30 OCAK 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Minder aldım sert gelmez
Kapıya gelene söz etmez
Cümle alem alırsa
Yol bilmeyen sır tutmaz
Hazır olduk düzene
Gönül verdik yazana
Dört duvar açıldı da
Su doldurduk kazana
Gelen erler dileyecek
Bilen kullar eleyecek

Senden alan, beni bulan
Dost kapısında kayguyu silen
Elden ele aldığını
Yerden göğe bulduğunu
Kendinden kendine anlatsın dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Havuz, darda kalana söz verir
Nehir, yol arayana iz verir
Daldığımız deryada
Seven kulu haz bulur
Toz vermedik, seyre geldik
Soylu dedik, günde bulduk
Her ağacın gölgesine adımızı yazdık
Gelen okusun, dilediği bezi dokusun dedi
YUNUS’um selamladı

Komşuya adını sordum
Sudan suya dedi
Adağını sordum
Huydan huya dedi
Güneşe dönsen dedim
Buluttan yol sordum
Rahmeti ile sevgiyi buldum dedi de
Gönlünden gelişene isim veremedi dedi
MERYEM sözü aldı:

Sudan suya söylenen
Adı diye peylenen
Suyun yolunda beklenen
Yorumdan uzak durandır
Pınar dedik, güzele yol açtılar
Gelse gitse, dilediği sürüyü gütse
MERYEM’den aldığı ile bilgisine katsa
Yoruma gelmez, sorunu kalmazdı dedi
MERYEM sözü KAYGUSUZ’a verdi:

Yamaçtan aldığım yeri
Demde arayan ile paylaşırım
Söğütün gölgesinde
PİR SULTAN ABDAL ile söyleşirim
Ne varlığından gölge bekler
Ne sırrından açık kapı sorarım
Kaldığım her basamak
Birliğinin temelidir
Özgürlük, bilen kulun emelidir
Hak yolunda çalışırsan
Gönülden gelene akıl ile alışırsan
Diktiğin fidan yeşilden yeşile yol alır
Dilenmeyen hal dileyende kalır dedi
KAYGUSUZ her yolun başına
Benliğinden dostluğu ayırmayanın adını yazdı, selamladı

Mevlana'yım !..

Hasır koydum toprağa
Sevgimi yaydım yaprağa
Okuyalım hep beraber
Dostluk kuralım
Çatlak denilen destiyi kıralım
Yenisini Rabb’im verir
Dileyen kullarını görür
Bildiğim gerçeğin öğütüdür
Doyduğum sonsuza dek bilgimin boyutudur

Meydan bize gelmezse
Biz Meydan’a gidelim
Verdik, aldık diyenle
Dostluk ateşini yakalım dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:

Ben gölgemin ateşine bayrak açtım
Gelsin alsın diye dileyenleri seçtim
Dileyen her kulundan Allah’ım razı olsun
Kuyudan denen balığı deryada bulsun
Sazı sözü bağlasın
Bağda bostanda beklesin
Çarığı giydi ise men dilini saklasın
Desin ki;
Yolcuya yol gerekir
Dostluğa kul gerekir
Benden sana dost gelse
Gönülden gönüle sevgi gerekir
Bağladıysak dört ucunu
Çıkardıysak dert tacını
Gülelim, söyleyelim
Pazarda tellallık eyleyelim
Sergide olanı satarız
Dilediğimiz eli öylece tutarız dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

 



Yaprak sarardıysa mevsim sonudur
Dallar diklensin
Alandan verenden bilgi küllensin dedi
SARI ANA sözü aldı:

Dana aldım soylu değil
Dama koydum huylu değil
Yolara gönül verdim
Danayı çayıra saldım
Otlara eğildikte
Yerinden sevindi
Benliğinden soyundu
Dananın görgüsünü
Dedim uymaz yargısını
Gelmeden bilmediğim gerçeği
Geldiğimde bulmadığım hırçınlığı
Kendi hamlığıma yordum
Bilmediği soysuzluktan değil, susuzluktanmış
Uymadığı huysuzluktan değil, dostsuzluktanmış
Su ile doydu
Dost buldu uydu
Gönüller hoşnut kaldı dedi
SARI ANA selamını iletti

Seyre gelmediyse yolu
Seherde bilmez hali dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Oturduk sofraya
Soyunduk sahraya
Avuca kum aldık
Ayakta yemeni bulduk
Dar gelen kapıyı ehline sorduk
Dediler ki;
Saymayı denedi mi?
Büyük kapıyı aradı mı?
Hikmetinden kayguya düştü mü?
Saydığım soğuktan sıcaktan korur
Su vermezsen ağaca, bilirsin ki kurur dedi
HACI BAYRAM sözü BEHLÜL’e verdi:

Dağlara çıkmam dersen
Çıkamadığından mı?
Niyet kurmadığından mıdır?
Niyet kur, yol seni dilediğine götürür
Gerçek olmayan bilgiyi bitirir
BEHLÜL sözü esirgemez, sözü sırlamazdı
Bilen ile olur, bilmeyeni saklamazdı
Adımı divaneye çıkardılar
Bildiğim gerçeğe yaban dediler
Sen de ben de yaban olmadığını biliriz
Çünkü gerçeğin aynasında kainatı görürüz
Çevremde düzen kuran
Cümle ile söze katılanlar
Dört yaprağı seçemedi
Bir köprüyü geçemedi
Demek ki;
Biilmek değil uymak gerekliymiş dedi
BEHLÜL’üm selamladı

Eylemden gelmedim
MERYEM’den bilmedim
Niyaz ettim sormadım
Arayanı soranı kırmadım dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı
EYYÜB’üm ile sohbete daldı:

Fındık kabuğuna bilgimi versem, dolar taşardı
Ceviz kabuğuna sevgimi versem, kainata şaşardı
Kulun gönlüne girsen, taşar taşardı
Bildiğime nokta koysam, bilmeyen çatar düşerdi

EYYÜB’üm sözü aldı
YAHYA’ya söze geldi
Bağlama bilgini
Bekleme sargını
Danıştığın sorgunu kimden aldın kime verdin?
YUNUS’tan aldığını hangi kilimde serdin?
Binbir emek bir binek
Sevgin ile kaldıysan
Senin olur dilediğin konak dedi
EYYÜB’üm ile YAHYA EFENDİ selamladı

Büyük yol dedilerse
Bilgi Haktan gelendir
Sevgi ile bulduysa
Gönülden bilinendir
Gönül sözünü bağlamaz
Gönül asla siste kalmaz
Yumuşak oldu isen
Bilgeye tozu katmaz
Beklediğin yorumda
Yerden göğe sevgi vardır, adını sordu isen
Bildiği yerde, duyduğu karda, yerden göğe niyazda
TELLİ BABA denir anılır
Duyandan duyana dost olduğunu bildirir


ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah