|
MEVLÂNA'yım ben!
Kervan olduk yollarda
Yorgunluk bilmeden
Yeşil renge kavuştuk
Kayguya hiç düşmeden
Gölgesiz gönül bulduk
Olayları deşmeden
Cümlenize selam olsun
Seven her kulu
Sevgiliyi bulsun
Geçit vermeyen yol
Bizden değildir
Gerçeği söylemeyen dil
Sözden
değildir
Güller açtı ise
Yazdan değildir
YUNUS ile söyleştik
Yuva’ya geldik bekleştik
Olanın olmayanın konusunda
dertleştik
Dedik ki;
Olan ile bulana vermek
ne güzel
Dağlardan su misali
Deryaya inmek
ne güzel
Bilgimiz ile
oluştuk
Yuva’da güzel ile buluştuk
Ne güzeldir bilişmek
Ne
güzeldir
Hak yolunda buluşmak dedi
YUNUS’um her sözün özünü
Hak diye bağladı
Çevrede duman gördü isen
hayra yor
De ki; Rahmetine
Çevrede
yoğun hizmet gördü isen
sevin
De ki; Rahmetini getiren
zahmetidir
Yapraklara adını yazdım
Adın ile kainatta gezdim
Her düzende
Varedeni sezdim dedi
MERYEM sözü aldı:
Karıncanın yuvasında
Neşe gördüm havasında
Ocağı yansın
Sofraya
lokması konsun
Suyu dilediği kadar alsın
Desin ki;
Binbir
zahmete
Binbir rahmet
Her nefeste
Binbir hikmet
Güzelden
alıştım
Gerçekte buluştum
MERYEM ile söyleştim
Hak’tan gelen
Ne
yazandan
Ne bozandan
Sorguya düşmedim
Nağmeyi her sözde bildim
Naz ile gelene güldüm dedi
MERYEM selamladı
At sırtına
oturdum
Yerde ekini bitirdim
Dost kapısına götürdüm
Bilen
aldı
Bilmeyen öteye saldı
Mevlâna’yım!..
Her adım sayılıdır
Allah Allah diyerek
Hak urbası giyerek
Yama yeri almadı
Açık gelen kalmadı
Bilmeyi dilemeyen
Dilenen
kapıyı bulmadı
Kayguya yer yok
Zahmetine girecek
Kendini aynada
görecek
Bildiğine o zaman uyacak
Senden gelen sesi duyacak
Ona
de ki;
Gönlün gül bahçesidir
Dilin Hak bohçasıdır
Derman
dilersen Yüce’den
Ömrün uyanır geceden
Senden gelene uyacak
Seyirde olanı silecek
Kaygu etme
Yapraktan gelen sesi
Günün
yorumuna versin
Alacağın Hay sesidir
Her yaprak Hay diye inler
Hu diyeni dinler
Bayram o gündür ki;
Hay denilen anda birliği
kurmak
Aykırı gelen her sesi kırmak
Cümle yaratılmış
O gün, o
an Hay der
(Soru: Kadir gecesi?)
Eyvallah
Barındığın yuvada
Korunduğun havada
Saymayı dilediğin
Gönülden katılır
|
Oyundan değil
Uyumdan dilediğin
Gerçek diye
katladığın düzende
Elinde kalana sahip ol
Olduğun güne
Nasip diye
uy
Her zerresi katlanacak
Güzel günde kutlanacak
Dilemek,
yerden göğe
Niyazına eklenir
Uyduğun her olayda
Nasip diye
beklenir
Her çuvala düğüm atasın
Dilediğin yola katasın
Elimizi
uzattık
Tez tutasın
Omuzunuzda el izi
Sofranızda Gül sözü
Doyumsuz geldik
Asla
uyumsuz olmadık
Dost sofrasında kalmadık
YUNUS ile söyleşenden
Yerin nedir? sormadık
Düz ovada tez gideriz
Bereket
Allah’ım deriz
Sürü yolda, seyri Gülde
Al diyenden alırız
Toz diyenden biliriz
Korkuyu anda sileriz
KAYGUSUZ ile YUNUS’a
güleriz
BAYRAM senden aldık mı?
PİR SULTAN ABDAL ile bulduk mu?
SARI
ANA’ya sorduk mu?
YAHYA ile o günden
EYYÜB’üm ile bu güne karar
kıldık mı?
MERKEZ’im yerden göğe
SEYYİT OMAR daldan dala
MERYEM
ile halden hale
Yumuşak olmadık mı?
Binbir emek
Bunca rahmet
Eğildik huzurunda
Cümlesine dedik himmet
Cümlesi selamladı
Mevlâna’yım!..
Ter aktı alnımızdan
Yer etti gönlümüzden
Sel oldu, darı sildi
Dört yol ağzına geldi
Hangisine varayım?
Tezgahı nereye
kurayım? denilir
Meydan açık gelecek
Aldığı sütü cümleye
sunacak
Oymayı dilediği günde
Tezgaha koyacak
Oyma nedir?
denilir
Hazırladığın merdane.
Cümlemiz el vereceğiz dedik
Daha önce söyledik
Yığılı taşlar açılacak
Taşsız yoldan
geçilecek
Ağacın güzeli seçilecek
Tezgahta dilenen hale gelecek
YUNUS ile MEVLÂNA
Söyleştiği yerde buluşacak
HACI BEKTAŞ’a danıştık
Dedi ki;
Her öğün kendine niyaz etsin
Bir öğün cümle ile kalsın
Cümlede kendini bulsun
Dağlar yolu
açar da
Kul yolunu geçer de
En güzeli seçmez mi?
Mevlâna’yım!..
Duvarı öreceksin
Kapıda elini tutanı göreceksin
Çatısını
soracaksın
İşte o zaman
Cümlemiz ordayız
Sanma ki zordayız
Mevlâna’yım!..
Halden, gülden, gönülden
Cümlemiz buluştuk
Korkuyu siliniz
diye
Sizler ile konuştuk
Men dili koyduk cebe
Gelen gideni
saydık
Nefsi bedende soyduk
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|