23 NİSAN 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Güneş ile aydan sorduk
Cümlesini gönül ile sardık
Her olayı hayra yorduk
Selam olsun
Su gibi akan
Ağaçlı yoldan semaya bakan
Günün yorumunu ocakta yakan
Her kuluna selam olsun

Eğildim su içeyim
Akan sudan yolumu seçeyim
Geçtiğim yol benim oldu
Gönüllere sevgi doldu dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Akdeve’ye yol sordum
Heybeyi sırtıma vurdum
Ne aldıysam yüküm oldu
Bildiklerim hüküm verdi
Seyre geldim dost elleri
Sevdim övdüm dost dilleri
Resulü’ne benzer halleri dedi
YUNUS’um selamladı

Dağlar taşlar aşılacak
Düz yollarda koşulacak
Ne verdiyse şaşılacak dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Bir ağacın meyvesine
Cümle kulun hevesi karışır
Çok ağacın olduğu yerde
Gelen dostlar barışır
Cemde yolunu alan
Demde güzeli görür
Taşsız yolda dilediğince yürür dedi
KAYGUSUZ selamladı

Diktiğim fidanlara su yürüdü
Dalları yerden gelenden korundu
Gelene gidene olumsuzluk sorundu
Geldi geçti
Güzel olanı bilen kulu seçti dedi
MERYEM sözü aldı:

YUNUS ile dertleşene
YUNUS’un sözü şuydu:
Diri ol diri kal
Dost ile olursan hayır bil
(Kime?)
Dumansızlık dileyen
Geldiği yolda kumunu eleyene
Yumuşak olsam, kayguyu silsem diyene

Yolumuzun kısası olmaz
Kul dilediğinden bilir
Rabb’i ile birliği bulur
Nerde olursa olsun
Kimden bilirse bilsin
Her öğünde yaptığın hesap
Senin kitabında yazılıdır
Rabb’imin kitabı en doğruyu yazar
Kulu için hayır olanı seçer

TOKTAY yolda kalsaydı
MERYEM onu bulsaydı
Kimden kime söz gelmezdi
Analık oldu sorum
Haktan geleni gerçek ile yorun
Bildiğim düzeni aklımdan çıkardım
Bulduğum düzende güzel olanı serdim
MERYEM adını her taşın üzerine yazdım
Dileyene nasibi kadar verdim dedi
MERYEM uzun yoldan gelene
Dilediği gülü sundu, selamladı

Er yolunda
Gül dilinde
Güzel halinde
Yudum yudum içtiğimiz
Her olaydan geçtiğimiz bilinsin
Sarı mendil, sarı çiçek ile anılsın dedi
SARI ANA sözü aldı:

Bağlı olanı çözdük
Kaygu vereni çizdik
Komşuya dert olana güldük
Benden sorulsa
Güzelden güzeli bulduk
Çünkü yazanın emrine uyduk
O ne dediyse biz uyarız
Verdiği nimeti sepete koyarız
Koşuya geldim diyene
Gayretinin ölçüsünü sorarız
Nefesi nereye kadar yetiyorsa
O kadar koşar
Geldiği yola bakar da şaşar dedi
SARI ANA selamladı

Uçan kuşa selamı ver
Dostlar ile kelamı ver
Bir yudum su diledim de
Akan suya ben geldim de
Yerden göğe hoşnut oldum
Bir söz ile huzuru buldum dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Gidiyorum dediğimde
Yolda yolcu olacak
Dost yolunu bildiğimde
Güzel bende kalacak
Çevremde sevdiğime
Sevenleri katacak
Bir elimi Hakk’a bağladım
Öbürünü Resulü tutacak
 



Gölgesiz gün diledim
Günleri hayra yordum
Sabrında güzelden güzele gidiş var dedim
Cümle ile güldüm
Cümlenize selam verdim dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Deryayı gördüm
Sahile indim
Kumda ayak izi var
Saydım gelen gideni
Kiminin özünde
Kiminin sözünde
Gerçeğin örtüsü var
Gün güzel açalım
Yol güzel geçelim
Kul güzel seçelim dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:

Boyumuz huyumuz
Yerden göğe denktedir
Bilgimiz, görgümüz ile ahenktedir
Asmadaki üzümler
Ömründeki çözümler
Yazılmış kitabıına
Günden güne oku
Sevgin ile kainattaki bilgini doku
Olmaz diyene de ki;
Yapraklandığı gün ağaç
Rengini senden sormaz
Meyvesini, tadını
Kimsenin vermeye gücü yetmez
Yolumuz gerçeğe gidiyor ise
Rabb’im yardımcısız bırakmaz
Diledinse O’ndan
Asla şüphen olmaz dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Ata gem vurayım mı?
Besleyene hizmetini sorayım mı? dedim
YESEVİ’ye vardım

YESEVİ dedi ki:
Yerden aldığını yerde bırak
Bilmeyen olur çırak
Arayıp sormayanın
Bileyim demeyenin gönlü çorak
Bağladığın atı elbet gemsiz bırakırsın
Dayandığın daldan
Beklediğin halden
Gönlüne kaygu alma
Sevmeyi dileyenden
Sorguya gelme
Oturduğu dalı kesenlere gülme
Duyandan aldığınız
Doyan ile kaldığınız bilinir
Yuvanızda gerçeğin örüldüğü görülür dedi
YESEVİ cümlenizi selamladı

Her ağaca bir mendil bağlasam
Gece boyu beklesem
Gördüğümü gönlümde saklasam
Halimden okurlar dedi
RABİA sözü aldı:

Uzun yolda yürüdüm
Dost elinde öğrendim
Her lokmamda
Şükür Rabb’ime dedim
Çünkü ne yediğimi bildim

Yük olmadan yoluna
Güzel dedim haline
Bir gül verdim eline
Sevgine ölçü olsun
Güzellik sende kalsın diye
Yerden göğe bildiğime
Hak yoluna geldiğine şahit olduk
Selam verdik
Beklenen yerde durduk
Eylemde gerçeği görüyorsan
Başarılı olursun
Aynı yolda ömrünce yürürsün dedi
RABİA selamladı

YUNUS’um gider gelir
Her dileyen ile sözü birliğe getirir
Yapıyı bitirelim
Kapıyı taktıralım
Dayanmayı bilenleri
Gerçek sözde tutturalım dedi
YUNUS’um selamladı

Altın anahtarı aldığın günde
Güneşin doğduğunu göreceksin
Gönlün ile kainatı saracaksın
Ve yanında olana soracaksın
Rüyada mıyım?
Yeminden bilmediğin günün
Umut ile dolduğun güne eşit gelecek
Bildiğin her satırda
Suyun akışı görülecek


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah