|
MEVLÁNA'yım ben!
Her
günümüz güzelden aldı
Gönlümüz güzel ile kaldı
Bilgimize
gerçeğin ışığı doldu
Cümlenize selam olsun
Deryanın rengi
bulutsuz gelsin
Nasıl olur? denilir
Bulut var ise gökte
Deryanın renginde maviyi bulamazsın
Güzelliğini övemezsin
Dost ile
doğruyu bildik
Sevgimizde gerçeği verdik dedi
YUNUS’um sözü
aldı:
Doğruyu
ağacın dalından
Sevenin halinden
Gezenin yolundan ararsan
Çevrende gördüğüne göz at diyeceğim
Sevgimizi paylaştık diye
Olmuş meyve yiyeceğim
Doğduğumuz güne şükredecek
Bildiğimiz güne semaya yöneleceğiz
Gel
dönelim nefsimizi yenelim
Dedim de her sorana
Kimi güldü, kimi
şüphesiz geldi
Aymayı bildiğimize
Dumansız olduğumuza
Cümlesi
şahit oldu dedi
YUNUS’um elden ele
Dilden dile adımızı anandan
Rabb’imin rızasını diledi, selamladı
Geldik
gelin var diye
Dedik telin var niye?
Dedi ki;
Tel mutluluğun
bağıdır
Güzel olanın çağıdır
Bütünlüğü bilenin çoğudur
Bağlarsan teli
Seversin hali dedi
TELLİ sözü aldı:
Sepetten
aldım elma
Gerçeğe verdim ayna
Alasın doyasın
Uyduğun halde
bulasın dedi
TELLİ selamladı
Sağdan
aldım suyumu
Soldan buldum huyumu
Sayacağım varımı
Serpeceğim
darımı
Yoldan yola gidersem
Yolda sürü güdersem
Görenler
sevinecek
Alanlar uyanacak dedi
BEHLÜL’üm söz ile özü
Birden bine bağladı
Her ağaç
doruğunda tek yaprakta kalır
Mevsim geldikte çokluğu bulur
Ağaca
tırmanayım
Tek yaprağı ben olayım dedim
Karda kışta yük olmayı
denedim
Güneşin verdiğinden
Verdiğini gördüğümden
O zaman
haberdar oldum
Bekledim yaz gelsin
Sakladım gönül ersin dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Taze yaprak
alacağım
YUNUS ile geleceğim
Sevginize ortak olacağım dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Ayağımın
izinde
Sevgilinin sözünde
Yama varsa dizinde
Postumu sereceğim
Gel dostum diyeceğim
Bağlara su yürüdü
Dağlarda kar eridi
Yerden göğe yöneldim
Yar adına yol aldım
Bilmeyene zor
dedim
Olumsuza bakarsan
Zamanını yakarsın
Gönülden gönüle
sevgini ver ki
Eteğindeki taşı dökesin dedi
KAYGUSUZ selamladı
Sayacağım
sürümdeki kuzuyu
Duyacağım ava giden tazıyı dedi
PİR SULTAN
ABDAL sözü aldı:
Ocak
yaktım aşıma
Kazan koydum taşına
Cümle gelsin dedim
Kurulan
soframın başına
Lâle sümbül az gelmez
Bilen kulu toz vermez
Çağrı Yüce’nin emri
Meyvesini az vermez
Tuz ektim aşınıza
Yer
ettim başınıza
Allah’ım yardımcı olsun koşunuza dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
|
Doydum
diyemedim güzelliğine Allah’ım dedi
VEYSEL’im sözü aldı:
Dört
duvara bina deme
Yerden göğe nasibini gür eden
Her adında
kendini kullarına bildiren Sensin
Bırakma Allah’ım
Sonsuza
niyet kurduk
Akan suya adım attık
Kurutma Allah’ım dedi
VEYSEL’im selamladı
Adağım
sana bana
Ödevim cümleye dedim
Hak izini, Hak sözünü aldım
Benliğimi besledim
Günlüğümü süsledim dedi
HACI BAYRAM sözü
aldı:
At ile
gideceğim
Uzun yolda aradığım gerçeği bulacağım
Ses veren her
zerremde
Sevgimi yayacağım dedi
HACI BAYRAM selamladı
Ak üzümü
bulduğum gün
Tane tane yiyeceğim
Şükür Allah’ım diyeceğim
Kara
üzümün
Salkım salkım suyunu içeceğim dedi
HACI BEKTAŞ sözü
aldı:
Sepet
elimde bağda gezerim
Salkımı ele aldım suyunu süzerim
Bekletmeden içerim
Her hücreme tazelik verir
Akıldan geleni
mantığım görür
Yanılma yok
Üzümü bekletmeden sıkalım
Suyunu öyle içelim
(Soru: Esmer’e ilaç mı?)
Eyvallah
HACI BEKTAŞ üzüm suyunu sever derseniz
Tazesini
diyeceğini bekleyeni değil
Cevher, olduğu gibi güzel değil
derseniz
Bildiğiniz gibi işlerseniz
Değeri sizin için büyürse
Bizim için olduğu gibi güzeldir dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
MERYEM’den
söz diledik
Doymayı dileyelim diye
Aldığımızı eleyelim diye
Soyunduk gerçeğe
Özümüzden geleni bekleyelim diye
MERYEM
her sözün özünde birliği görür
Cümleye olan sevgisini korur
Dert denilen her olayda aydın kapıyı bulur
Açalım yüzümüzü
Görelim özümüzü
Tutalım sözümüzü dedi
MERYEM selamladı
Suyun
derinliği
Huyun serinliği
Güzele renk verir dedi
HAMZA DOST
sözü aldı
Doğruya eğilen ile
Dostluğa yöneleni
Her bilene övdü:
Selamet,
selam diyeni bulur
Gölgede olanı güneş ile buluşturur dedi
HAMZA DOST selamladı
Sevelim,
her güzeli övelim
Sevginizde gerçeği görelim dedi
MERKEZ’im
sözü aldı:
Gönülden
gönüle aktardığın her konuda
Çevrende olandan sorumlu değilsin
Kayguya düşme
Ne derse desin şaşma dedi
MERKEZ’im bileni bilmeyeni sevgi ile övdü, selamladı
YUNUS
ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |