|
MEVLÂNA’yım ben!
Yufkayı ele alsan
Yerini bildim desen
Bildiğin ne kadardır?
Hazır olan ele gelen
Söze katılmış
Saz ile örülmüş türküye benzer
Türküyü derleyen kim?
Derleyip dağıtan kim?
Dağıtıp öğüten kim?
Cümlenize selam olsun
Gelen bulsun
Giden olsun
Yolumuz denildiğince değil
Umulduğunca açılsın
Nasıl? denir
Denilen sınırlıdır
Umulan sonsuz
Dilde hal denir
Gönülde ağaç yeşerir
Toprak, bir avuç alsan da topraktır
Gönlünü çöle salsan da gene topraktır
Ne var ki bir avuç toprak buldurur
Çöle götürür
Çullar giyenedir
Somun yiyene
Baktın mı giyene?
Sordun mu yiyene?
Yerini bilen ise
Gününü gören ise
Eyvallah der
Olanı olmayanı vermez
Niyetini sorana sermez
Ayağım götürdü mü?
Yanılıp saptırdı mı? dersen
Nefsini korumuş
Hatayı ayağına adamış olursun
Olumsuzluk, olumsuzluktan çıkarılmaz
Yersiz söz
Yerli sükutu aratır
Güneş günü gelene
Buğday başak verene kadar
Yöresine dağıtır
Günü gelende buğdayı sarartır
Neden daha önce sararmaz?
Ağaç yaprağını dökmez?
Başağı sarartan güneş
Niye yaprağı sarartmaz?
Yerini bilene dedik
Sözü YUNUS’uma verdik:
El eli bulsa
Gül bülbülü bilse
Ne el ele ağlar
Ne bülbül güle gönül bağlar
Çevreyi arasana
Çehrede güzeli bulsana
Dil dediyse
Gönlünü yoklasana
Cam candan almaz
Can ceme uymaz
Söz ile bilinmez
Her gelen Allah der gelir
Allah der gider
Uyan, gelişten gidişe kadar
Dediğine dendiği gibi baksa
Gölgesine çıra yakmaz
|
Gedik kapalı duvar için açılır
Sen kapıyı ara
Ayağım yerden kesilse diyen
Kendine kanat dileyendir
Kendine kanat dileyen
Her var olanı
En güzel diye bilmeli dedi
YUNUS’um cümleyi selamladı
Ced adı ile andırır
Ceht aşkına düşürür
Aşkım büyük diyen
Ölçüyü nerde bulur?
Aşkını bilen var mı?
Yolunu aldıysa
Kendini sildiyse
Aşığım diyen
Aşkına sınır koyandır
Aşkın sınırı yoktur
Sonsuzu bulabilir misin?
Mevlâna’yım!..
Sohbetin sözünü sözcüye verdim
(Dr.F.B. zevk ettikleri üzerinde açıklama yapar)
Olacağın gününü bilenden olsan
Veli mi denirsin?
Selim olan
Seyrine köşeden bakandır
Kerim olan
Köşeden bakanı görendir
Selim olalım
Görene kendimizi tevekkülle bırakalım
Sohbetin güzelliği
Selamete gidişe yol açtığındandır
Yeniyi seçenin
Eskiyi attığından
Söze söz kattığından
Sohbetin günü asla geçmez
Aslında günü kulu seçmez
Sadece seçene uyar
Uymayana niyaz eder
Güzellik oradadır
Bilenin uymadığı
Bilmediğini gösterir
Bilmek, bilirim demek değildir
Yerimiz değil gönlümüz açıktır
Daha önce dedim
Masal gerekmez
Somunu verdim
Tarlaya buğday attım dersiniz
Yeşeri beklemezsiniz
Toprak çorak ise
Akımı bekleyin
Her olay olanak içindir
Erozyon dahi
Toprağın değişmesine hizmettedir
Elbet toprağın değişmesi
Kulun gücünde değil
Aymayı bilenden olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|