|
MEVLÁNA'yım ben!
Hazır
olan sofraya geldik
Hak adına pişen aşı yedik
Cümlenize selam
dedik
Güzelden güzeli gönüllerde bulduk
Dağlar
çiçeklendi mi?
Dallar yapraklandı mı?
Adım attık yoluna
Sözü
kattık kuluna dedi
YUNUS’um sözü aldı:
YUNUS her
sözde alır
Bildiği yolda kalır
Seferde olan gelir
Doğruyu kulun kendi mantığı bulur
Geçmedi ise
ocaktaki köz
Bitmedi ise dolaptaki toz
Demde yürünecek yol
vardır
Kuluna bürünecek hal vardır
Ocağı demleyelim
Dolabı
toplayalım
Aldığımız her bilgiyi
Gönlümüzde katlayalım dedi
YUNUS’um her nefeste
Hak sözüne yer verenden
Allah’ımın rızasını diledi, selamladı
Elden ele
verdiğine
Kul halinde gördüğüne
Cümle alem şahittir
Senden
benden sorana
O’nun birliğini bulana
Her kelam Tevhittir
dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Bahçeye
girdim
Çiçekler boy boy
Kapıya geldim
Haneye girdim
Kulları
huy huy
Yerden göğe baktım
Dost elini tuttum
Dedim ki; Hay
Hay
Seyre daldım verdiğini
Seyirde buldum varlığını dedi
PİR SULTAN ABDAL yerden aldığı ile
Yoldan gelene güldüğünü
Cümlenin gününü selamladığını bildirdi
Güneş yola
vurduysa
Kul geleni gördüyse
Sebep sormaz
Güzelden başka
yormaz dedi
MERYEM sözü aldı:
Soyunmayı, sıcağın hikmetindendir deriz
Suyunu bol içeriz
Geceyi uyku
ile geçiririz
Örttüğünüz her bilgi
Su aldıkça yeşerir
Denenmiş
her olayı
Yeni bilgi getirir dedi
MERYEM selamladı
MERKEZ’im
dumanı siler
Aldığı bilgi ile doğruyu beler
Uymayan her görüşte
Uyanı bulayım diye böler
Aradığını Rabb’imden açılsın diye
bekler dedi
MERKEZ’im sözü YAHYA’ya (YAHYA EFENDİ) verdi:
Eylediğim
Yemen’den
Beklediğim zamandan
Suya verdiğim samandan
Ak olsun,
pak olsun
Aldığı bilgi ile erliği bulsun
Dost kapısına talip
oldu
Oluşundan gerçeği bildi
Düştüğü kaygudan sıyrılsın
Desin
ki;
Kırdığım kabukta benliğim kaldı
Özümden aldığım ile günüme
geldi
Selam olsun
YAHYA ile gelen
Kendinden kendine gülsün
Yoldan
geldik
YUNUS ile olanı verdik
Dayandık birliğine
Dağlar yolumu
açtı
Zor günü saydık
Bulutlar tez geçti
Yemen’den niyaz aldık
NİYAZİ selam ile geldi:
Eyyamım,
nimetine erenlerle
Zulüm diyeni silenlerle görüldü
Her günümde
ayrı file örüldü
Ayağında yol izi var ise
Kulağında kul sözü
kaldı
Geçen her günün yasası
Silecek kulu, kalmaz tasası
dedi
NİYAZİ selamladı. (Soru: Kime?)
Hekim
Çevreyi
bağlarsam adımı bilirler
Çevremde niyaz ile dolanırlar dedi
SARI ANA sözü aldı:
|
Bitirdim
kuşağı
Bekledim uşağı
Ele aldım kaşığı
Bir sana bir bana
dedim
Yolumu cümleye bağladım
Dört kapının anahtarı bendedir
Her gülün rengi tendedir
Kainat
biliriz ki zandadır
Doğruya yol aldık
Beklenen zamandadır
dedi
SARI ANA selamladı
Mevlâna'yım!..
Bin öğütte
yol alsam
Binbir öğütte benliğimi bulsam
KAYGUSUZ ile sohbete
dalsam
Güzelden güzele selam veririm
Yamaçlarda yetişen ağaçları bulurum
Kuşları
yuva kurmuş
Taşları duvar örmüş
Dost elinde postu bulmuş
Ne
güzel hallere bürünmüş
Gelin cümlemiz birlik olalım
KAYGUSUZ’un
bağında üzüm derelim
Gelen geçen her kuluna verelim
Halin
nedir? Soralım
Sevgi ile çevresini saralım dedi
KAYGUSUZ
her nimetin külfetinden
Gerçeğin bilgisini ayırdı
Öyle bir sofra
kurdu ki;
Bilgilerin gürlüğünden
Her çiçeğin güzelliğinden başka
görülmeyen
Sevgiden muhabbetten gayrı örülmeyen
Her görenin
talip olduğu
Yerden göğe şüphesiz saydığı sofradan
Ayrı
kalmayalım
Aydınlık versin diye yaktığımız çerağı söndürmeyelim
KAYGUSUZ geldiğine sevindi
Olduğu halde bilindi, selamladı
Yuva’mız
gönlümüze uysun da
Aklımız dost sesini duysun da
Selamı cümleye
gelsin dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
Parçayı
birbirine ekledim
Bohça yapıp sakladım
Gün gelir açarım
İçine
koyduğum ile
Benliğimi seçerim
İşte o gün kendimden geçerim
Doğru, bilginin temelini besler
Açılan bilgi sahibinin ömrünü
süsler dedi
HACI BAYRAM sözü HACI BEKTAŞ’a verdi:
Yoldaki
taşları eğildim aldım
Akan suyu gördüm
Durmadım daldım
Niyaza
durdum da
Çağırana geldim
Seni beni bildim
Gülleri saydım
Demet demet topladım
Yerden gelen
Nurdan bilenlerle paylaştım dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Yemen’den
selam ile geldik
Dost adımızı cümle ile paylaştık dedi
HAMZA
DOST sözü aldı:
İpi
gerdim ağaca
Dallarını incitmeden
Nerden gelir? dediler
Yerimi günde sordular
Yemen’den dediysem
Zamandan
çıktığımdandır
Zamanda Resulü ile
Yoldaş, arkadaş, haldaş olduk
Kolayda zorda birbirimizi bulduk
Birimiz erken
Birimiz gül iken
döndük
Gerçeğin aynasına
Halimizce baktık dedi
HAMZA DOST cümlenizi selamladı
Birliğine selam olsun
Cümle ile her kulu bulsun dedi
RABİA
bağımsız gönlünü
Her kulu ile paylaştı
Dedi ki;
Yaz ile, toz
ile
Kainatı sardık haz ile
Soğuk geçti
Güneşi bulduk yaz ile
Geçer her olayın zoru
Seçer kulu ocağı için dalı kuru dedi
RABİA cümlenizi selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|