29 EYLÜL 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Huzurun elinde oldukça
Dumana rüzgar eser
Allah’ım rüzgar verir
Dumanı götürür
Suyun akışı
Kulun bakışına göre değişir
Her akıla uyan
Olayın bağlantısı değildir
Kaide bozulmaz
Müzakere edilmez
Öyle mi olsa? Böyle mi olsa? diye.
Allah’ımdan bekleyen yanılmaz
Maniyi yoldan bilme
Olayı halden bilme
Olanın görüntüsü şaşırtmasın
Müsaade olunan söylenir
Haber ancak GARİB’ten gelir
Sende olan;
Günün olayı, yürüyüşün dolayıdır
Meydan yolunu bulanın
Olayları değerlendirdiği bilinir

Sohbetin yumağa yumuşak yol verdiğini bildin
Ölçüsünü verdin
Üzerinde durma
Sözünü kendinden başkasına verme
Başın döndü ise Allah’ına sığın
Olamayan görülmez
Dünya kulca çözülmez
Halbuki bilmece de değil
Kazan kaynasın
Hayrın gezinsin
Varsın biraz etrafa taşsın
Aşmayı dilediğin zaman
Unutma ki mani aşılır
Yeter ki dileyesin, gönülden isteyesin
Kahreden, dünyayı duman arkasından görendir
Aynayı yüzüne çeviren
Her olayı uygun diyendir
 



Masayı bilenle
Örtüyü koyan birdir
Masanın örtüsünü seren
Gelene buyrun diyendir
Sonun ölçüsünü almak
Denize örtü yapsam demeye benzer

Ayvayı yemek için
Sağlam diş ile
Sağlam mideyi gerektirir

Meşenin büyüklüğü
Toprağının sertliğindendir
Sert toprakta
Kuvvetli kök salar
Kuvvetli kök
Kuvvetli gövdeyi besler
Sertlik dedim çözülsün
Yaşantıya uydurulmasın

Çınar büyüktür amma
Meşe gibi sert değildir
Çınarın yaşantısı
Genişliğe gittiğindendir
Kökünü alabildiğine
Geniş toprağa yayar
Sert toprakta
Sert kök atar
Aldığın aşın çeşidi yoktur
Aşkını aldığından değil
Gördüğünden bil
Aşın kıt ise
Allah’ımı sevmez misin? diyebilen
Allah’ımın hazinesinden nasip alandır


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah