20 MART 1980


MEVLÂNA’yım ben!

Huzur her kulun dileğidir
Her kul birbirinin eleğidir
Cümlenize selam olsun
Gelen gülen
Halden bilen kullarına
Resulü yardımcı gelsin
Elbet gelir
Hak diyen verir
Çünkü bileni, olanı, seveni görür
Görene hizmettedir
Gören elbet Hak’tır
Gördüren Hak’tır
Sebebini veren Hak’tır
Allah’ım razı olsun
Cümlenizden

Katı gelen söz açmaz
Dağlar taşlar yol açmaz
Diyene sözümüz:
Katı geleni yumuşatalım
Dağları taşları
Yola bağlayalım

Güneşte olumlu gün başlar
Ne demek? dendi
Sevgisizlik akımı
Sevgiye dönüşür
Her kulu Allah diye konuşur

Dediniz mi kuşlara
Gel beni ara?
Dediniz mi çiçeklere
Bul beni?
Elbet yaban çiçeği seni bulamaz
Senin onu araman gerek
Yaban çiçeği
Çoban ile hemhal olur
Ondan alır ona verir
Bahçende olan çiçek
Yerini bulduğuna sevinir
Unutulmasın sevildiğine
Çiçek de böcek de sevinir


(Soru: Yaban çiçeğinden murat nedir?)

Elini vermediklerin
Yuvada görmediklerin
Eyvallah


(Tebliğ alınma sırasında GARİB
arkasından fısıltı halinde bir ses duyar)


RABİA’ nın sesini
Onun nefesini aldınız
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Geldi müjdeyi versin;
Yedi gün doldu
En güzel oldu
Duman dağılacak
Beklenen güne eğilinecek
Dumandan maksat günün olayları
Rum’un dağıttığı eklenti değil
Beklenti olacak


(SORU: Rum’dan maksat nedir?)
(Bir can ekler: Yabancı devletler dedi)

Eyvallah

Kağıtta çözülür
Öğütte sebep aranır
Gerekli söz yerine iletilir
RABİA yerini aldı
Sözünü verdi
Suyun aktığı yerin
Güneyine inecekler
Yok diye dönecekler
Yarım gün sonra uyanacaklar
Aldıkları istihbarata dayanacaklar
Altın deyip
Kokulu suya bulanacaklar
 



Yanan dönen
Sendendir Allah’ım
Bilen bölen
Sendendir Allah’ım
Arayan aratan
Sendendir Allah’ım diyesiniz
Niyazda selameti bilesiniz dedi
RABİA sözü devretti

Soyunduk özüne
Dayandık sözüne
Uyandık gözüne
Geldik dağın düzüne dedi
Duman yürüten
Yumuşak sözlü, Ahu gözlü
TABDUK sözü aldı:

Soğuk gelse yol vermez
Sıcak dese su görmez
Aldık verdik eline
İzin diledik diline
Niyaz ettik haline
Al ver diye iznini verdik
Hak adına düşeni gösterdik
Allah’ıma emanet olunuz
YUNUS misali
İzinde kalınız dedi
TABDUK yürüdü


(Soru: Kimin için alındı?)

YUNUS adı anılsa
YUNUS nerde denilse
Adıma denk gelirse
Sözümü hemen alır dedi
YUNUS’um söze girdi:

İzni Hak’tan alınır
Bilinen su için verilir
Kalıp bizde olaydı
Düz ovada duraydı
Düzen güne gelmezdi
Dolaylı söz vermezdi
Alıp geleyim
Sorup güleyim diyene
Suyu bildiğince iç deriz
Boyalı suyu
Görene açarız dedi
YUNUS’um yürüdü

Taç giyse kral dese
Bilene ayak uyduramazsa
Taçtan tahttan ne alır?
Dileyene ne verir?
Taç bilim olsun
Taht ilim versin
Cümlenize gülsün
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Üç günde çözülür
Sanılmasın bezilir
Bezdireyim diyen
Kendi yorulur


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

14mart1980

SOHBETLER

21mart1980