24 OCAK 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kuşlar gibi uçabilsem
Dar köprüden geçebilsem
Her varedileni seçebilsem demeden güzeli bulduk
Yolun düzenine gönülden uyduk
Cümlenize selam olsun
Her satıra seven katılsın

Dağdan sordum
Yeşil yaprak dedi ki; Hani bende toprak?
Huylu huyu ile bulur, güzel hali ile olur
Ovaya geldim Nerde güzelin? dedim
Ağaçlar yaprakları ile güzel
Çiçekleri erdiğinde meyvesi ile ezel
Çekirdeği ile ebedi dedi
YUNUS’um taş ile toprak ile ağaç ile yaprak ile
Dağlar ile taşlar ile söyleşiye dalışını cümlenize anlattı

Dağın yücesinde bütün güzeller seyrinde olur
Ovanın gecesinde yıldızlar seyre gelir dedim de
Ovanın günü yok mu? dediler, bana sordular
Ovanın güzelini hizmetinde olanlar bilir
Bilir de Rabb’imden en güzeli alır dedi
YUNUS’um selamladı

Dosta selam diyelim
Akan suya destimizi koyalım
Aldığınca dolduralım
Gücümüzce kaldıralım
Dileyene verelim
Yeniden doldururuz dedi
Ayağından başına yol örtüsüne bürünen
SARI SALTUK sözü aldı:

Bindiğin at getirir
Bildiğim söz bitirir
Handa dursam hancı aşımı getirir
Duman gelse, gözüm toprakta kalsa
Günün yorumu kayguları gönüllerden uzaklaştırır dedi
SARI SALTUK selamladı

Suyumuz dilendiği kadar akar akar
Dost gönlünü aşkı ile yakar yakar

Mevlana'yım !..

Sözüm özüm birden bire
Güzelde gözüm binbir emre dedim de
Cümle ile sohbeti öyle kurdum
Postumuzu öyle serdim
Doyuşu dileyen her kulu ile
Günden güne sohbete açtım

Ayran aldım elinden
Güzel buldum dilinden
Gölgeyi sildim halinden dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Ağaçları bir bir saydım
Kimi selvi misali
Kimi çınar masalı
Gölgeleri yapısınca
Vergileri kapısınca
Oturayım dedim selvinin gölgesine
Daldım karıncaların kavgasına
Aşlarını taşırlar
Gündüz gece savaşırlar
Görgümü açamadım
Bir kapıdan geçemedim
Dedim ki;
Senin yerin çınarın gölgesinde, suların dalgasında
Varayım niyaza dedim
Özümden sözümden Hak adını bildim

Yılların getirdiği asırların bitirdiği
O’ndan sana masal olur
Kökünün vergisini dalında bulur dedi
KAYGUSUZ selamladı

Nal topladım yolumca
Gül topladım halimce
Geldim verdim dilimce dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Diri buldum atımı
Doğru buldum katımı
Kimseye sen demeden geldim
Seni aldım beni bildim
Suyun aktığı yerde
Özüm ile cümlenizi sardım dedi
BEHLÜL’üm selamladı

İki attan biri bana biri sana dediler
Yol üstüne çıkardılar
Ya Allah diyelim atlara binelim dedik
Niyeti kurduk dediler
HACI BAYRAM ile VEYSEL’im yola çıktılar

 



Biri akan su ile
Biri yakan güneş ile sözden söze daldılar
Hak sohbetine öyle geldiler

Suyun vergisi kulun yargısını siler
Güneş’in vergisi kulun görgüsünü besler
Ne suyun yokluğu
Ne güneş’in çokluğu yerini vermez
Su da güneş de birliğin tamamlayıcısı olurlar
Yerli yerinde, bilgi serinde ise dediler
HACI BAYRAM ile VEYSEL’im selamladılar

YUNUS’un bir sözünde kaygu görmezsin
HACI BEKTAŞ’ın dergahında olumsuzu örmezsin
Gümüş altın elde olsa çamur ile silmezsin
Gülden güle mendil serdim
Ayağım ile ipi gerdim
Gayretimi bilmezsin dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Suya baksam gösterecek yüzümü
Huya baksam bildirecek özümü
Soylu soysuz dağılacak
Bilse bilmese eğilecek
Seferde ise gözüm
Seherde biter sözüm dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:

Her yazdığım satırda
Geçmişe örtü, geleceğe dürtü vardır
Sevenin gönlü kordur dedi
PİR SULTAN ABDAL göklerden ilmine yaklaşan
Yerlerde bilimini bekleşen
Yoruma adı ile katılana selamı iletti

Mevlana'yım !..

Yerinin sorgusunu değil
Erliğin yorumunu yapan
(Soru: Fahrettin bey?) Eyvallah
Dost adı ile dostluğu biliriz
Gelen giden her güzeli görürüz dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Gemiden gemiye yolcu verenler
Diledik deyip köprü kuranlar
YUNUS’a gelseler, sözü alsalar
Bindiği gemide bileni bıraksalar dedi
NİYAZİ sözü aldı:

Adım attım gideceğim
Dileyene bilgimi katacağım
Dileyenin elinden tutacağım
Dileyen ile fistanı satacağım
Tezgahı kurdu ise seyrine bakacağım dedi
NİYAZİ selamladı

Merdiven başı durak
Mevsimin başı kurak
Ekeyim desem alamaz toprak
Yağmur yağsın bekledim
Tohumu elde sakladım
Rahmeti bol gelecek
Toprağı eken gülecek dedi
MERYEM selamladı

(Resim verildi: HACI BEKTAŞ)

Güller bir deste olsa
Desteyi gönüllere serse
Her kulu seven olur
Seven kendini bulur
Yerle gökte izi kalır dedi
Dost elinden
Dost dilinden
HACI BEKTAŞ cümleye güldü, elden ele verdi

Gönlünü sergide bırakana gel sen
Sende olanı bilene gel sen
Benden gelene uyan gel sen

Çevrede Hak sözünü duyan dedi
Cümlenizi selamladı.
Gönülden dileyen
(Soru: Erbil?)
Yavrusu


ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah