15 MAYIS 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kuşlardan söz getirdik
Kayguyu dünden bitirdik
Doğruyu aldık gerçeğe götürdük
Cümlenize selam olsun
Kuyudan gelen sese
Kulağınız kapalı kalsın

Dayanmayı bildik,
Bulduğumuz gerçeğe uyduk
Her yol sorana
Taşsız olanı gösterdik
Güzel geldim ben bu yola
Güzel dedim kulda hale
Ne verseler gülerim
Hayır olsun dilerim dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Beklersen yerden göğe
Dost olanı bulursun
Her öğünde aldığın ile kalırsın
Bildiğine gördüğünü ekle
Bilmediğin konuyu
Gelen güne sakla dedi
YUNUS’um selamladı

Varettiğin her yaprakta
Ben adını okurum
Güzel olan derim de
Çiçekleri rengi ile dokurum
Serdiğim halıda
Yaprak yaprak açılana
Gel de bak dediler
Sahibi adına çağırdılar dedi
RABİA sözü aldı:

Büktüğüm ipte
Döktüğüm su görülür
Gülden, sümbülden adım sorulur
Bilenin bildiği kadar emeği vardır
Bağlanmayan düğüm
Ele alınırsa zordur
Attığımız adımda
RABİA’ya selam olsun diyelim
Her öğünde taze üzümü yiyelim
Adını gülden alan
Gülün renginde kendini bulan
Soğuktan uzak dursun
Sıcak ile kendini bulsun dedi
RABİA selamladı

Çevremde yol isteyen
Çehremden yorgun diyenin
Sözünü günde aldık
Gelen güne huzur diledik dedi
EYYÜB’üm söze gelen ile katıldı:

Komşudan komşuya selam verdiğin
Atılan düğümü anında gördüğün
Düzenin yasasıdır
Bilmeyenin tasasıdır
Olmaz deme, gül de geç
Olumsuz senden gelmesin
Bahçende açan güller solmasın
Dilediğine uymayan kalmaz dedi
EYYÜB’üm açılan yuvaya
Sevilen havaya gönlünü verdi

Sevginizden ördüğünüz
Başına taç verdiğiniz
Elden dilden sildiğiniz
Her öğünde görülür
Açılan yoluna kilim serilir dedi
MERYEM sözü aldı
PİR SULTAN ABDAL ile sohbete durdu:

Kalmazsa bir demet çiçek
Bahçende güller açacak
Gelip geçen her olaya
Bilen bilmeyen gülecek
Dağlara selam diyesin
Aşına dost tuzu katasın
Senden benden sorsalar
Yolun açık diyesin dedi
MERYEM açık olan sofrada
Lokmasını PİR SULTAN ABDAL ile paylaştı
 



Yumuşak yolun olsun
Rabb’inden sözün bilsin
Dün gittiği yerden
Bu gün de gülsün gelsin dedi
HAMZA DOST, yuvada, havada, toprakta, suda
Ne varsa gönlünce hizmetine gelsin dedi
Cümlenizin niyazına katıldı, selamladı

Tuttuğun attan inme
Dediğin sözden dönme
Nasibin verildiyse
Kulundan gelir sanma dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Dağdan dağa dolaştım
Dilediğime ulaştım
Bağlı olanı çözdüm
Uymayanı çizdim
Gördüm ki;
Aklım ile emeğim birbirine hizmette
Doymayı dilersen
Duymayı denemelisin
Kendinden kendine
Aldığın bilgiyi elemelisin
Emeklemeden çocuk yürümez
Dost demezsen
Arkandan gelen eteğini süremez
Bil aldığın her taneyi
Bil gördüğün her haneyi
Gönüllerden alırsın
Sen de güzeli bulursun dedi
KAYGUSUZ selamladı

Siyah beyaz sözden gelir
Ne renk olsa özden bulur
Yedi renge gönül dolar
Gönüllerden birlik doğar dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Duvarı ördüm gireyim diye
Kendime bir yuva kurayım diye
YUNUS ile helvayı karayım diye
Kurduğun düzende sevgiyi bulayım diye
Her gelenden selam aldım
Her sevenle sohbete daldım
Bir de baktım duvar örülmüş
Bahçemde çiçekler sarılmış
Bağlanan tay koşuya gelmiş
Sevindim övündüm
Yumuşak haline gönülden katıldım dedi
HACI BAYRAM selamladı

Çölden geldim adım VEYSEL
Yolda durdum dedim;
Her olay ezel
Günüm güzel
Gelen güne gönlüm hazır
Selam olsun
VEYSEL’in sözü cümlede kalsın

Allah’ıma emanet olunuz
Değişen her huyda
Dost adını anınız
Gün gelir uyuma dönüşür
Geçti denen her olay
Dost adına gelişir
Dün nerden geldi?
Bugün nerde buldu?
Yarın nerde kalacak? denilirse
Olayı paketlemiş olursunuz
Dar havuzda kalırsınız
Rabb’imin çizgisi
Her kulu için güzeldir
Kayguyu silelim
Dünle bugünü bölelim
Huzurda öylece kalalım


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah