17 MAYIS 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kuşlara özendim mi?
Dalgalarla bezendim mi?
Çiçeklerden aldığıma
Ağaçlarda bulduğuma
Dost adı ile gözlendim mi? dedim de
Kendime sordum
Cümlenize selam olsun
Bende olana
Cümlede kalana
Allah’ım rahmetini versin

Ele yaprağı alsam
Yerden gelene toprağı sorsam
Niyazının birliğine şahit olurduk dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Yerde yola bakarsın
Gökte bulutu yoklarsın
Yerim serim kainatta
Özüm sözüm her yaprakta
Yaprağı bulduğun gün
Seferde gördüğün yön
Gölgeni silerse
Olmamış denilen her meyve
Oluşumunu bekler
Sana güzeli
Kendine ezeli saklar
Dönmeden arkana
Hep gidişe uyarsan
Dört kapı görüp de
Dört Meleği duyarsan
Gözüm, özüm, sözüm sende bilesin dedi
YUNUS’um selamladı

Ayva yedim serinde
Şifa buldum derinde
Dumandan uzak kaldım
Günün her seherinde dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Bekleyenle olursan
Saklayandan bulursan
Yeniden konuyu
Dost kapısına getirirsen
Güllerin açtığı bağı bulursun
Bağlarda sesini kendinden bilirsin
Gez adım adım, görmeyi dene
Özünden gelen her sesi
Aklına ver de kendini sına dedi
KAYGUSUZ selamladı


(Soru: AZRAİL Aleyhisselamın yardımcıları var mıdır?)

Her Meleğin yardımcıları vardır
Sanılmasın kainatın, alemlerin çemberi dardır dedi
YESEVİ sözü aldı:

Meleklerin adına
Birliği koydu da Resulü
Adına CAMİ dedi
Dört Meleğin adıdır
Kâbe’nin bağındadır
Kainatın çölündedir
Resulü’nün dilindedir
Sen de dillen dedi
YESEVİ selamladı

(Soru: ‘Kainatın çölü’ Arap Yarımadası oluyor öyleyse?)

Yolumuz, bağınadır
Dağlar geçit verecek
Çöllerde cümle kulu birbirini görecek
Dizi yere
Gönlünü Yar’e
Ömrünü gül misali
Kumlara serecek dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

(Soru: Cümle mi Efendim?)
Mayanın varlığına inanan her kuluna

Maya; O’nun sana üflediğidir
Öyle ise her kulu
O’nu bilecek,
O’na döndürülecektir

Dayanmayı diledik
Taş kalmasın eledik
Dileyen gelsin dedik
Taşsız kumu her dileyene sunduk
Yoğun aldık dediler
Eyvallah diyelim
Niyazımıza açık yoldan
Dost adına devam edelim dedi
HAMZA DOST selamladı

(Soru: ‘Açık yol’ namaz mıdır?)

Açık yol verdiğimizdir
Alsa almasa gördüğümüzdür

Çimenlere baktım da
Nefese öyle daldım
Yumuşak gelir diye
Konuya çimenden girdim
Her adım atana sordum
Doğuştan alanda mı
Sevgi ile bulanda mı
Gerçeğin bilinci vardır?
 



YAHYA söze geldi de, dedi ki;
Doğuştan alan
Güzeli olduğu gibi bilendir
Arayan, bilincine hizmet edendir
Ayağıma giydiysem yemeniyi
Yola niyet kurduğumdandır
Yola çıktı isem
Yol beni gideceğime ulaştırır
Ayağıma yaprakları dolaştırır
Selam versem her çiçeğe
Yedi rengine bulaştırır dedi
YAHYA EFENDİ selamladı

Dayamazsan sırtını ağaca belin bükülür
Kış gelince ağacın yaprakları dökülür
Dost güzelden güzele adını verir dedi
VEYSEL KARANİ sözü aldı:

Her öğütte durdum
Verene sordum
Benim için mi, kendin için mi söylersin?
Dedi ki;
Alırsan, hem sana hem bana hizmettir
Almayı bilen için
Sona hizmettir
Bildiğimi vermezsem
Varlığıma külfettir
Doğruyu doğru ile bağlarım
Sevgim için her kapıda ağlarım
Dünden bugünü beklerim
Her anımda bilgime bilgi eklerim dedi
VEYSEL’im selamladı

Davar aldım güdeceğim
Yününü aldım satacağım
Sevgim ile kaldım
Sevenin elini tutacağım dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Gölgeye geldiğimi
Güneşin ışığından bildim
Sıcağında kaldıkça
Yana yana soldum
Kaybım elbet olmadı
Kendimi buldum
Doğudan batıya adımı yaydım
Gelen giden söyledi
Adıma niyaz peyledi
Hay dedim, cümle ile söyleştim dedi
PİR SULTAN ABDAL selamet diledi, selamladı

(Soru: Doğu ve Batının anlamını açarlar mı?)

Ak koyun gözü kara
Dumansız geldi dilediği diyara
Kendin mi geldin? dedik
Yazan getirdi dedi
RABİA sözü aldı:

Koyundan söz gelir mi?
Gelen giden alır mı? derlerse, de ki;
Her yaratılmışın dili vardır
Bilen ile söyleşir
Yerden göğe her varolan
Birlik diye bekleşir
Birliği kurmak senin benim görevim
Dost ararsan hem doğuya hem batıya
Post ararsan gitme sakın katıya derlerse
Çatmayasın kötüye
Bilesin ki;
Her anında
Her yönünde
Rabb’im kulunun yanında

Çeşmebaşı kalabalık
Her alan sevinir
Bulduğu ile övünür dedi
EYYÜB’üm sözü aldı:

Binbir emek verdiğimiz
Bir ömürde gördüğümüz
Dağılana gönül koyup
Aldığımızı serdiğimiz
Yorulmaktan ötedir
Sorgusundan katıdır
Asla dağılana yer vermeyiz
Aldığımız her damlayı
Ayak altına sermeyiz

Rabb’im sana sığındık
Verdiğin güzel ile övündük
Vermediğine gönül koydurma
Buza gelip kaydırma
Senden aldık
Senden bildik
Hatamıza saydırma
Affın yücedir, sevgin kocadır
Aşkına düştük de
Resulü’nün şefaatını diledik
Sana senin ile varalım
Resulün ile birliği kuralım dedi
EYYÜB’üm selamladı

ALLAH’ıma emanet olunuz
YUNUS’um ile yolcuyu el ele biliniz


ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah