22 AĞUSTOS 1975


(Berat Kandili)

MEVLÂNA’yım ben!

Günümüz aydın, gönlümüz açık
Görgümüz sonsuz olsun
Cümlede aldığı kalsın
Aldığı ile gelsin
Yeni gelenden
Eski alandan
Allah' ım razı olsun

Saçının her telinde O’nu bilen
Kendini görendir
Meydan her yola çıkanın
Allah' ım sana diyenindir
Yol dileyenin
Hak sofrası yiyenindir
Bana da mı? diyen yanılır
Kainat cümle ile kaimdir
Seni ayırmayanı sen ayırma
Gel dedi isem
Benden mi? diye sorulmasın
Gel denen O’ndandır

Nuru denir, nerden alınır
Perde açılır, oluşum sorulur
Varışım aranır, buluşum tartışılır
Neden?
Beklenenden
Beklenen ne?
Sendenim denmesi mi?
Ne senden ne benden
Varlığım cümleden, cümle ile

Suyun aktığı yerde
Tartışma bol olur
Ne var ki
Ne su eksilir, ne alan kalır
Gelsin, görsün, bilsin
Kim olursa olsun. Eyvallah

Sarının sarmaşığı
Mavinin karmaşığı tartışılır mı?
Almazsam denmesin
Her kul kendinde bulsun
O’ndan bilsin
Geçemediğin köprü yolun değildir, gel
El ile gül senin yolundur bil

Gönlün ayırmaz
Sohbetsiz sofra doyurmaz
Gelenden olsam
Sorandan bulsam
Sevenden bilsen
Adımı anar mıydın?
Yoluma düşer miydin? dedi
HACI BEKTAŞ söze girdi:

Sağ ile solu ayırma
Eli ele kayırma
Sağın yıktığını sol tamir eder
El elden her an bekler dedi
Sözü YUNUS’uma verdi:

Soğuk suda arınmaz
Cemiyette kul yerinmez
Az verenden yerinmez
Yolumuz budur kaçılmaz dedi
YUNUS’um sözü
EYYUB’a verdi:

Solan yaprak dökülür
Konuya hayret diye bakılır
Günümüz gerçeğe dönüş günüdür
Vazife alan yürür
Yürüyen nerde? Nereye? deme
Gayesi hep birdir
Elmayı dörde bölsen
Dörtten birini alsan
Öbürü haram mıdır?
Olumsuzluk;
Biri dörde bölmek
Birini alıp üçünü inkar etmek
Olay budur
Cümlemizin yolu
MUHAMMED yoludur
EBUBEKİR, OSMAN, ALİ, OMAR
O’nun dörde bölünmüşüdür
Birini alsak
Öbürlerini inkar haktan mıdır?
Hakk’ın yolundan mıdır?
O bizim, biz O’ndan

Gönüller dolusu
Selam ile geldim dedi
Sevgiliden selam getirdi
Geldim selam ile
Yazdım kalem ile
ALİ’yim:
 



Yeniyi eskiyi bildik
Cümleyi bir aldık diyenden
Allah' ım razı olsun
Sevaplar teraziyi
Ağıra kaldırsın
Dağ yolunu aşanın
Dar geçitten koşanın
Allah' ım yardımcısı olsun
Cümlesi andılar
Anılandan olsunlar
Tevhid dillerinde
O’nu bulsunlar
Dolsunlar dolsunlar
Aşk ile dolsunlar dedi
ALİ yürüdü

Çöl geçilir yol açılır
Serpilen ekin elbet biçilir dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Uzandık yolunuza
Dayandık kolunuza
Dane döküldü ise
Toplayalım yenimize
Elde kalan yetişir
Yerde kalan katışır
Toprak ile halleşir
Meyve ile dölleşir
Kulu ile birleşir
Döner durur, gider gelir
Ne eksilen görülür
Ne atılan savrulur
Sanma yanan kavrulur
Ben gibi köle olur
Kulu ömründe bulur
Bildiğim bulduğum dediği an
Ne kölelik ne kulluk olur
Ekin misali
Onunla hemhal olur dedi yürüdü

Gördüğün, şahit olduğundur
İnkarı olamaz
Duyduğun, söze gelendir
Geçer
Duymadım dediğin an
Siler
Günün yorumuna
YAHYA EFENDİ girer:

Günün niyazı
Defteri dürer mi?
Yılın hesabına
Aklın erer mi? desem
Soruya versem

OMAR der ki;
Bir sevap bin günahı götürür
Kulu aydın getirir
Niyazımız özden ise
Bin yılı dahi ayırır
Cümle kulunu kayırır
Rahmeti adındandır
Rahmandır
Rahimdir
Zengini bilir fakiri bulur
Cümlesinden alır
Kendini her hal ile andırır
Elbet niyazımız
Defterimizi paklar
Allah' ımın adını anan cümleden
Allah' ım razı olsun
Geldim, gördüm
Duydum, aldım, verdim
Eyvallah diyelim
Selamet dileyelim dedi
YAHYA EFENDİ yürüdü

Gölge bedene eş midir?
Kuşku kula düş müdür?
Niyete uymayan kula taş mıdır?
Olacağını bilen
Ne taştan ne düşten
Ne gölgeden sakınır
Olumsuzluk olana yol örtenindir
Asmayı üzüm vermez diye keselim mi?
Suyunu bol verdin mi?
Toprağını aktardın mı?
Verse vermese kaygu değildir

ALLAH' ıma emanet olunuz
Dördü birde bulunuz
O’nun ile geliniz
O’na beraber dönünüz


ALLAH' a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah