|
MEVLÂNA’yım ben!
Münadi olmayandan
Selamın bilmeyenden
Görgü alamazsın
Güzelliği kendin görürsün
Yaratanı kendin bilirsin
Verdiğine yine kendin şükredersin
Ne münadinin sesi sana bildirir
Ne kainatta olan sana gösterir
Gören göz bende olsun
Gelen söz bende kalsın de, duacı ol
Vermeyi bilirsin
Yolunda yürürsün
Beklediğim olsa dersin
Olacaktan kaçacak yoktur
Kaçacağı tutacak çoktur
Olmuyor dersin
Sabırda murad edersin
Elbet sabır selamettir
Her olay Yüce’den keramettir
Satıhta açılan
Kutupta düğümlenir
Her konulan yerde
Kandil yanar
OSMAN der ki;
Esmeyen rüzgar
Yaprağa yol vermez
Yola gidecek yaprak
Rüzgarı beklemez
Günü gelen yaprağı
Dal kendine eklemez
Saz çalana şarkı söyle dersen
Ney mi üfleyim?
Söz mü edeyim? der
Üflediğim ney O’ndan
Dediğim söz benden
Elbet O’ndan olan sözü derim
Ne var ki
Mantığına uyanı derim
Ney üflesem YM
Asmayı kuma mı diksen verir, dağa mı?
Oymayı yerinde işledin
Vereceğin eli bildin
Koyacağın başı sıvadın
Sıvadığın kulu hoşnut ettin
Allah’ım razı olsun
Mevlâna’yım!..
(?) Sana
Olmayana
Müşteri gelmeyene
Sevgini paylaştığın
Kaybını halleştiğin
Gönlünü hoş ettiğin kulunu derim
Gelecek, Allah’ım razı olsun diyecek
Bilmeden yaptı
Gönlünü hoş etti
Cümlemizi hoşnut etti
Güzellik özellikte de olsa
Bekleyiş hepsinden güzeldir
Bilmeyerek işlenen sevabın büyüklüğü
Bilerek işlenen sevaptan yüz defa büyüktür
(?) Sen dedim ya
Mest oldum dediğin anda sildiğin yazı
Seni bir mertebeye öteye götürür
(?) Elbet var
Vermediğin yazıdan
Sorumlu arama
Görmediğin olayda
Göreni yalanlama
|
Oynadığın değirmenin suyu açılır
Şüpheye düşme
Olay olmayacak gibi dönse de
Şaşma
Görgü sorguyu değiştirmez
Meyveyi tepsiye koyan
Kendine saklamaz
Ortaya sunulacak
Herkes hakkını alacak
Daha önce çok verdim
Haberi kuşun kanadında dedim
Kuşun kanadında dendi
Halbuki haberi geç geldi dedin
Allah’ım her olayı düzene koyar
Ne var ki kulun sabrı ile
Allah’ımın sabrı bir değildir
Geçlik güçlüğü yener
Olay düzene döner
Suyun akışı
Yukarıdan aşağıya iner
Varsın aktığı yerde olsun
Bize gelen yeter
Cümlenin dileğine uyan
Allah’ımın ol dediğidir
Kulun niyazına düşen
Allah’ımın bul dediğidir
Sebep sorulmasın
Kaygu edilmesin
Yolum var mı? dersen
Gönlün dar mı? derim
Uslu mu olsun? dersin
Yaşıtlarında ne görürsün?
Yerinde kalsın deme
Kalırsa ne olur diye düşünme
Yumuşak olunuz
Yolunca gidiniz
Veriniz dediğimde
Dönüşe uymayı
Renksiz buldunuz
Her olay yerli yerindedir
Hata ne sende ne ondadır
Ne de yazandadır
Onu ikna etmek
Ne senin ne benim elimdedir
İkna, Allah’ımın yazdığındadır
O zaman falcı oluruz
Hakk’ın yolundan çıkarız
Güne uyan
Gününü bilenin
Yumuşak dil beklediği bilinir
Yerini bulur
Dileğine uyar
Seni hoşnut eder
Kayguya düşme
Allah’ım O’na yönelen kulunu
Üzüntüye vermez
Kayguda bırakmaz
Allah’ıma emanet olasınız
Gününün yakın olmasını dilediniz
Göresiniz
Olacak bilesiniz
Allah’a ısmarladık
Gitmem... gönüllerinizdeyim
Dilediğin an benimle konuşursun
Cevabını tez alırsın
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|