|
MEVLÂNA’yım ben!
Huzurun elinde oldukça
Dumana rüzgar eser
Allah’ım
rüzgar verir
Dumanı götürür
Suyun akışı
Kulun bakışına göre değişir
Her
akıla uyan
Olayın bağlantısı değildir
Kaide bozulmaz
Müzakere edilmez
Öyle mi olsa? Böyle mi olsa? diye.
Allah’ımdan bekleyen yanılmaz
Maniyi
yoldan bilme
Olayı halden bilme
Olanın görüntüsü şaşırtmasın
Müsaade
olunan söylenir
Haber ancak GARİB’ten gelir
Sende olan;
Günün olayı,
yürüyüşün dolayıdır
Meydan yolunu bulanın
Olayları değerlendirdiği
bilinir
Sohbetin yumağa yumuşak yol verdiğini bildin
Ölçüsünü verdin
Üzerinde durma
Sözünü kendinden başkasına verme
Başın
döndü ise
Allah’ına sığın
Olamayan görülmez
Dünya kulca çözülmez
Halbuki
bilmece de değil
Kazan kaynasın
Hayrın gezinsin
Varsın biraz etrafa
taşsın
Aşmayı dilediğin zaman
Unutma ki mani aşılır
Yeter ki dileyesin, gönülden isteyesin
Kahreden, dünyayı duman arkasından görendir
Aynayı
yüzüne çeviren
Her olayı uygun diyendir
|
Masayı bilenle
Örtüyü koyan
birdir
Masanın örtüsünü seren
Gelene buyrun diyendir
Sonun ölçüsünü
almak
Denize örtü yapsam demeye benzer
Ayvayı yemek için
Sağlam diş ile
Sağlam mideyi gerektirir
Meşenin büyüklüğü
Toprağının sertliğindendir
Sert toprakta
Kuvvetli kök salar
Kuvvetli kök
Kuvvetli gövdeyi besler
Sertlik dedim çözülsün
Yaşantıya uydurulmasın
Çınar büyüktür amma
Meşe
gibi sert değildir
Çınarın yaşantısı
Genişliğe gittiğindendir
Kökünü
alabildiğine
Geniş toprağa yayar
Sert toprakta
Sert kök atar
Aldığın
aşın çeşidi yoktur
Aşkını aldığından değil
Gördüğünden bil
Aşın kıt
ise
Allah’ımı sevmez misin? diyebilen
Allah’ımın hazinesinden nasip
alandır
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|