|
MEVLÁNA'yım ben!
Güneş
ile aydan sorduk
Cümlesini gönül ile sardık
Her olayı hayra
yorduk
Selam olsun
Su gibi akan
Ağaçlı yoldan semaya bakan
Günün yorumunu ocakta yakan
Her kuluna selam olsun
Eğildim su
içeyim
Akan sudan yolumu seçeyim
Geçtiğim yol benim oldu
Gönüllere sevgi doldu dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Akdeve’ye
yol sordum
Heybeyi sırtıma vurdum
Ne aldıysam yüküm oldu
Bildiklerim hüküm verdi
Seyre geldim dost elleri
Sevdim övdüm
dost dilleri
Resulü’ne benzer halleri dedi
YUNUS’um selamladı
Dağlar
taşlar aşılacak
Düz yollarda koşulacak
Ne verdiyse şaşılacak
dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Bir ağacın
meyvesine
Cümle kulun hevesi karışır
Çok ağacın olduğu yerde
Gelen dostlar barışır
Cemde yolunu alan
Demde güzeli görür
Taşsız yolda dilediğince yürür dedi
KAYGUSUZ selamladı
Diktiğim
fidanlara su yürüdü
Dalları yerden gelenden korundu
Gelene
gidene olumsuzluk sorundu
Geldi geçti
Güzel olanı bilen kulu
seçti dedi
MERYEM sözü aldı:
YUNUS ile
dertleşene
YUNUS’un sözü şuydu:
Diri ol diri kal
Dost ile olursan hayır bil
(Kime?)
Dumansızlık dileyen
Geldiği yolda
kumunu eleyene
Yumuşak olsam, kayguyu silsem diyene
Yolumuzun kısası olmaz
Kul dilediğinden bilir
Rabb’i ile
birliği bulur
Nerde olursa olsun
Kimden bilirse bilsin
Her
öğünde yaptığın hesap
Senin kitabında yazılıdır
Rabb’imin kitabı
en doğruyu yazar
Kulu için hayır olanı seçer
TOKTAY
yolda kalsaydı
MERYEM onu bulsaydı
Kimden kime söz gelmezdi
Analık oldu sorum
Haktan geleni gerçek ile yorun
Bildiğim
düzeni aklımdan çıkardım
Bulduğum düzende güzel olanı serdim
MERYEM adını her taşın üzerine yazdım
Dileyene nasibi kadar
verdim dedi
MERYEM uzun yoldan gelene
Dilediği gülü sundu, selamladı
Er
yolunda
Gül dilinde
Güzel halinde
Yudum yudum içtiğimiz
Her
olaydan geçtiğimiz bilinsin
Sarı mendil, sarı çiçek ile anılsın
dedi
SARI ANA sözü aldı:
Bağlı
olanı çözdük
Kaygu vereni çizdik
Komşuya dert olana güldük
Benden sorulsa
Güzelden güzeli bulduk
Çünkü yazanın emrine
uyduk
O ne dediyse biz uyarız
Verdiği nimeti sepete koyarız
Koşuya geldim diyene
Gayretinin ölçüsünü sorarız
Nefesi
nereye kadar yetiyorsa
O kadar koşar
Geldiği yola bakar da
şaşar dedi
SARI ANA selamladı
Uçan kuşa
selamı ver
Dostlar ile kelamı ver
Bir yudum su diledim de
Akan
suya ben geldim de
Yerden göğe hoşnut oldum
Bir söz ile huzuru
buldum dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Gidiyorum dediğimde
Yolda yolcu olacak
Dost yolunu
bildiğimde
Güzel bende kalacak
Çevremde sevdiğime
Sevenleri
katacak
Bir elimi Hakk’a bağladım
Öbürünü Resulü tutacak
|
Gölgesiz
gün diledim
Günleri hayra yordum
Sabrında güzelden güzele
gidiş var dedim
Cümle ile güldüm
Cümlenize selam verdim
dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Deryayı
gördüm
Sahile indim
Kumda ayak izi var
Saydım gelen gideni
Kiminin özünde
Kiminin sözünde
Gerçeğin örtüsü var
Gün güzel
açalım
Yol güzel geçelim
Kul güzel seçelim dedi
HACI BEKTAŞ
sözü aldı:
Boyumuz
huyumuz
Yerden göğe denktedir
Bilgimiz, görgümüz ile ahenktedir
Asmadaki üzümler
Ömründeki çözümler
Yazılmış kitabıına
Günden
güne oku
Sevgin ile kainattaki bilgini doku
Olmaz diyene
de ki;
Yapraklandığı gün ağaç
Rengini senden sormaz
Meyvesini,
tadını
Kimsenin vermeye gücü yetmez
Yolumuz gerçeğe gidiyor ise
Rabb’im yardımcısız bırakmaz
Diledinse O’ndan
Asla şüphen
olmaz dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Ata gem
vurayım mı?
Besleyene hizmetini sorayım mı? dedim
YESEVİ’ye vardım
YESEVİ
dedi ki:
Yerden aldığını yerde bırak
Bilmeyen olur çırak
Arayıp
sormayanın
Bileyim demeyenin gönlü çorak
Bağladığın atı elbet
gemsiz bırakırsın
Dayandığın daldan
Beklediğin halden
Gönlüne kaygu alma
Sevmeyi dileyenden
Sorguya gelme
Oturduğu dalı
kesenlere gülme
Duyandan aldığınız
Doyan ile kaldığınız
bilinir
Yuvanızda gerçeğin örüldüğü görülür dedi
YESEVİ cümlenizi selamladı
Her ağaca
bir mendil bağlasam
Gece boyu beklesem
Gördüğümü gönlümde
saklasam
Halimden okurlar dedi
RABİA sözü aldı:
Uzun
yolda yürüdüm
Dost elinde öğrendim
Her lokmamda
Şükür Rabb’ime
dedim
Çünkü ne yediğimi bildim
Yük
olmadan yoluna
Güzel dedim haline
Bir gül verdim eline
Sevgine
ölçü olsun
Güzellik sende kalsın diye
Yerden göğe bildiğime
Hak yoluna geldiğine şahit olduk
Selam verdik
Beklenen yerde durduk
Eylemde gerçeği görüyorsan
Başarılı olursun
Aynı yolda
ömrünce yürürsün dedi
RABİA selamladı
YUNUS’um
gider gelir
Her dileyen ile sözü birliğe getirir
Yapıyı
bitirelim
Kapıyı taktıralım
Dayanmayı bilenleri
Gerçek sözde
tutturalım dedi
YUNUS’um selamladı
Altın
anahtarı aldığın günde
Güneşin doğduğunu göreceksin
Gönlün ile
kainatı saracaksın
Ve yanında olana soracaksın
Rüyada mıyım?
Yeminden bilmediğin günün
Umut ile dolduğun güne eşit gelecek
Bildiğin her satırda
Suyun akışı görülecek
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|