|
MEVLÂNA’yım ben!
Yerden aldığımız
Cümleye sunduğumuz
Elbet gönüllere hitaptır
Çünkü kainat kitaptır
Cümlenize selam olsun
Her kayıt alan dönüşe uysun
Gemiye gelen bilir
Tayfayı düzenli bulur
Yolunu arayan
Bilenle yürür
Bülbül ağlamaz
Gül eylemez
Her gönül ayrıda kalmaz dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Konuyu açandan
Güzeli seçenden olunuz diyene de ki;
Her konu açılır
Gönüllere uyarak
Her güzel seçilir
Kainata bakarak
Kuş olsam
Dilediğim dala konsam
Deryanın dibine dalsam
Kuzu olsam
Çimenlere yayılsam diyenden
Olduğu gibi
Olduğu yerden görsen desem
Ben mi hatalı olurum?
Her olana talip olan mı?
Elbet hatalı olan yoktur
Dursam yolun üstüne
Sorsam yolcu kimedir?
Dursam hancı yanına
Sorsam yolcu nerdedir?
Cevabı bir olurdu
Dal yaprağın dökmese
Ağaç kökün sökmese
Bulan bilmeyene zorlu demese
Karda iz görülmezdi
Sözü söze katmazdı
(Soru: Karda izden murat nedir?)
Dost
elini verene
Dost
dilini görene
Dost
benimle diyene
Dostun selamı olur
Dostluk el ele bulur
Çevreyi görelim
Cümleyi bilelim
Verileni dürelim
Kendi kendimize soralım;
Nerden geldik?
Ne aldık?
Ne bildik?
Emir denilir
Allah’ımın sözü edilir
Amir odur ki
Emrini tutalım
O’nu emri ile bilelim
Ol dediği halde dönelim
Gelmek emrindendir
Dönmek gibi
Konuk misali
Yerden göğe bilgi yükü vardır
Elbet kulun gücü
Tüm bilgilere açık değildir
Ayna sadece seni sana gösterir
Aynada kendini gördüğün kadar
Bilgiye sahipsin
Aşk dolan gönlün
Bilgi dolan ömrün
Yapını tamamlar
Kendini kendine sor
Kendini bedene sor
Kendini, sevene sevmeyene sor
Alacağın cevap elbet sana zor
Ne var ki,
Gönlüne ateş kor, dedi
YUNUS’um yürüdü
|
Duyan doğuşu bilir
Seven uyuşu bilir
Gören cümleye verir
Kement atan tuttuğu atta
Kendine pay alır
Ne atın yargısını
Ne sahibinin sorgusunu düşünmez
Koşu atı ile yük taşınmaz
Nerden geldim?
Neden verdim? dedi
YAHYA söze girdi:
Nerden geldiğim bilene
Nerden verdiğim uyana açıktır
Yoğun yapı görülür
Her yapının duvarı örülür
Çatının örtüsü sorulur
Alacağın vereceğin
Dünyanın sözüdür dedi
YAHYA selamını iletti
Kayıt söze verilir
Nedir? diye sorulur
Her gelen kayıtlıdır
Gönderenin yazısında
Her gelen geldiği gibi dönecektir
Bilinir yazgısında
Aşacağı dert değil
Bilmeyi denesin
Ağacın dalına yaprağı
Yaprak ile çiçeği yakıştırsın
Bez bağlasam gider mi?
Yolunu bilen güder mi? demesin
Yeniyi verdiğimiz açıktır
Konuyu yerinde gördüm
Ağacı dalı ile övdüm
Her yaratılanı hali ile sevdim
Suyun akanını paklayıcı bildim
Yazdığımız gibidir
Kuyunun suyu değişime uymazsa çöplenir
Her çöp su üstüne toplanır
Sadece kullanılan kuyunun suyu
Her zaman paklanır
Akan su değişmeye yer vermez
Çünkü aynı yerde durmaz
Aynayı sorana sözüm
Görüyor ise gözüm
Elbet bana diyeceği vardır
Danışılanın çerçevesi dardır
Her dört duvar
Yapının düzenidir
Geçerli olan
Düzenin sezenidir
Almayı bilen
Çözmeyi dener
Görmeyi dileyene de ki;
Gördüğün sana değil
Ruhuna hitaptır
Dünya bilmeyi denediğin kitaptır
Oku, oku, oku
Gezdiğin yerde
Gördüğün kulda
Her hali güzel dersen
Gönlün ile çelişkide olmadan söyle
Ayrıntı sevmeyene ayrı vermez
Halimizi yağmur misali
Düzende bulalım
Sel nedir? diyene
Toprağı yenileyen diyelim
Öylece bağlayalım
Cümlenize selam olsun
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|