|
MEVLÁNA'yım ben!
Kumdan aldık izimizi
Kulak verdik sözümüzü
Dost postuna dayadık
dizimizi
Yerden göğe niyaz ettik
Her niyaza Resulünün adını kattık
Gelsen sözün düzüne
Gülsen kulun yüzüne
Aldığına sevinecek
Verdiğin ile övüneceksin dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Ekmek peynire aş dedim
Suyun aktığı yere yaş dedim
Dünya seven
güzel ile
Sevmeyene boş dedim
Kaş ile gözün arasında
Gönül ile kulun arasında
Bir nokta bin öğüt
verir
Öylece kul gerçeği görür dedi
YUNUS’um selamladı
Yoğurt yedik diz üstü
Konuk gördük yol üstü
Cümleye selam
verdik
Gönlünü açan ile
Sevgisini saçanı kucakladık dedi
SARI
ANA sözü aldı:
Yokuştan çıkarken andığın sözü
Yokuştan inerken bulduğun özü
Aramızda bir nefes mesafesi
Birlikte bulduk
Nefsimizi rafa
koyduk
|
Dağlar nefes verirler
Ağaçlar her geleni görürler
Kum
misali olanlar
Rabb’ime kulluk hizmeti verirler
Yaklaştığın an taşıma
Bir damla su geldi başına
Dağlardan
taşlardan yol sordun
SARI ANA’m dedin haline uydun
Gel
dost diyeni duydun
Çağırdın gelsen diye
Geldim niyaz ettim
Gül sen diye
Allah'ım razı olsun
Yolda duran dört yolcu
Niyazını
sana versin
MERYEM ile KAYGUSUZ
Gerçeği sahife sahife açsın
dedi
SARI ANA; YUNUS ile MEVLANA’nın
Her an yanında olduğunu söyledi, selamladı
Yapraklar sözlüğüne yazıldı,
Görgüne Hak niyazı serildi
Eline olumsuzluğu silecek izin verildi
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |