08 OCAK 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Geldim gelişe
Cemaati kuruşa
Selam cümlenize

Yolumuz ayrı değil
Sözümüz gayrı değil
Neticeye baktıkça
Aynı meydanda buluşuruz
Gelenlerle beraber
Derenlerle beraber
Sebep sözü bağlayanda
Çıkalım düze, gelelim söze

Geceyi örtmek, gücün değil. Kulun gücü.
Gücünün yetmediğini
Sevmeye çalış ki
Yolunu bulasın
Dünya kulun her dileğine uymaz
Kul dünyaya uyarsa huzuru bulur
Geceye örtü koymaya değil
Geceyi gece olduğu için sevmeye çalışın
Konuşmak yersiz denmesin
Gelişim sohbet içindir
Varlığım gönüllerinize eşittir
Yolumuz elele
Gülümüz gönüllerle
Sevgimiz, canlar cananla
Aşka gelmiş kullarız
Adem'den gelmiş dölleriz
Gelenlerle beraberiz
Sen ben değil, biz
Yerde diz, yönde yüz
Yönümüz Allah’ımız
Yanımıza aldığımız yok
Hep geldik, cemaate katıldık
Selam sizlere getirdik, aldık
Sözcüyüm, arada köprüyüm
Köprü bilinir, iki yaka birleştirilir
Bir başı bende
Bir başı GARİB’te bilinir
Akım sorulur
Kuvvetli verilir
Anda alınır, anda gelinir
Arada yok
Olay budur
Anlayana dedim
Gönülden konuştum

Meydan sözü edilsin
Bahçeye girilsin
Yaprak misali
Yapraklı dal olsun
Dökülen kalsın
Yaprak çiçeği gizlemez
Çiçek meyveyi gözlemez
Ham meyveyi kul sevmez
Niye sevmez?
Çünkü tat vermez
Tadını dilersen beklersin
Beklersen sabır ölçünü verirsin
Yediğinin tadını alırsın
Kuş uçar yol geçer
Tavşan kaçar niye?
Tek gayeye,
Tadını aldığını kendi bulsun diye
Misalini sordunuz
Danıştım ALİ’ye

Hz. ALİ dedi;
Ne niyet edersen, o niyete uy
Günden günü say
Değişen ne gündür, ne olay
Mümin kul bilir
Niyet niye edilir?
Allah’ımdan istenir
Verilenle yetinsen
Allah’ım görür desen
Ne üzüntü çekersin
Ne huzuru bozarsın
Olay basit; kul hesaba katılır
Öyle değil böyle olsa der
Kendi de hesabı şaşırır
Yüce’ye bıraksa rahatı bulur
Kul der ki;
Zenginlik güzel
Zenginliği bulan da eksiklenir
Ruhunun zenginlikte olmadığını görür
Aslında huzur;
Ne zenginlikte ne fakirlikte
Ne gençlikte ne yaşlılıkta
Olsa olsa gönüldedir
Onu da kul kendi yaratır, yaşatır
Demeyin,
Kulun yoluna söz etmeyin
Yanlış gider demeyin
Senin gibi o da Allah’ımın kuludur
Allah’ım onu da görür
Sebep yaratır, kurtarır

Kul kuldan üstün değil
Kalem, defter, yazı yeter, söz ister
Merak bizde
Biz dedim sizde
Yol açtık dumansız gönüllerde
Umduğumuz imanı gördük, sevindik
Allah’ım cümlenizden razı olsun

Sözümüz bitmez
Defterler yetmez
Gökyüzü defter olsa
Ağaçlar kalem gelse
Bitmez, aşkımız sönmez
Yandık yaktık
Geldik gittik
Ne yetti, ne bitti
Akıma dayanmaz
Sözü dosta verelim
Eyvallah diyelim
Söz dilendi
Senden dendi
Memnun oldum
Selam dedim döndüm geldim

Suyumuz içilir
Dostlar seçilir
Meclis kurulur
Uygundur dediğin
Sorunu beklerim, aç
 



Geçici merakı neden aldın?
Olayı üstün gördün?
Her kula olur
Gelen de, veren de
Allah’ımdan yumuşak yol bulur
Geçeceği danışıldı, öğrenildi
Meraka yer yok
Bağlantı kurmak
Dost gönlünü üzmek
Hastalık neticelendi
Merakı atalım
Gönülde yer yok meraka
Sadece sevgi doludur
Yoncayı niye seversiniz?
Uğur sayarsınız
Suyu niye seversiniz?
Hayat ararsınız
Sevgide ayrılık yoktur
Her sevilen sevilir
Allah’ımdandır denir
Geçeni unut, gelendir umut
Güzel gün beklersin
Gece gündüz beklenir
Gündüzde geceye hazırlanır
Ne var ki,
Gündüzü beklediğin gibi
Geceyi beklemezsin
Olayı beğenmezsen
Hayırsız dersin
Hayırsız dediğin olay
Bil ki hayıra açılan kapıdır
Daha ağır gelecek şerri örter
Usandım demeyin
Şikâyetçi olmayın
Şikâyet kulu daha kötüye götürür

Asmayı budarsan bol meyve verir
Kökünü beslersen meyveyi oldurur
Aymayı bilen kul da
Bakımlı asmaya benzer
Dostumuza dedim
Bakımı güzel, meyvesi bol
Üzümü ermiş, şarabı olmuş
Doldurur, sunar
Sözümü bilir, gönüle doldurur
Doldurur verir, ne mutlu
Yalnız almak yetmez
Sunmak da gerek
Ne var ki,
Sunduğunu bilmek gerek
Bilen alır, gönülle güler
Allah’ım güldürsün
Adem’e kavuştursun, Amin
Sözümü vereyim
Dostu dinleyim
Kenara çekileyim
Gideyim demem
Aranızdayım, varlığınıza eşit
Dinlemek de güzel
Yumuşak yol diler
Sözü dosta verelim
Eyvallah diyelim

Aydın gönül yol diler
Kola girmiş yen diler
Benden almış
Sen mi? der
Bende ben değil
Bütün kâinat mevcut
Nedir? dersen
Gönül bu, açtınmı kâinatı kaplar
Kapalı gönül yumrukta saklanır
Sevgi gönülde oldukça
Kâinatı içinde bil
Onun için sende mi, bende mi? deme
Kâinatı içinde ara
Aradığını bulursun
Gözün açık görürsün
Dediğim bilindi
Gönülde aşkı arandı
Aranan bulundu
Söz sana verildi, Dost

Yaprak olsun dökülmeyen
Çiçek olsun atılmayan
Aşık olsun sönmeyen
Ateş olsun yakılmayan
Yanılmayın, yanan ateş yakmak istemez
Allah’ımın verdiği izin kadardır
Daha önce dedim
Kulun niyetine değil
Diyetine göre Allah’ım verir
Kulun isteği geceye örtü koymak
Amma elden ne gelir?
Gece örtülmez
Dilesin, verecek ALLAH’ımdır
MEVLÂNA sözcü
GARİB yazıcı
Yumağımız hep bir sarılır
Dedim arayan kul bulur
Şifa nasibi olan alır
Kula de ki;
Nasibi olan alır
Olmayanı üzüntü etmesin
Vazife desin yapsın
Umudunu atmasın
Arayan bulur, unutmasın
Kâinatı gönülde arasın
Öyle vazifem desin
Kâinatı içinde aramak nedir? diyene
Deyim; Sonsuz sevgi
Kalem de bitti, söz de yetti
Söz bitmez, yetti dedim
Yorgunluk yok, merak edilmesin
Dostun yanına gelen düşündü
Yorgunluk dedi, asla
Dostun yanında
Ayağından başına
Gözünden kaşına yol alınır
Yorgunluk silinir
Dost, dediğimi bilir
Gecemiz, dostun güzelliği ile süslenir
Elden değil akımdandır
Üstünlük, akımın çokluğudur
Dost, dediğimi bilir

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah