18 NİSAN 1975


MEVLÂNA’yım ben!

Yumuşak yolu bildik
Cümlesine niyaz ettik
Yokuşu düze kattık
Dünyayı pula sattık dedi
YUNUS’um sözden sözü aldı:

Almayı bilmeyeni
Olmaktan duymayanı
Vermeyi dilemeyeni
Yola verir misin? denir
Denilende
Sözün bizden sorulduğu sanılır
Senden benden değil
Verilen elbet O’ndan
Sen beni bildin
Ben seni buldum
Umulduğu gibi değil
Yazıldığı gibi dedi
YUNUS’um yürüdü

Kapıya gelenin sözüne ne denir?
Eyvallah
Komutan sözünü erata verir
Erat verileni gösterir
Varlığı silemezsin
Çokluğu bölemezsin
Yazılandan önce ölemezsin
Gelenin niyetine verelim
Soranın sorgusunda duralım

(Soru: Öbür aleme intikal etmiş ve yaşamlarını orada sürdürmekte olan bedensiz varlıklar, acaba dünyada bıraktıkları sevdikleri ve yakınlarıyla ilgilerini devam ettiriyorlar mı? Yani bizim dünya hayatımızla alakalanıp, gerektiğinde bize yardım ellerini uzatıyorlar mı?)

Burada değil miyiz?
Sevenin sevdiğini araması dünya halidir
Göçtükte sevgi şumullenir
Teklikte kalmaz
Daha önce verdim
Tekliği bölemezsin

(Soru sahibi ikinci sorusunun da cevabını aldığını, üçüncü soruyu sunacağını söyler. Sorulmayan ikinci Soru: Bir tebliğinizde aynen ‘Ruhun bedenden irtibatı kesildiği an, etrafı kalabalık olur. Nasıl ki bir gemi limana yanaştığı zaman meraklı çok olur.’ diye buyurmuştunuz. Acaba göçümüzden sonra bir an için etrafımızı kuşatan bu kalabalık arasında, bizden önce öte aleme intikal etmiş sevdiklerimiz de bulunacaklar mı? Yani daha açık bir deyimle, bu dünyada aralarında sevgi ve gönül bağlantısı kurulmuş ruhlar için, öte alemde buluşma mukadder midir?
Üçüncü soru: İrşat celseleri sırasında, yüce varlığınızın dışında bizlerle lütfen temasa geçen bedensiz varlıklar, hep İslâmiyet’in tanınmış kişilerinin ruhları oluyor. Öte alemde bir inanç birliği veya ayrılığı söz konusu olamayacağına ve Allah’ımın O’na dönük her kulu sevgili olduğuna göre, neden diğer bir din mensubunun veya kitabi dinler öncesinde, dünyamızdan gelip geçmiş kâmil kişilerin ruhaniyetleriyle temasa geçemiyoruz.)


OMAR der ki;
Gönülsüzlük zenginliğe
Gönüllülük enginliğe götürür
Her meyve erdikte yenilir
Ermeyene turfanda denilirse de
Tadı ancak erdiktedir
Sözü edilen
Kainatta erdiği bilinen
Adları duyulmamış olsa dahi
Vergisinden eksilmeyen uluların
Geçende vereni ile güne geleni
Yargısız söz alır
Ne demek? dendi
Günün yöntemi
Gelenin vergisine dolaylıdır
Asla yargıya yer vermez
Hummalı gününde gelen
Huzur verendir
Savaş gününde gelen
Kuvvetine dayanandır
Gelen günün yöntemine uyandır
Çünkü bilen, Yazan'dır

(Dördüncü Soru: Büyü nedir? Büyü bir güç müdür? Eğer büyü bir gerçekse, gücünü nerden almaktadır ve bu güç hayra yönelik midir?)

Oymayı oyan mı ,duvarı ören mi
Değerini buldurur?
ALİ der ki; Dengeyi bozan
Dengeyi bozan
Adına yazan değildir
Dengeyi bozan
Niyetini yargı ile süzendir
Yargıya düşmezsen
Olandan ne kulu
Ne yolu sorumlu tutmazsın
Sorunun cevabı daha önce verildi
Vakit gelmeden ölmezsin denildi
 



Dördün cevabını
Dört ile verdik,
Dört satırda dürdük
Koyun ile kuzuda
Ne aradık kazıda
Sorgu dedik durduk yazıda
Bellekte olmazsa küllükte ara
Küllükte bulmazsan yolunu tara

Geçtiğim her yolda
O’nu sordum
Sorduğum her kulda
O’nu gördüm dedi
YUNUS’um söz aldı:

Kaadir olan O’dur
Kader ben
Bindiğim attan düşersem
Benden mi?
Kaadir olanın beni gördüğünden mi?
Asmaya tutunsana dediler
Beni korumaya çalıştılar
Neden dedim?
Kimden? diye sordum
Kozunu oynama
Yazını düzene koymaya çalışma
O zaten düzeninde
Kalemi Yazan’ında
Kemerini yerine koymazsan
Şikayetçi olursun
Köprü denilir ahiretten sorulur
Geçmenin güçlüğünden korkulur
Seni geçirecek köprü sevgindir
Kime? denilir
Sevginin, şekilde,renkte,olumda tarifi yoktur
Hata aramadıkça
Sevgin çoğalır dedi
YUNUS’um sözü verdi

Kuşun uçumunda
Rüzgarın esimini bulamazsın
Yerine varsın
Yumuşak olsun denilir
Cümlede gönüller
Kuş uçumuna misal alınır
Elbet
Yel gibi esme yıkarsın
Sel gibi akma takarsın
Gidenin arkasından bakarsın

ALLAH' ıma emanet olunuz
Gidenden bulduğunu alınız


ALLAH' a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah


(Resim verilir)

Almayı dileyenin,
Gönülden Allah’ım diyenin
Yorumuna vardığı
Yargıda hataya düştüğü görülür
Geldim, gördüm, verdim dedi
Dilenen resmini çizdi

Allah’ıma emanet olunuz
Harmanı, harmancının biliniz
Savururum diyenden değil
Harmanda olandan yoruma varınız dedi
Dileyene somunu verdi
Yumuşak yolu alanın
Kaygusu silinir
Sanılmasın harman
Üfürme ile bölünür