|
MEVLÁNA'yım ben!
Gölgeleri silmeden
Güzelleri bilmeden
Aldığını bilemezsin
Sevdiğini övemezsin
Cümlenize selam olsun
Seferden sehere niyaza gelsin
Adım attım düzene
Gönül verdim yazana
Güzel dedim gezene
Elden ele verdiğiniz
Her niyazda sorduğunuz
Yapıya taş olmak mı?
Akılda baş olmak mı?
Akılda düzen vardır, düzende yapı
Dilersek güzeli, açarız kapı
Cümle ile paylaştığımız
Gönülden haylaştığımız
Gönülden dumanı
atar
Sevgi ile dilenen eli tutar
Aldığımı verdiğimi birbirine
katar
Gelelim sofranıza açalım sohbeti dedi
YUNUS’um sözü
aldı:
Balığın boynuna ip bağlasam
Ele alıp yola çıksam
Balık
yaşamaz, yolu aşamaz
Atın başını bağlasam
Dilenen yolda yürüsem
Kimse bana şaşmaz
Bil düzende atın itin yerini
Bil düzende otun
bitin yerini
Bil düzende güzel çirkin verimini
Ne dilersem Hak
yolunu bulayım? dediysen;
Her yaratılmışı yerinde koy, gezsin
Sevgisini dilediğince paylaşsın dedi
YUNUS’um selamladı
Havuz gördüm doldurayım
Taş buldum kaldırayım
Ben güzelde
çirkinde
Gönüldeki gerçeği buldurayım dedi
PİR SULTAN ABDAL
sözü aldı
Aldı da doldurduğu havuza daldı
Bir öğünde bir yolcu
ile kaldı
Sohbetin güzelini öylece gördü
Kendinden kendine
sordu:
Havuza girdim doldu mu?
Dilediğin balığı aldın mı?
Akan suya
saldın mı?
Öyle ise, havuz yapıma yeterli değil
Hak bilgisi ne
gölde ne çölde biterli değil
Deryaya dalacağım
Dilediğim balığı
alacağım
Rabb’ime niyaz ettim
Halimi Resulüne uyduracağım
dedi
PİR SULTAN ABDAL;
Yollar açılsa, açık yoldan geçilse
diyene selamını iletti
Karşımızda olana
Oturduğum post benim
Uyardığım dost senin Allah’ım dedim
Kendi kendime hizmetimi peyledim
Olmaz diyeni payladım
Hay sevgili hay
Senden seni dilerim
Huy ile gideni Sana emanet
ederim
Düşmeyi dilemem, düşürmeyi asla
Taşmayı sevmem, taşırmayı
asla dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Tepsi aldım sofraya
Gelsin yesin, lokmama ortak olsun dedim
de
Her lokmamı paylaştım
Senin benim sözüme
Gönülden gelen sevgi
ile dertleştim dedi
RABİA sözü aldı:
Sayfaları her açtığında
Satırlara hep baktığında
Kitabının
verdiğini gönlüne her kattığında
Senin ile olurum dediğin her
gününde
Güzelleri paylaşırız
Gölgeleri sevgi ile uzaklaştırırız
Açan güllerin rengine
Soylu olan ahengine
Dost adına yaklaşırız
|
Adıma uymayanı sil at gönlünden
Dumandan
uzak kal ki
Aldığın güzelin rengini göresin
Bulduğun gerçeğin
zevkini seresin
Günün yorumuna kaygusuz giresin
Gün öyle güzel
ki geceyi silecek
Gün öyle güzel ki gecede en büyük yıldızı
gösterecek
Uymayan olumsuz sesi susturacak dedi
RABİA selamladı
Altın anahtarı elime alsam
Dilediğim kapının önünde dursam
Gelene gidene yolumu sorsam
MERYEM kimden aradı?
Nereden sordu?
derler
Elma alır armut yerler
Sevgim ile sardığım
Ömrümde hep
serdiğim güzeli
Dileyene vereyim diye
Altın anahtarı elime aldım
Dilenmeyen her hali
Yüce dağlara
saldım
Gel dost olalım dedim de
Gelene gidene elimi verdim
Yapraklar her yeşilden oluşur
Toprakta hep yeşil buluşur
Çevrene
bakarsan
Renkler her birine karışır
Her renk güzeldir, desteye
almazsan
Niyazımız dileğince olsun
Dilenen adımda dost seni
bulsun
Soğuktan sıcaktan ayak uzak kalsın dedi
MERYEM selamladı
Sürüyü güdeceğim
Sefere gideceğim
Altın sahanı aldım
Gümüşü
satacağım dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Okuduğun her satıra noktayı koyma; aldığını verdiğini say
Senden gelmeyeni duyma, gönlünü soy
Güzel gelene selam
ilet, çirkin dediğine uyma dedi
BEHLÜL’üm yanımda olanı selamladı
Destilere su koydum
Gelen çobana uydum
Hak sözü ede ede
Hak
yolu gide gide bilinir
Beklenen günde şahı gelse denilir
Hak
sözünü dileyen söyler
Hak yolunu bilen gider
Ne şah ne çoban
ayrı sürü güder dedi
HACI BAYRAM söze geldi:
Beklersen avı, haklarsın tavı
Ne azı ne de çoğu, nasibin
kadardır çağı
Gelse görelim diyene de ki;
Gelen giden
gönüldedir
İlimde bilimdedir
Dost bilenin halindedir dedi
HACI BAYRAM selamladı
Yerden göğe söyleşiriz
Gönüldekini paylaşırız
Sevgimizde cümle
alem
Dost kapısında bekleşiriz
ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah.
(Resim
verilir)
PİR SULTAN ABDAL ile hemşireler hemşiresi |