|
MEVLÁNA'yım ben!
Karardan dönemeyiz
Ne gelse
kınamayız
Selam olsun cümlenize
Güneş doğsun kaydınıza
Değirmene
su geldi
Suyu dileyen aldı
Soğuk sıcak yerde kaldı dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Seyrettiğim topraklar
Yere düşmez yapraklar
Gel desem er
kuluna, göze vermez
Dost elinden taşı almaz dedi
YUNUS’um
selamladı
Doğuştan yol bilene
Yolda sürü güdene
Eğittiği
her kuldan
Halin nedir? diye sorana dedi
YUNUS’um aldığı
her nefesten
Cümleyi selamladı
Soydan
gelse dost bilir
Gönlü dolsa post bulur
Dağlara selam verse
Seyrine cümle gelir dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Kuyuya taşı
attım
Sesinden gerçeği ittim
Ne aldıysam onu sattım
Gölgeden
geldim
Güneşi buldum
Güzel ne güzelsin, olduğun gibi
Güzel ne
güzelsin, bulduğun kadar
Güzel ne güzelsin, uy ki güzelliğin
olmasın heder dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Emrine
uyduk
Resulü’nün sesini duyduk
Çevreye döndük
Aşkına yandık
Doğruya yöneldi isek
Aldığımıza şükür dedik kandık dedi
AHMET
YESEVİ ak atı ile ak bulutta buluştuğu
Dost sofrasına selam iletti
Elden
aldığını gönülden veresin
Dilden bildiğini halinden gösteresin
dedi
YESEVİ selamladı
Yağmurdan geçtiğini bilen
Güneşten rengini alana
Dayandığımız bir sözdür
Güvendiğimiz gerçek özdür
Seyre gelsek
biliriz ki
Senden hazdır
Yumuşak yol alana
Sevgisini dostta
bulana inanırız dedi
HACI BAYRAM söze geldi:
Binbir
kapıyı birledik
Hay dedik aşkı ile gürledik
Gelsen dediler
de
Gelmeyeni zorladık
Dost sohbeti güzeldir
Sözü söze
katmazsan
Gönlüne geleni birkaç pula satmazsan
Postumuzu
serelim
Her geleni görelim
Niyazını soralım
Seherde mi? Seferde
mi?
Yapraklar söze gelse
Toprakta dizin izi kalsa
Eğilen
dalları görürdün
Kar misali erirdin dedi
HACI BAYRAM
selamladı
Gelen giden
Sohbetimizde yoruma dalan
Yağan yağmura bereket diyen
Konuk olsak
yuvaya
Gönülle girsek havaya
Dostluğumuz paylaşılır
Doğru ile
eğri konuşulurdu dedi
MERYEM sözü aldı:
Senden
benden bağlanan
Tek isim, tek yaratan
Gönüllerde izlenen
Resulü
ile gözlenen tek kainat
Bütünün vergisidir
Ne olursa olsun
Kimden gelirse gelsin
Sadece Rabb’imin yargısıdır
At ile
gidersem yola
Durduğum yerde verirsin mola
Ne derlerse desinler
Doğru bildiğini söylesin kula dedi
MERYEM selamladı
|
Her öğütü
bir bohçaya koyduğun
Gelen geçen ile
Günleri saydığın yerde
Beklenen güzeli göreceksin
Yolun verdiğin her olaya
Bohçaya
koyduğun öğütten yayarsın
Gelen de alır, gülen de dedi
KAYGUSUZ dört yaprağı bir bütüne ekledi
Aldığı her bilgiyi önce
kendine sakladı
Adağım olursa dağıtacağım
Aldığım bilgide
dileyeni eğiteceğim dedi de
HACI BEKTAŞ’a sordu;
Saklanan
bilginin sahibi misin?
Dost dost dedi
KAYGUSUZ secdeye
geldi
Kendinden kendine sordu;
Aldığının bir harfini
saklayamazsın
Öyle ise güç ver Rabb’im
Senin vergin olmazsa
Aldığımı Hak’layamam
Bekçi olsam bekleyemem dedi
KAYGUSUZ sözü
HACI BEKTAŞ’a verdi:
ÖMER’den
söz ettiysek
EBUBEKİR’e sözümüzü verdiysek
OSMAN ile gerçeğe
nokta koyduysak
ALİ ile nefesleri paylaştıysak
Resulü’ne
ulaşalım
Hak adına çalışalım diye
Aynayı
önce kendi yüzümüze
Sonra da cümleye çevirdik
Alanı olduğu gibi
bildik
Vereni Rabbi'mden diye aldık
Her yaratılanı güzelliği ile
sevdik
Bir tasa altını
Bir tasa gümüşü koyduk
Ağırlığı aynı da
değeri başka
Allah'ım dedik
Gümüş dileyenle alır
Dilediğini
bulur
Altın ile ağırlanalım
Sevgimiz ile gerçeği sunalım dedi
HACI BEKTAŞ
İki öğün kekik çayı içilsin
Gönülden feraha geçilsin diye niyaza geldi
Sefere
gidelim mi?
Yolumuz açık
Senden yumuşak bilelim mi?
Gönlümüz aldığı ile gerçek
Doğu’dan Batı’ya gedik açılır
Olumsuz olandan
geçilir dedi
SARI ANA söze geldi:
Beklemeden alayım
Ağaçtan meyveyi toplayım diyen her kul
Gölgesinde barınır
Sevgisi ile korunur
Senden aldığım bir öğüt
ile
Ömrüm beslenir
Sevgim ile günüm süslenir dedi
SARI ANA selamladı
Birden
ona sayayım
Onbir deyim uyayım
Açık gelse sözünüz
Benliğimi
soyayım
Ne derlerse desinler
BEHLÜL’ün elinden
Ak üzümü
alsınlar
Dileyene sorsunlar
Bilen bilmeyen adımı anardı
Ağaç
olsam gelir dalıma konardı
Ağaç buldum yaprak çok
Kökü dedim
toprak çok
Oluşanı gelişeni bilen yok
Gel niyaza dedim de
Hani cami? diyen yok
Toprak dizine gelir
Sema gözünde kalır
Sular aktığı yerden
Dostlar baktığı günden
Selam verir dönerler
BEHLÜL derler gülerler
Gülsün gülenler
Gelsin bilenler
Umduğunuz gününüzde
Yansın çerağlar dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Seyran o seyrandır ki
Ne durur ne vurur
Her göreni alır
Seherden sehere selamı iletir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |