19 NİSAN 1975


MEVLÂNA’yım ben!

Kuşaktan yerini alan
Alandan kendini soran
Zehirden yolu bilen
Batın ile gönlüne
Hakikat aynası tutan
Gelenden mi kalandan mı olur?

Aşmazsak köprüyü
Verenden bilmeyiz
Gerçeğin olumunda kendini gör
Açmayı dilediğin her kapıda
Pir’ini sor
Nerden geldim?
Nasıl aldım?
Nerde buldum? de
(Kim için?)
Oymayı bilene
Nay ile gelene (Neyzen S.)

Sorumsuz olana sorarsan
Cevabın kuyu misali gelir
Nayı eline aldı isen
Gördüğünde kaldı isen
Sorgu niye?
Allah'ım verendendir
Kulu kendini bilendendir
Allah' ımı bilmek için
Çiçeği böceği görmek gerekmez
Çölde olan öyle oldukta bilmez
Yer ile gök var ise
Kendine bak yeter
Allah' ım her yerde

Oyun bizden değil
Soyun özden değil
Önce giyin, birer daha giyin
Sonunda ;
Kendiliğinden soyunduğunu göreceksin
Sözümüz açık
Oyun nedir? dendi
Oyun;
Yolunda olanın ayağına geldiğidir
Oyun;
Kulun kendini bildim dediği ile oyalandığıdır
Gerçek nedir? denilir
ALİ der ki;
Gerçek ;
İnandığındır
Var olanı bildiğindir
Gönlüne aldığındır
Giydiğim nedir? dersen; okuduğundur
Ayak götürür iznini alırsa
Gönlün götürür aşka düşürürse

Sahibim dediğin
Ne canındır ne kanın
Unutma kainata yazıldı
Bozulmaz kanun
Elbet geleceksin
Geldikte güleceksin
Çünkü aslını bulacaksın
Bilinen denmesin umulandır
Unutulmasın;
Gelmeden bilinmez
Gelen dönmez

Genişlik nerde? denir
Ne eninde ne boyunda
Alanına ölçü bulmaz
Tavanına direk vurmaz
Dünya ölçüsü yerinde kalmaz
Nasıl olsa nerden bilse denir
Alemin varlığı
Gönül boyutunda kalmaz
Ne demek? dendi
Kul gönlüne ölçü vurur
Var olanı sevgisi ile alır
Kulun kendince gönül boyutudur
Aslında ölçü dünya halidir
Ne sevabın harabı olur
Ne günahın serabı
Sadece dünyada
Huzura ölçü vurulur
Günah işleyen ile işlemeyen kulun
Huzuru elbet bir olmaz
Neyin ölçüsünü alalım?
Kimden soralım? denir
Kur’an’da yazılan
Kulunun kanunudur
Bilmeyen denmesin
Komşuna sorsan
Bir kelime alsan
Olumuna sevap katarsın
 



Gül ile bülbülün aşkına
Düşme kainatta şaşkına dedi
YUNUS’um söze girdi:

Yağ ile aldığın
Zeytin diye bildiğin
Senin benim cümlenin
Havadaki kuşların yediğidir dersem
Yemeyenden sormazsın
Ne var ki;
Tuzsuz da olmazsın
Aşacağım diyenin
Aşmaması varit değildir
Allah' ım gönlüne koymazsa
Murat değildir. Eyvallah

Cumanın özelliği
Kulunun güzelliğindendir
Nasıl dendi?
Cümle kulu cumada denendi
Elbet her günün değeri
Yaratan’dandır
Ne var ki;
Cumayı kulu bezetir
Amir olan O’dur
Her olay emrinde
Kulunun yazılan ömründe
Kahır nedir? dendi
Muradım dediğin, olumsuz bulduğundur
Yazan O oldukta
Olumsuzluk sendendir
Öyle oldukta kahır
O’ndan değil sendendir
Ölüm kahır değil midir? dersen
Doğdum yaşıyorum öleceğim dedikte
Gelişi dönüşü bildikte
Kahır senden olmaz mı?
Aldatan yok

Deniz boyu gidelim
Sahilde YUNUS’u bulalım dersen
Gider gider bulamazsın
Sorar sorar alamazsın
Gönlünü yokla
Gördüğün YUNUS’mudur?
Değil dersen yanılmış olursun

MEVLÂNA’yım ben!

Alamadığın sorgunda
Olumsuzluk vardır
Mesnevi kainat için dardır
Dolu ile boşu
Yan yana koyarsan anlarsın
Dolu taşar boş düşer
Namert olan merti destek bilmez
Çünkü hakikate uymaz
Açılmayan şişeyi kıralım dersen
Açamadığın dökülür
Döküldüğü yerde yayılır
Elbet faydalı olmaz
Yer şişedekini bilmez


ALLAH' ıma emanet olunuz
Kaide yazılandır biliniz

ALLAH' a ısmarladık diyelim, YM verelim

(Resim verilir: MEVLÂNA)

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah