10 KASIM 1974


Göçtüğünün yıldönümünde hayır ve nur götürdüğü ülkesinde; sevgisizliğin, inançsızlığın, güvensizliğin, birlik be beraberlik olma yerine bölük pörçük bir dağılma halinde bulunmanın hem sebepleri, hem de çareleri hakkında Yüce ATATÜRK’ün lütuf ve irşatlarını istirham edeceğiz. Bu istirhamımıza MEVLÂNA Hazretleri’nin delalet buyurması niyazımızdır.

MEVLÂNA’yım ben!

Yerimiz gönüllerde
Yolumuz hep sizlerde
Geldik gelenlere
Verdik soranlara
Anılanın sözünde
Kim oturdu dizinde?
Nasıl gitti izinde?
Ne görüldü özünde?
Öz oldu verdi
Sinesini toprağı için gerdi
Gününde serap gördü
Yanılma yok
Dileği serap oldu
Yenmeyi bildi
Yenileni sevdi
Elele verdi
Gönüller onun ile doldu
Ne var ki
Gönlü ile bir olanda

Günün olayları
Yarına ışık verir
Unutulmasın
Her sevimsiz görünen olay
Sevilene kapıdır
Hoşnut olunan düzeyde
Yürüyüş durur
Yerinde kalmak
Bağımsızlığa yol açar
Neden? derseniz
Her açılan yol
Kurtuluşa mı dersiniz
Kuyuya gideni
Nasıl görürsünüz?
Olumsuzluk duruştadır
Verim yürüyüşte
Denge bozuldu denir
Düzeni kuracak aranır
Düzeni bozan
Yozanı bulur
Teraziye her ikisi oturur
Tartan düzeni bulandır
Kaygıya yer verilmesin
Suyun yüzeyinde
Yolun düzeyinde görünen
Kurmayı deneyen değildir
Sadece düzeni bozan denilir
Ne var ki
Öyle oldukta dahi
Yargı sorguya düşendedir

Yerinde olmasa
Ser'inde bulsun
Dilenen kulu
Sohbete gelsin dedi
Sözü MUSTAFA aldı:

Dağdan yola düz indim
Dölden döle söz aldım
Kul dilinde koz oldum
Kimi kılıç etti hedefi tuttu
Kimi kama dedi ikiye attı
Kimi adıma kurban adadı
Her adımı anan da
Sohbete mihenk aldı
Ne var olan bilindi
Ne olsun denende yüründü
Yerine gelse dendi
Adıma denk arandı
Adımda değil
Olay andımdan oldu
Sırtım Allah’a dayandı
 



Gönüller öyle ansın
Hak yolunun yolcusu beklensin
Sırtını Allah’a dayamayan
Duvarını sağlam öremez
Örse de göremez
Görse de veremez
Aydın günü bekleriz diyenlere sözüm;
Seyrine yer değil yön verelim
Sevgi ile asi olanı da saralım
Aradığını bilelim
Saygıyı her nefeste verelim
Her nefes alana bölelim

Her nefes alandan maksat;
Zengin fakir
Genç ihtiyar
İyi hasta
Yerde yolda
Aşağıda yukarıda
Elde ayakta
Ne var ise
Her yaratılan
Sevgiye saygıya layıktır
Var yok bilmeyen
Yokuşa ayak vermeyen
Yorumda yargıya uymayan
Sevilir mi, sayılır mı? derseniz
Sen sevmeye saymaya çalış
Göreceksin olumunda bulacaksın
Onda mı? derseniz
Kendinde

Selam olsun
Yerim niyetinizce dolsun
Andım görgünüze kalsın
Serap denen hakikate uysun
Günden güne gönüller buluşsun
Vuranın yerine
Oturan gelsin
Olumunda cümleniz
Hoşnut kalsın dedi
MUSTAFA (ATATÜRK) yürüdü

Kervan kurulmuş
Düzen görülmüş
Yelde arayan
Yolda kavuşmuş dedi
MUSTAFA (ATATÜRK)
Derman diyene
Selamını bıraktı

Kumun elendiği
Bebeğin belendiği bilinsin
Doğuş selamettir
Doğan keramet
Doğuran salim
Doğurtan selim
Denmesin ne olur halim
Gerçek doğar
Güneş yerden mi alır?
Yere mi verir?
Alandansınız yeniyi bilin
Görendensiniz eskiye uyun
Olmaz diyene de ki;
Tarihe dön
Tarih verir millete yön

Allah’ıma emanet olunuz
Tez deneni görünüz
Allah’ıma anıldığı yerin güzelliğini
Söylemeye elbet gerek yok
Sen bil yeter

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah