baktım
Güzel dedim tadını
Her olayın bağlandığı
Her kulunun eğlendiği
Dost adına beklendiği gün vardır
Güzellik;
Her günde aynı bağı bulmak
Yerden göğe hoşnut olmaktır dedi
YUNUS’um selamladı

Yuva açtım ocağı tütecek
Bahçesinde çeşit çiçek bitecek
Aldığım bilgime Rabb’im bilgi katacak dedi
MERYEM söze geldi:

Yerden göğe hoşnut kaldık
Akan suya gönülden daldık
Her gelene güldük
Her sevene sorduk;
Selamımız aldın mı?
Selam diyeni duydun mu?
Elma alıp kabuğunu soydun mu?
İçtiğin suya nane limon kattın mı? dedi
MERYEM selamladı
(?)
Düş gördüm onayım
Kendim ile kendimi sınayım diyene değil
Yanımızda olana

Dört yoldan ikisi sana
İkisi bana güler
Her kulu en güzel günü diler
Yolum yolcuya açık
Gönlüm her yola açık dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Ağaç dalında yaprak
Dost olana güzel verir
Çünkü dost olan
Her hali güzel görür
Doğruya eğriyi katamazsın
Çünkü elinde eğriyi tutamazsın
Günün yorumuna
Gönlünün sorununu katma
Kement attığın olay
Niyaz ile tuttuğun gerçektir
Sahraya gidemem ki
Dediğin günü unutma
Sahradan gelene
Dost elini verdin
Sevgin ile geleni sardın dedi
MERKEZ’im selamladı

Çevremizde yol alandan
Giydiği fistanı gerçeğe dolayandan
Rabb’im razı olsun
Çevresinde oluşan güzelliği görsün dedi
HACI BAYRAM karşımızda olana
Selam ile niyazını iletti
HACI BEKTAŞ’a bağladığı
Kapısında ağladığı
Doymaktan değil
Uymaktan beklediği düzenin
Dileğince olacağını söyledi
 



Uymayana kaygu etme
Dilemeyenin sürüsünü gütme
Varsın kendi sürüsünün sahibi çıksın
Yakasına dilediği mendili taksın
Senden aldığını senden olana versin
Olamam dese de
Olmuş bağa girecek
Tarlasında yeşeren ekinleri derecek
Gönlün rahat olsun
Şifasını üzümden alsın de, niyaz et dedi
HACI BAYRAM ile HACI BEKTAŞ selamladı

Aldığın at koşuyadır yükün taşımaz
YUNUS ile geleni dilden düşürmez
Benliğini sileni gözden kaçırmaz
Dost kapı derde uymayanı geçirmez dedi
SEYYİD OMAR sözü aldı:

Daldığım uykudan uyandır beni
Değmese dostluğa güvendir onu
Yol yolcuya açıktır, sevgiliye götürür
Nefsini uyuttuysan, kaygunu bitirir

Adım adım gitmeye niyet kurduk ezelden
Rabb’im yolu açacak diledim ben tez elden dedi
SEYYİD OMAR selamladı

Kayguya gelmediysen
Güzele adım attın
Sofrayı kurmadıysan
Gerçeğe niyet ettin
Elele verelim
Meydan’da cümleye sofra kuralım dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Kaygunun bittiği yerde görgü başlar
Yerden göğe kul kendinde olanı taşlar
Gölgesine gelen her taneyi sayar da
Nefsini öyle soyar dedi
KAYGUSUZ selamladı

Emeğime güç geldi
Dilediğim her olaya
Gönülden sevinç geldi dedi de
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Peylediysek dostluğu
Dağlar yolu açacak
Bağladıysak postunu
Sular nasip verecek
Kulu dilediği günü görecek
Yemen’den gelen selam
Deryanın yolunda olanlarla paylaşılacak dedi
PİR SULTAN ABDAL açılacak yuvada
Gönülden katılan her kulunu selamladı

Yapraklar çiçeklerle
Topraklar böceklerle söyleşirler
Dallarda oluşan her yuvada
Kuşlar ötüşürler
Dost diyelim her birine
Dost olalım dünya gününe
Yerden göğe katılalım
Akan suya atılalım dedi
RABİA sözü aldı:

İğne iplik alacağım
Yama nerde bulacağım
Dizim yerde açık olanı örteceğim
Değirmende bekleyen her kuluna
Aldığı buğdayı sersin diye söyleyeceğim
Demde dost kapısında
Dost yapısında
Dost gönüller ileyiz
Allah’ım razı olsun
Her gönülde niyazın gürlüğü
Kayguyu silsin dedi
RABİA selamladı

YUNUS ile söyleştik
Her dost geldi bekleştik
Sevgimiz ile toplaştık
Cümlenize selam olsun
Gelen, geldiği günden gerçeğe uysun


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah