|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş olan, kuluna huzur verendir
Huzur aldığın yer
Bağ da olur dağ da
Gönlünü huzur ile besleyen
Yolunu çiçek ile süsleyendir
Geçtiğim yola
değil
Gideceğim yola bakarım
Gömülü olanla değil
Adını gönüle yazanla bir olunuz
GANİ der ki;
Rızk ile aşkı karıştırmayalım
Rızk almadığına gönül
yatırmaz
Aşk vermediğine gönül katılmaz
Yerden aldığın
Ele verdiğin
O'ndandır
Seferde olanın
Seheri beklemesi
Tabii olaydandır
Ne var ki,
bulut gelmezse
Söz verelim,
Duman almakta
Yolun gidişine çırpınmakta olana;
Dost acı dese de
Kuluna Gül’ü bildirir
Arıyı ele alsan
Verimini görsen
Elbet denilene uyarsın
Kaçanı kovalar
İğnesini gösterir
Ne var ki,
Ondan
olan kuluna
Balını da verir
Kaçma ki,
İğnesine muhatap olmayasın
Dostlukta kızmak yoktur
Dost sadece sever
Dedi ise, sevgisini ispat eder
Hatana ‘Adam sende’ diyenden uzak kaç
Gülün neden dikeni vardır?
Hoyrat
eller yolmasın diye
Allah’ım cümleden razı olsun
Dost olduk, post serdik
GARİB dedik, gönüle uyduk
Her gelenin
halinde
Her kulunun amelinde
Tuzumuz olsun dedik
|
Allah’ım cümleden razı
olsun
Gönlümüz ne hoş oldu bilir misiniz?
Gelenlerin niyetine
Kulunu
ayırmadım
Yanılınmasın,
Benim kabulüm uzaktır denilmesin
Çağırılanın
geldiği bilinsin
HAZRETİ OMAR der ki;
Kulun terazisi olan
Allah’ımın
aşkına düşendir
YM’diyelim.
Kulun terazisi nedir?
Ölçüye vurmak değil
elbet
Kula kulu buldurmak
Hatasını bildirmek
Almayacak kula
Sohbet nasip
olmaz
Güçlük, kolayı bulmaktır
Her yönünü aramadan
Kolay bulunmaz.
Gözün verdiği değil
Vardığı yer kadardır görülen
Olgunluğu bulmak için
Yolunda yürümek gerek
Yorumunu yapmak gerek
Elbet biz ağacı dikeriz
Kökünü sularız
Bakımı kuldandır
Allah’ımın adını
Aşkında arama
Aşkın zaten Allah’ımdır
Sevmeyi
bilmek
Verdiğini görmekledir
Görmek aşk değildir
Önce göreceksin
Seveceksin
Gördüğünü sileceksin
Aşk odur
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|