|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördük diyelim
Selamları paylaşalım
Ne giden ne dönen var
Geldik dedikte
Buluştuğumuz anı söyleriz
Gölgede güneşi veririz
Selam dedik
Selamı sizlerle paylaştık
Dağ dağı aşamaz
Aşk olmasa
Aşıklar buluşamaz dedi
YUNUS’um söze girdi:
Aşkı âşıktan sor
Bilmez dedi ise de
Aşı kaşıktan ye
Yenmez dedi ise de
Daldan aldım ayvayı
Kuldan sordum davayı dedi
Oldu olacak
Toprak taşla dolacak
Günü geçti danıştım
Toprağa taş gelmedi
Temel olup dolmadı
Bilmedim geleceği
Görmedim olacağı dedi
Soranın hatasıdır
Kula gelecek günden
Yoranın atâsıdır
Elbet verecek yönden
Güneşi örtemezsin
Gecesi olmadıkça
Geceyi itemezsin
Saati dolmadıkça
Duman seni aratır
Yardımcıya kollatır
Güle sorsan derdin var mı?
Doyumsuzluk der
Ya diken nedir? dersen
Uyumsuzluk der
Uyumsuzluk
Verenden mi? dersen
Asla,
Yerenden der
Sarıyı yoruma versen
Yumuşaklıkta kalır
Gör, kör değilsen
Duy, sağır değilsen diyene de ki,
Ne kör görmekten kalır
Ne sağır duymaktan
Gönlünü verdiyse
Seveni sardıysa
Seven kim?
Sevilen kim?
Seven yaratır
Sevilene aratır
Dile geldim
Dilden verdim
Göze girdim
Oradan gördüm
Eli aldım
Elden yazdım
Gönülleri petek misali gezdim
Arı mısın? gezersin
Doğan güne açarsın? diyene dedim ki;
Veresiye sözüm yok
Arıya veren de
Gönle giren de O’dur
Özden aldıysan
Sözde bulursun
Döne döne yönüm aradım
Sararan yaprakta gönül taradım
Can diyen her kulda
Cananı buldum
Onlarda gördüm
Gördüm de oldum
Olanın değeri nedir? dersen
Bulduğudur
Cebin delik olmasın
Delik cebe dolmasın
Duyan seni
Kendi olduğundan ayrı görmesin
Yar yar diye koşanın
Var var diye bulduğu
Doğuşa döndüğüdür
Doğuşa dönüş nedir? dendi
Doğuş bilişe beşiktir
Doğuş buluşa eşiktir
Dolaşan bulur mu? dersen
Dolaşan da, dalaşan da bulur
Dalaşan nedir? diyene de ki
Dalaşmak dövüşmek değildir
Söyleşmektir
Dal dilinde, hal dilinde
Göl yolunda, gök ilminde
Dalaşmaktan murat
Halleşmektir
Kâinat güzel
Söyleşen güzel
Çirkin nereden gelir? diyene de ki;
Genişliği olmayandan
Genişliği olmayan sorulur
Dar çerçeveden baktıkta
Sadece baktığın yeri görürsün
Oradan ölçü verirsin
Özelliğinden bilmedikçe
Güzelliği göremezsin
Her yaratılanın
Özü ve şekli vardır
Kapı şekil, öz ağaçtır
Seçmediğin ağaçtan
Yaptığın kapıya
Çirkin dersin
Dar görüş odur
Her asıl olanın
Şekli var mıdır? dersen
Asalet şekilden isim alır
Ne var ki;
Ne isim alırsa alsın
Her hali ile asılda kalır
|
Duyan gelsin
Soran bilsin
Yuyan kimdir görsün
Aydın gece aydan bilinir
Gönül yandıkta
Candan görülür
Serap çölde bilinir
Çölde gönül eğilir
Güğüm dolu olaydı
Kulu öyle bulaydı
Hayret deyip kalaydı
Ne yol, ne yolcu
Ne han, ne hancı gerekirdi
Derde deva soralım
Nereden arayıp bulalım diyene de ki;
Derdi verenden ara
Soran yardan yol ara
Aradım bulamadım derse
Dert odur işte
Yar sende, sen nerde?
Ver diye düştük derde
Verir her dileyene
Ne var ki;
Verdiğine dert demeyene
Dert derdin aynasıdır
Şifa derdin oynaşıdır
YUNUS’um veririm
Dert diyeni görürüm
Her diyen ile eririm
Kar mısın? ya YUNUS’um dediler
Beni lafa aldılar
Alsalar dert mi?
Yoksa yönümüz dört mü?
Adayalım dedik
Dediler; Horozun kart mı?
Her halimi kınadılar
Unutulmasın
Açık deliği yamadılar
Yama hatamı örttü
Cümlesine sevgim arttı
Geçen günün dert idi diyene
Her dert benim hatamı örttü
Öyle oldukta dert mi diyelim
Her dert günü ağlayalım
Bilmezsek ağlarız
Bilende eğleniriz
Sevgimizi cümle ile bağlarız dedi
YUNUS’um ananlardan
ALLAH’ım razı olsun
Anılanlardan kalsınlar dedi
Cümlenize nasip diledi.
Unutulmasın
Nasip her dileyenedir
Elbet mana nasibi
Kasvet sizi bulmasın
Hasret sizde kalmasın
El eli buldukta
Göz göze geldikte
Selam Yar’dan dendikte
Elde olmayana da
Niyaza varın
El vermeyeni de
Beraberliğe çağırın
Dost eli yakmaz
Dost dili yıkmaz
Dost eli ile dikilen
Ağacı sökmez ne fırtına ne sel
Güzel; O’dur
Güzel; O’nu bilen
Güzel; O’ndan geleni seven
Güzel; sevmeyi bilmeyene öğreten
Öğreti dil ile olmaz, hal iledir
Aşılması güç değil
Aşacağın yol
Seni asla yalnız bırakmaz
Gel gör
Yeşil çimene kilimi ser
Ne taş, ne diken
Bulunur söken
Asıldır kulda köken
Esrar perdesi örüldü
Araya ip gerildi diyene de ki;
Ne perde bizde
Ne görgü sizde
Yanılmayın hata denmedi
Asla açılmayacak perdeden verilmedi
Ne var ki
Her olay gün gün açılır
Öylece, günden güne geçilir
Gelecek meraka yol açar
Umulan nedir? Neredendir?
Bilsen de çözemezsin
Yaşamadığın günü
Görsen de geçemezsin
Söylenilen yönü
Ancak günü gelecek
Günde yön sizin olacak
Yazılan sizindir çizilmez
Ne var ki;
Günü gelmeden çözülmez
Günümüzü bilelim
Her hale şükredelim
Allah’ıma emanet olunuz.
Allah’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
(Resim verilir)
Yemeniye bez oldum
Yemenide düz oldum
Yol aradım toz oldum
Dedi YUNUS’um
Yemenide kendini verdi
Not: YUNUS EMRE’nin ölüm yıldönümü sebebiyle yapılan
anma sohbetinden sonra…
|