25 NİSAN 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Hazır olan sofraya geldik
Hak adına pişen aşı yedik
Cümlenize selam dedik
Güzelden güzeli gönüllerde bulduk

Dağlar çiçeklendi mi?
Dallar yapraklandı mı?
Adım attık yoluna
Sözü kattık kuluna dedi
YUNUS’um sözü aldı:

YUNUS her sözde alır
Bildiği yolda kalır
Seferde olan gelir
Doğruyu kulun kendi mantığı bulur

Geçmedi ise ocaktaki köz
Bitmedi ise dolaptaki toz
Demde yürünecek yol vardır
Kuluna bürünecek hal vardır
Ocağı demleyelim
Dolabı toplayalım
Aldığımız her bilgiyi
Gönlümüzde katlayalım dedi
YUNUS’um her nefeste
Hak sözüne yer verenden
Allah’ımın rızasını diledi, selamladı

Elden ele verdiğine
Kul halinde gördüğüne
Cümle alem şahittir
Senden benden sorana
O’nun birliğini bulana
Her kelam Tevhittir dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Bahçeye girdim
Çiçekler boy boy
Kapıya geldim
Haneye girdim
Kulları huy huy
Yerden göğe baktım
Dost elini tuttum
Dedim ki; Hay Hay
Seyre daldım verdiğini
Seyirde buldum varlığını dedi
PİR SULTAN ABDAL yerden aldığı ile
Yoldan gelene güldüğünü
Cümlenin gününü selamladığını bildirdi

Güneş yola vurduysa
Kul geleni gördüyse
Sebep sormaz
Güzelden başka yormaz dedi
MERYEM sözü aldı:

Soyunmayı, sıcağın hikmetindendir deriz
Suyunu bol içeriz
Geceyi uyku ile geçiririz
Örttüğünüz her bilgi
Su aldıkça yeşerir
Denenmiş her olayı
Yeni bilgi getirir dedi
MERYEM selamladı

MERKEZ’im dumanı siler
Aldığı bilgi ile doğruyu beler
Uymayan her görüşte
Uyanı bulayım diye böler
Aradığını Rabb’imden açılsın diye bekler dedi
MERKEZ’im sözü YAHYA’ya (YAHYA EFENDİ) verdi:

Eylediğim Yemen’den
Beklediğim zamandan
Suya verdiğim samandan
Ak olsun, pak olsun
Aldığı bilgi ile erliği bulsun
Dost kapısına talip oldu
Oluşundan gerçeği bildi
Düştüğü kaygudan sıyrılsın
Desin ki;
Kırdığım kabukta benliğim kaldı
Özümden aldığım ile günüme geldi
Selam olsun
YAHYA ile gelen
Kendinden kendine gülsün

Yoldan geldik
YUNUS ile olanı verdik
Dayandık birliğine
Dağlar yolumu açtı
Zor günü saydık
Bulutlar tez geçti
Yemen’den niyaz aldık
NİYAZİ selam ile geldi:

Eyyamım, nimetine erenlerle
Zulüm diyeni silenlerle görüldü
Her günümde ayrı file örüldü
Ayağında yol izi var ise
Kulağında kul sözü kaldı
Geçen her günün yasası
Silecek kulu, kalmaz tasası dedi
NİYAZİ selamladı. (Soru: Kime?) Hekim

Çevreyi bağlarsam adımı bilirler
Çevremde niyaz ile dolanırlar dedi
SARI ANA sözü aldı:
 



Bitirdim kuşağı
Bekledim uşağı
Ele aldım kaşığı
Bir sana bir bana dedim
Yolumu cümleye bağladım

Dört kapının anahtarı bendedir
Her gülün rengi tendedir
Kainat biliriz ki zandadır
Doğruya yol aldık
Beklenen zamandadır dedi
SARI ANA selamladı

Mevlâna'yım!..

Bin öğütte yol alsam
Binbir öğütte benliğimi bulsam
KAYGUSUZ ile sohbete dalsam
Güzelden güzele selam veririm
Yamaçlarda yetişen ağaçları bulurum

Kuşları yuva kurmuş
Taşları duvar örmüş
Dost elinde postu bulmuş
Ne güzel hallere bürünmüş
Gelin cümlemiz birlik olalım
KAYGUSUZ’un bağında üzüm derelim
Gelen geçen her kuluna verelim
Halin nedir? Soralım
Sevgi ile çevresini saralım dedi
KAYGUSUZ her nimetin külfetinden
Gerçeğin bilgisini ayırdı
Öyle bir sofra kurdu ki;
Bilgilerin gürlüğünden
Her çiçeğin güzelliğinden başka görülmeyen
Sevgiden muhabbetten gayrı örülmeyen
Her görenin talip olduğu
Yerden göğe şüphesiz saydığı sofradan
Ayrı kalmayalım
Aydınlık versin diye yaktığımız çerağı söndürmeyelim
KAYGUSUZ geldiğine sevindi
Olduğu halde bilindi, selamladı

Yuva’mız gönlümüze uysun da
Aklımız dost sesini duysun da
Selamı cümleye gelsin dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Parçayı birbirine ekledim
Bohça yapıp sakladım
Gün gelir açarım
İçine koyduğum ile
Benliğimi seçerim
İşte o gün kendimden geçerim
Doğru, bilginin temelini besler
Açılan bilgi sahibinin ömrünü süsler dedi
HACI BAYRAM sözü HACI BEKTAŞ’a verdi:

Yoldaki taşları eğildim aldım
Akan suyu gördüm
Durmadım daldım
Niyaza durdum da
Çağırana geldim
Seni beni bildim
Gülleri saydım
Demet demet topladım
Yerden gelen
Nurdan bilenlerle paylaştım dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Yemen’den selam ile geldik
Dost adımızı cümle ile paylaştık dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

İpi gerdim ağaca
Dallarını incitmeden
Nerden gelir? dediler
Yerimi günde sordular
Yemen’den dediysem
Zamandan çıktığımdandır
Zamanda Resulü ile
Yoldaş, arkadaş, haldaş olduk
Kolayda zorda birbirimizi bulduk
Birimiz erken
Birimiz gül iken döndük
Gerçeğin aynasına
Halimizce baktık dedi
HAMZA DOST cümlenizi selamladı

Birliğine selam olsun
Cümle ile her kulu bulsun dedi
RABİA bağımsız gönlünü
Her kulu ile paylaştı
Dedi ki;
Yaz ile, toz ile
Kainatı sardık haz ile
Soğuk geçti
Güneşi bulduk yaz ile
Geçer her olayın zoru
Seçer kulu ocağı için dalı kuru dedi
RABİA cümlenizi selamladı


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah