29 OCAK 1985

Sözlü Tebliğ:

Soru: Sakilik şakilik bizden mi, yoksa O’nun muradı mıdır?
Parmağımı bir noktaya koydum
Bir damla suya doydum
Gelen gideni saydım
Kimi aldığına sevinir
Kimi verdiğine övünür
Kimi bilmem diye dövünür
Saki suyun başında ise
Vermek görevidir

Soru: Onu suyun başına getiren kim, kendi hizmeti mi, Allah himmeti mi?
Noktaya parmak koyduk ya
Olanı olduğu yerde saydık ya
Saki himmet ile bulur
Şaki hizmet ile

Soru: Şaki kime hizmet eder?
Kimin varlığını aldıysa
Kimi yokluğa koyduysa
Havuza balık salmam
Salsam dilediğin yere gelmem
Ağaçlar dizi dizi
Cümleye verir sözü
Seven her kulun gözü
Kainatta bulur izi
Söze kulluk etmedim
Nefsime kini katmadım
Karınca toz bırakmaz
Kelebek iz bırakmaz
Gördüm bildim diyenler
Bilene söz bırakmaz
Toprak üstünde kar var
Kulun gönlünde yar var
Cennet cehennem düzde
Kulun sevgisi bizde
Dileme şer olanı
Niyet kur hür geleni

Soru: ‘Hür gelen’den maksat ne?
Mutlak muhabbet
 



Soru: ‘Mutlak muhabbet’, Rabb’imizdan bize gelen sevgi?..
Sen O’na niyet kurdunmu
Hür gelen seni bulur
Rabb’imin muradı
Kulunun O’na yönelmesidir
O zaman cehennem arkanda kalır

Soru: Yani, ‘Levh-i Mahfuz’da bir kul için ‘Şaki’ veya ‘Saki’ diye yazılmaz mı?
Kul şer düşündüğünde şakidir;
Cehennemdedir, yani cehildedir
Dolandık durduk bağda
Dedik en güzel çağda
Olanı vereni bilelim
Seven ile sevilelim
Güzellik örtüsünü
Elele tutup serelim
Gelsin soğuk, gelsin sıcak
Bir kazanda pişirelim
Bir bir toplandık
Meydan’a geldik
Gönüller birliğinde
Harmana döndük
Denildi ki;
Atları nalsız bırakma, tırnakları aşınır
Tavukları yemsiz bırakma, açım diye düşünür
Sürüyü çobansız bırakma, damdan dama taşınır
Yolunu bilmeyenler, orda burda koşunur
Güzelliğin özünü
Aldım Rabb’im sözünü
Yere koysam dizimi
Toprak şahit olurdu
Kul kendinde olanı bulurdu
Her yaratılmışta;
Hem saki hem şaki bilgisi mevcuttur
Kul hangisini kullanacağını niyet eder