|
Sözlü Tebliğ:
Soru: Sakilik
şakilik bizden mi, yoksa O’nun muradı mıdır?
Parmağımı bir noktaya koydum
Bir damla suya doydum
Gelen
gideni saydım
Kimi
aldığına sevinir
Kimi verdiğine övünür
Kimi bilmem diye
dövünür
Saki suyun başında ise
Vermek görevidir
Soru: Onu suyun başına getiren kim, kendi
hizmeti mi, Allah himmeti mi?
Noktaya parmak koyduk ya
Olanı olduğu yerde saydık ya
Saki
himmet ile bulur
Şaki hizmet ile
Soru: Şaki kime hizmet eder?
Kimin varlığını aldıysa
Kimi yokluğa koyduysa
Havuza balık
salmam
Salsam dilediğin yere gelmem
Ağaçlar dizi dizi
Cümleye
verir sözü
Seven her kulun gözü
Kainatta bulur izi
Söze kulluk
etmedim
Nefsime kini katmadım
Karınca toz bırakmaz
Kelebek iz
bırakmaz
Gördüm bildim diyenler
Bilene söz bırakmaz
Toprak üstünde kar var
Kulun gönlünde yar var
Cennet cehennem
düzde
Kulun sevgisi bizde
Dileme şer olanı
Niyet kur hür geleni
Soru: ‘Hür gelen’den maksat ne?
Mutlak muhabbet
|
Soru: ‘Mutlak muhabbet’, Rabb’imizdan bize
gelen sevgi?..
Sen O’na niyet kurdunmu
Hür gelen seni bulur
Rabb’imin
muradı
Kulunun O’na
yönelmesidir
O zaman cehennem arkanda kalır
Soru: Yani, ‘Levh-i Mahfuz’da bir kul için
‘Şaki’ veya ‘Saki’ diye yazılmaz mı?
Kul şer düşündüğünde şakidir;
Cehennemdedir, yani cehildedir
Dolandık durduk bağda
Dedik en güzel çağda
Olanı vereni bilelim
Seven ile sevilelim
Güzellik örtüsünü
Elele tutup serelim
Gelsin soğuk, gelsin sıcak
Bir kazanda pişirelim
Bir bir toplandık
Meydan’a geldik
Gönüller birliğinde
Harmana döndük
Denildi ki;
Atları nalsız bırakma, tırnakları aşınır
Tavukları yemsiz bırakma, açım diye düşünür
Sürüyü çobansız bırakma, damdan dama taşınır
Yolunu bilmeyenler, orda burda koşunur
Güzelliğin özünü
Aldım Rabb’im sözünü
Yere koysam dizimi
Toprak şahit olurdu
Kul kendinde olanı bulurdu
Her yaratılmışta;
Hem saki hem şaki bilgisi mevcuttur
Kul hangisini kullanacağını niyet eder
|