09 ŞUBAT 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hazır olmuşsa
Güzellik görülmüşse
İyi kötüden ayrılmışsa
Teferruat söz edilmez
Dede doğru der, tasdik eder
Ne var ki,
Defter kapananda
Perde inende
Söz orada kalır
Gerçi denen teferruatta söylenendir
Gönülle ilgili değil
Ne var ki yaşantıya tesir eder
Kulun huzurunu bozar
Sözü söze katmamalı
Hatuna taş atmamalı
Başa vurup kakmamalı
Dediğim;
Ne ayırmak ne kayırmak
Kaide budur
Olayın içine hatun girer
İnceliğine öyle erer
Sunduğum, dünya gözüm ile değil
Taraf tuttun dedin. Asla!
Erkeğin görüşü, planın haricinden
Hatunun görüşü, içinde oluşundan
Onun için dedim;
Olaylar seslenmesin
Çirkinlik süslenmesin
Günde belki hoş gelir
Süslenen çiçekler solanda
Ortaya çıkar sizleri yerindirir
Asmayı düşünün
Yaprağı dökülende
Dalı çıplak kalanda
Yozlaşmış görülür
Budanır, şekil verilir
Mevsime hazırlanır

Şüpheniz olmasın
Duanız boş değil
Belki olan hoş değil
Düzenini bulacak
Yörüngeye girecek
Daireyi şaşırdı
Dolaşacak, güdülecek. Karışılmasın
Yön vermeyecek olan söz etmesin
Adaletten çıkılmaz
Haksız olan yapılmaz
Hak edilen, niyetine uyandır
Hz. OMAR der ki;
Adaleti içinde duyan
Adam sende demeyene
Hak korumaya kalkma
Kalkarsan;
Hem sen, hem o zararlı çıkarsınız
Adaleti içinde duyan
Adam sende diyemez
Hak nerede korunur bilir misiniz?
Adam sende diyene
Kendi sandığını koruyana
Suyun akışından ibret alıp
Yavrulara yön vermeye çalışana değil
Kimden kimi alırsın?
Kime kimi korursun?

Analık, doğurmakta değil
Yönünü vermektedir
Ananın hası
Sevenle dövenle ayrılmaz
Kendinden verebilenle ayrılır
Kendinde bunu bulabilen
Kuldan aferin beklemesin
Vicdanına yük olmadığına sevinsin
Sevincin büyük olmasın
Verebileceğim benden üstün dersin
Amade oluşuna sevinirsin
Elbet sevin
Yükünü gün gün hafifletirsin

Ağaçta ne kadar meyve varsa
Hepsi ele gelen dalda mıdır?
Yumağına göre;
Kimi elde, kimi yüce daldadır
Bekle olsun, ele gelsin
Ne taşlamaya gelir, ne haşlamaya
Ham meyveyi haşlarsan, tatsız olur
Olacak yolu, yuvanın dişi kuşu verecek
Elden gelmez, dilden düşmez deme
Başkasını suçlama
Suç, suçlunundur
Ne işletenin, ne dişletenin
Suçun işlenmesi, zemine uymasıdır
Neden her bitki her toprağa ekilmez?
Zemine uymaz da onun için
Denmesin, ‘Allah’ım öyle yaratmış’
Toprağı da yarattı ama
Kul yarattığı gibi bırakmadı
Su yolunu çevirdi
Tarlasını suladı
Ekime hazırladı
Kul için de öyledir. Yanılmayın
Elbet tarlanı deniz suyu ile sularsan
Ekimden ne beklersin?
 



Dedemiz darıldı demeyin
Yolumuz, dargınlık kırgınlık yolu değil
İnşaat gördük
Duvarına yardımcı olduk
Taş koyduk ördük. Yaptığımız bu
Eğer kula zor gelirse
Yaptığımızdan çekiliriz
Gelişten değil nasihatten
Adaletin olduğu yerde
Suç hoş görülmez. Neden?
Yol münasip de ondan
Ayağına güvenen yol yürür
Kendine güvenen evlat büyütür
Yalnız, evlat büyütmenin kaidesi
Hatasında dövmek değil
Hatayı işlemesinin sebebini çözmektir
Sen ne yaptın?
Çözdün mü?
Evladını dövdün mü? derseniz
Ne çözdüm, ne dövdüm
Tarlasını hazırladım
Yol münasip dedim
Ağacını budadım
Amma ahlat çıktı
Kendine aşı almadı
Verdiğim aşıyı tutmadı
Kendi kaderini çizdi
Yapısı değil kapısı

Ağaya dediğim
Yolunu verdiğim günden
Geldiğimiz güne baktım
Ne yollardan geçmişiz
Ne suları içmişiz
Merdiveni çıkmışız
Düzlüğe varmışız
Neden hala şüpheli?
Vardım mı?
Varacak mıyım? der
Allah’ım sanma geri gönderir
Kul vardığı yerden dönmez
Dönüş olmaz, dönecek kul çıkmaz
Sözüm, günde huzur alman içindir
Ahireti bulman için değil

Namınız adınızla söylenir
Cümlemiz Yuva’nıza gelinir
Ne yolumuz kalır
Ne gönüllerimiz çürür
Sepete at sözümü
An sadece özümü
Çam ağacı dökülmez
Yeşilliği bozulmaz
Manisi nedir?
Bir ufacık tırtıldır
Güzelliği bozulur mu?
Kökü hiç sarsılır mı?
Yaprağı dökülür mü?
Tırtılı atarsan
Dertten kurtulursun. Huzursuzluğunuzu.
O kadar yersiz ki.

MEVLÂNA olmadan geldim
MEVLÂNA oldum
Der misin hep huzura vardım?
Ben de fani idim
Kuldan derdi deştim
Gördüm ki, her kulda olandır
Yolu olan, huzura varandır
Ben de o yola düştüm
Geçtim köprüyü
Açtım kapıyı
Örttüm eskiyi
Ağanın gönlüne uyan gibi oldu
MEVLÂNA yolunu buldu
Ağaya uyan gibi nedir? derseniz
Dünyaya dalmadan
Olduğu, bulduğu zamandır
Ama o zamanı kendi de bilmez

ALLAH’a ısmarladık.

Kul dünyayı silebilirse
Varmaya hazır olur
Anda gelir, bulur döner
Kendi de bilmez
Her kul gelir
Ne var ki,
Geldiği yer bir değildir
Evet, mertebesi onundur
Geldiği yerde bulur
Aydın olanı söyledim
Aramızda olduğunu bildirdim
Kamanın batışında kan kimden akar?
Kime batarsa ondan
Günah da sevap da işleyenindir
Adamalı ödemeli
YM. yumağı sarmalı


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah