|
MEVLÁNA'yım ben!
Kuşlara özendim mi?
Dalgalarla bezendim mi?
Çiçeklerden aldığıma
Ağaçlarda bulduğuma
Dost adı ile gözlendim mi? dedim de
Kendime
sordum
Cümlenize selam olsun
Bende olana
Cümlede kalana
Allah’ım rahmetini versin
Ele yaprağı
alsam
Yerden gelene toprağı sorsam
Niyazının birliğine şahit
olurduk dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Yerde yola
bakarsın
Gökte bulutu yoklarsın
Yerim serim kainatta
Özüm
sözüm her yaprakta
Yaprağı bulduğun gün
Seferde gördüğün yön
Gölgeni silerse
Olmamış denilen her meyve
Oluşumunu bekler
Sana güzeli
Kendine ezeli saklar
Dönmeden arkana
Hep gidişe
uyarsan
Dört kapı görüp de
Dört Meleği duyarsan
Gözüm, özüm,
sözüm sende bilesin dedi
YUNUS’um selamladı
Ayva yedim
serinde
Şifa buldum derinde
Dumandan uzak kaldım
Günün her
seherinde dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Bekleyenle
olursan
Saklayandan bulursan
Yeniden konuyu
Dost kapısına
getirirsen
Güllerin açtığı bağı bulursun
Bağlarda sesini
kendinden bilirsin
Gez adım adım, görmeyi dene
Özünden gelen
her sesi
Aklına ver de kendini sına dedi
KAYGUSUZ selamladı
(Soru: AZRAİL
Aleyhisselamın yardımcıları var mıdır?)
Her Meleğin yardımcıları vardır
Sanılmasın kainatın, alemlerin çemberi
dardır dedi
YESEVİ sözü aldı:
Meleklerin
adına
Birliği koydu da Resulü
Adına CAMİ dedi
Dört Meleğin
adıdır
Kâbe’nin bağındadır
Kainatın çölündedir
Resulü’nün
dilindedir
Sen de dillen dedi
YESEVİ selamladı
(Soru: ‘Kainatın çölü’ Arap Yarımadası
oluyor öyleyse?)
Yolumuz, bağınadır
Dağlar geçit verecek
Çöllerde cümle kulu
birbirini görecek
Dizi yere
Gönlünü Yar’e
Ömrünü gül misali
Kumlara serecek dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
(Soru: Cümle mi Efendim?)
Mayanın varlığına inanan her kuluna
Maya; O’nun sana
üflediğidir
Öyle ise her kulu
O’nu bilecek,
O’na döndürülecektir
Dayanmayı
diledik
Taş kalmasın eledik
Dileyen gelsin dedik
Taşsız
kumu her dileyene sunduk
Yoğun aldık dediler
Eyvallah
diyelim
Niyazımıza açık yoldan
Dost adına devam edelim dedi
HAMZA DOST selamladı
(Soru: ‘Açık yol’
namaz mıdır?)
Açık yol verdiğimizdir
Alsa almasa gördüğümüzdür
Çimenlere
baktım da
Nefese öyle daldım
Yumuşak gelir diye
Konuya çimenden
girdim
Her adım atana sordum
Doğuştan alanda mı
Sevgi ile
bulanda mı
Gerçeğin bilinci vardır?
|
YAHYA söze geldi de, dedi
ki;
Doğuştan alan
Güzeli olduğu gibi bilendir
Arayan, bilincine
hizmet edendir
Ayağıma giydiysem yemeniyi
Yola niyet
kurduğumdandır
Yola çıktı isem
Yol beni gideceğime ulaştırır
Ayağıma yaprakları dolaştırır
Selam versem her çiçeğe
Yedi
rengine bulaştırır dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
Dayamazsan sırtını ağaca belin bükülür
Kış gelince ağacın
yaprakları dökülür
Dost güzelden güzele adını verir dedi
VEYSEL KARANİ sözü aldı:
Her
öğütte durdum
Verene sordum
Benim için mi, kendin için mi
söylersin?
Dedi ki;
Alırsan, hem sana hem bana hizmettir
Almayı bilen için
Sona hizmettir
Bildiğimi vermezsem
Varlığıma
külfettir
Doğruyu doğru ile bağlarım
Sevgim için her kapıda
ağlarım
Dünden bugünü beklerim
Her anımda bilgime bilgi
eklerim dedi
VEYSEL’im selamladı
Davar
aldım güdeceğim
Yününü aldım satacağım
Sevgim ile kaldım
Sevenin elini tutacağım dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Gölgeye
geldiğimi
Güneşin ışığından bildim
Sıcağında kaldıkça
Yana yana
soldum
Kaybım elbet olmadı
Kendimi buldum
Doğudan batıya adımı
yaydım
Gelen giden söyledi
Adıma niyaz peyledi
Hay dedim,
cümle ile söyleştim dedi
PİR SULTAN ABDAL selamet diledi, selamladı
(Soru: Doğu ve Batının anlamını açarlar
mı?)
Ak
koyun gözü kara
Dumansız geldi dilediği diyara
Kendin mi
geldin? dedik
Yazan getirdi dedi
RABİA sözü aldı:
Koyundan
söz gelir mi?
Gelen giden alır mı? derlerse, de ki;
Her
yaratılmışın dili vardır
Bilen ile söyleşir
Yerden göğe her
varolan
Birlik diye bekleşir
Birliği kurmak senin benim
görevim
Dost ararsan hem doğuya hem batıya
Post ararsan
gitme sakın katıya derlerse
Çatmayasın kötüye
Bilesin ki;
Her anında
Her yönünde
Rabb’im kulunun yanında
Çeşmebaşı
kalabalık
Her alan sevinir
Bulduğu ile övünür dedi
EYYÜB’üm
sözü aldı:
Binbir
emek verdiğimiz
Bir ömürde gördüğümüz
Dağılana gönül koyup
Aldığımızı serdiğimiz
Yorulmaktan ötedir
Sorgusundan katıdır
Asla dağılana yer vermeyiz
Aldığımız her damlayı
Ayak altına sermeyiz
Rabb’im
sana sığındık
Verdiğin güzel ile övündük
Vermediğine gönül
koydurma
Buza gelip kaydırma
Senden aldık
Senden bildik
Hatamıza saydırma
Affın yücedir, sevgin kocadır
Aşkına düştük
de
Resulü’nün şefaatını diledik
Sana senin ile varalım
Resulün ile birliği kuralım dedi
EYYÜB’üm selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz
YUNUS’um ile yolcuyu el ele biliniz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|