|
MEVLÂNA’yım ben!
Güzel gördüm
Yerimi bildim
Gayret diyenin
Saçını ördüm
Cümlenize selam olsun
Saçının her telinde
Akımın gücünü bilesin
Kem sözden sakınsın
Ormanda yolum diye bakınsın
Dört dört dedik
Yorumda duranı gördük
Her var olanın bildiği
Uyduğu gördüğü
Dört haldedir
Düzen bilinen
Dört yoldadır
Dört hal nedir? dendi
Doğduğun
Bildiğin
Uyduğun
Öldüğün
Doğuş da dört haldedir
Dört hali görgüye dönüş hali
Doğuşta iki aleme bakış hali
(Soru: Doğuş esnasında mı?)
Eyvallah
Dünyaya bakış hali
Öyle oldukta
Mana aleminden sıyrılır
Yani perdelenir
Gerçeği nasıl bilir? dendi
Ruhun aynaya bakış halinde
Gönülden uyduğu her olay
Dört dört denilen gelişimi bildim
Dünyada buldum
Yaşarken uydum
Sildiğim an duydum denildikte
Açılan kapıdan girilir
Elbet her kulun niyazıdır
Kar yolda iz almadan güzeldir
Kul halde söz almadan güzeldir dedi
YUNUS’um söze girdi:
Kar iz almadan nasıl güzeldir? denilir
Kendinde sözü bilen
Yerde izi gören
Elbet takip eder
Ne var ki
Kardaki iz
Güzelliğini bozar
Beyaza çamur katar
Gerdiğim ipte
Serdiğim bulunur
Ders denilirse
Verdiğim okunur
Doğuşun dört halini verdiği
MEVLÂNA’nın dediği olayda
Düzenin yazgısı vardır
Doğuştan önce iki
Doğuştan sonra iki hali oluşturur
Destek arayan yoldaki izde
Kuldaki sözde buluşur
(Soru: Kuldaki
sözden murat yargı mı?)
Yargı değil sergidir
Olumlu sohbet gerektiren yerde
Her kulun ayrıntıya düşmesinde
Gerçek oluşur
Her ayrı görüş tekte buluşur
Kuyuya ses vereni
Akan su duymasın denilen odur
Yargıya düşerek verdiğin sohbeti
Kendinden bilesin
(Soru: Yani bizden gelmez diyor değil mi?)
Eyvallah
Öyle oldukta
Hak sözüdür demeden
Kendinde düresin
Sesimi kuyuya verdim diyesin
Akan su duymasın diye dileyesin
Dilersem duymaz mı? denilir
Elbet duyar
Ne var ki
Tövbene uyar
|
Sesim güzel değil dersen
Şarkıyı kendi kendine söylersin
Kendinde saklarsın
Uyumsuz bildiğin halini de
Öylece saklayasın
Kendi mantığın ile paklayasın
Kuyu ile akan
Suyun sözüdür
Her kulun bildiği
Hak yoluna uyduğu özüdür
Yerden alırız denilen
Sevgi ile karılan
Cümle ile aynı karara varılandır
Cümle ile aynı karar nedir? denildi
Birdir, birliği verir
Birdir, bir olanı görür
Birdir, birde oluşur birde buluşur
Bilen ile bilmeyen
Hamur misali karışır
Bilen bilmeyeni örter
Bilmedim diyene sözüm
Bilene uysun özün
Olumsuz gördü ise gözün
Yemin olmasın sözün
Değişeni alma uyuşanı bil
Bala bir damla sirke katarsan
Değişen sirke olur
Balda kendini bulur
Sirkeye bir damla bal katarsan
Sirkeye uyar
Olayları sirke misali duyar
Doğuş yerli yerinde
Katılış yersiz olmasın
Nasıl? dendi
Balın doğuşu baldır
Sirkenin doğuşu sirke
Öyle ise oluşu bilmeliyiz
Balı yerinde
Sirkeyi kabında görmeliyiz
Birbirine katmaya çalışmamalıyız
Cümlenize selam olsun
Daha önce verilen her bilgi
Satır satır okunsun
Verilenler atlas misali dokunsun
(Soru: Kuş eti yendi yenmedi cümlesinin batıni manası var mı?)
Ummak güzeldir
Günü geçti ise
Yaprak gazeldir
Her verilen önce
Madde süzgecinden geçilir
Sonra mana yorumunda oluşturulur
Gerdiğimiz ipte
Çamaşır sallanıyor ise
Rüzgardandır
Dost
dilinden verdik
MEVLÂNA’dan söz diledik
Doğumu açtı
Söz bize geçti
Alan da veren de şaştı
Denildi ki;
Ya doğmadan düşen?
O da iki halde oluşandır
Yerden aldığın sözü
Cümleden verdiğin özü dedi
YUNUS’um yürüdü
Aşamayacağınız yola
Elbet getirmeyiz
Olumsuz yola bırakmayız
Elele verdik
Cümlemiz cümleniz ile güldük
Allah'ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
Sorulan cümleyedir
|