07 ARALIK 1969


(Kadir Gecesi)

MEVLÂNA’yım ben! 

O'ndan olmuş
Yuva’ya gelmiş
Yürümeyi, olumu,
Nuruyla yoğrulmuş
Cümlenizden aldım selam
Olmuş dünya
Olanı ereni ahireti bileni
Sahibini seveni
Sinesine almış
Allah’ımın nimeti ile bezenmiş
Duman sana yaraşmaz
Senden olan karışmaz
Cümleye selam Allah'ım

Danıştım (Yüce’ye);
Niymetin verilişi
Kulların uygun işi
Neden uymaz gidişi?
Yüce’den aldım hitap
Dendi;
Verdim Kitap
Daha sormak yetmez mi?
Kur’an kulu eğitmez mi?
Olay budur
Sorunun cevabıdır
Kur’an okunur
Gönüle göre yola konulur
Allah’ım emrinden çıkılır
Ayak yürür, gönül sürür
Ayak yolunu niyete uydurur
Niyet, bağa bahçeye ise, gidilir
Niyet uçuruma ise?
Yolunu bilene değil
Ham kulu diyene derim
Çok yol bilirim
Allah'ı anarım diyen
Kendini ulu gören yanılır
Uçuruma adım atılır
Kul mertebesini bilmez
Allah'ım emrinden çıkmaz

Gününden gelen
Su, mübarek diyen
Meclisimiz kuruldu
Sevgilerimiz duruldu
Gönüller hep bir oldu
Ne mutlu meclise gelenlere
Geceyi bilenlere
Olaya akıl takma
Kendi üstüne alma
Yumuşak yolumuz
Pak oldu gönüllerimiz
Duman koymayız
Koyana izin vermeyiz
Dünya işi olur, yola girer
Ahirette Ulu kişi kola girer
Geldik, söz dedik
Mümin kulları seçtik
Duman koymayın
Korku duymayın
Fani değiliz yanılalım
Önce seçelim
Sonra bırakalım
Gönülleri görürüz
Ölçüleri veririz
Öyle kola gireriz
Öyle mi, böyle mi? deyip
Korku almayın
Dünya derdine
Alev koymayın
Ne olsa geçer
Mevlâm suyundan içeni seçer

Mübarek geceyi övmeye geldim
Geldiniz, ‘Dedem’ dediniz
Ruhumu deryalara saldınız
Huzur verdiniz
Gelenden dinleyenden
Dedem deyip dua edenden
Allah'ım yüzbinlerce defa razı olsun
Dünyada nasip
Ahirette mertebe alsın
Dualarım sizlere
Cümle yaratılmışlara
Olduğum günden
Geldiğim güne
Yaşadığım gecelerin en güzeline
Bu gecedir desem şaşmayın
Allah’ımın 'Almak-Vermek'
YM. Olmak dediği gecedir
Bu gece sevabı alırsın
Günahı silkersin
Olursun, bilirsin, bu gece erersin
Olmuşun gelmişin
Yumuşak yol bilmişin

Andığım cümle kulların
Namazdan yudumdan
Daha münasip eden gönüldür
Namazı kılarsın
Yükünü atarsın
Bilinmez ödeyemezsin
Gönül yoluna
Mümin kuluna
Allah’ımın Yüceliğine
Hepsi silinir, mertebe alınır
Gönül gönüle uysa
Gönüller hoş tutulsa
Sevabı büyük
Allah’ımın yapısı
Kulun gönlü Kâbe yapısı
Kâbe’yi tavaf mümkün ise
Ne mutlu gidene
Değilse,
Ne mutlu gönül kırmadan yaşayana
Her gönül Allah yapısı
Ayrılmaz kulun

OMAR der ki;
Yaratılan densin ayrılmasın
Ömürde olan,
Gönülden geçen konuşulmasın
Gönül kula değil
Allah'a açıktır
Kulun kula sözü yok
Özünü bilmeyene sözü yok
Madem bilmezsin deme
Allah'ın işine karışma
Söz cümleye
Dumansız gönüller
Adağını bekler
Allah'tan diler
Olsun deriz duacıyız
Ayağı nurlu,
Münasip yollu YUNUS gelir
Duaya duası ile katılır:
 



YUNUS'um geldim
Gecenin güzelliğini
Meclisin parlaklığını gördüm
Duamı duanıza ekledim

YUNUS derler sorarlar
Sen Ulu kişi misin?
Yumağını odunla sarmışsın
Mübarek TABDUK amadesi oldum
Yediğim lokma hakkı için
Ona hizmet ettim
Ona ettim lokma için
Ya dünyayı Yaratan
Yarattığını gözeten
Tanrıma hizmetim çok mu?
Gümüşten geçtim
Toprak dedim, yaprak dedim
Ulu’mdan yol sordum yürüdüm
Odun derse taşıdım
Ne var ki, çok mu?
Suyundan içtim
Yandığım gün kandım
Dünyada yaşarken
Ahireti gördüm. Olan bu
(?)
Mühim değil bence
Kulların dediğince
Kitapların yazdığınca

Dünyada olana
Akıl takana aşarım
Bilenin yardımına koşarım
Allah'a geldim
Duygumu sorana deyim
Dünyada yaşamak
Dünyadan göçmekten zordur
Ölüm, YUNUS’a
Dünyanın bu büyük günü
Allah’ıma vardığım anı
Olmayan yolu bilmeyenlere
O gün daha çok yandım
Dünyaya tekrar gelmek denseydi
Yalvarırdım,
Yolumu onlara bağışlardım ki
Görsünler, O'ndan olanı bilsinler
YUNUS’um dardan
Niyazı boldan
Günü kirden uzaktı
Olmuş gelmiş
YUNUS’a sırtını vermiş
YUNUS dönüp bakmamış
Dünya olayına akıl takmamış
Ağaçtan odun dersen değil
Niyazım gününüze
Allah'ım cümlenize nasip versin
Göçte günahları affetsin. Amin.

OMAR der ki;
Her kul gönle göre yol bulur
Yuva öyle kurulur
Yolu yola uydurmak
Kula gönül koydurmaktır makbul olan

Allah'ım!
Güzel ayın bu güzel gecesi
Meleklerin hecesi
Yuvaların bacası
Buram buram tütsün
Dünya kullarını
Doğru yola çevirsin
Danışanı görsün
Duasına duasını eklesin. Amin.
Gecenin uzunu
Gündüzün yüzünü aydınlasın
Gece gündüzü aydınlatır mı? deme
Gece öyle gecedir ki
Yılını aydınlatır
Kulunu, yolunu aydınlatır

Geldim suyumdan verdim
Gönülleri güzel gördüm
Görmesen gelir misin?
Bize söz verir misin? derseniz
Size deyim;
Gelirdim, görürdüm
Yudum verirdim
Alırsa kalırdım
Uymayan duymayan
Allah'ım deyip yanmayan
Suyu ne yapsın?
Yanmaz ki su dilesin
Onun için dönerdim
Yuvayı yuva yapmazdım
Meclis kurup
Pak gönüllere su vermezdim
Sorarsın ‘Yalnız bize mi? Değil
Niyaz eden her kula
Allah’ımın emri ile giderim
Yol veririm
Yalnız Yuvamı burada kurarım
Öyle ya, kalabalığına göre
Nasip verir Allah'ım
Sunduğumuzu dileyen
Dileyip bekleyen
YM gidelim.
YUNUS’la geldik
Yol dileyene verdik

YUNUS’um der ki;
Yuva’da bana da yer göster
Güldürsün Allah
Cemaat genişler
Gönüller dolar
Dünya hanesi ne yapalım
Bize Allah'ın Kâbe’si lazım
YM gönüller alır, cümleniz gelir
Andık sevindik
Selam aldık
Götürdük cümlesine

OMAR der ki;
Selam, Allah kelamı
Alandan verenden
Getiren götürenden
Allah'ım razı osun
Dünyada gülsün
Ahireti bilsin
Duacı olsun
Katımıza gelsin dedi

Biz geldik bu geceye
Geceniz, niyazınız bol olsun
Allah'ım kabul esin.

(Resim verilir: Hz. MUHAMMED ve kızı Hz. FATIMA.)

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah