23 MAYIS 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Nerde pazar kurulur?
Nerde kulu yorulur?
Dost olalım derlerse
Dost selamı gelir
Hay dedik geldik
Saya saya bildik
Cümlenizi selamladık

Erdiği gün üzümler
Görülür de bilinir
Yaprakların ardına
Salkımları saklanır dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Nurun ile nurlandır Rabb’im bizleri
Nurun ile paklandır Rabb’im yozları
İsyan etmedik sana
Topraktadır dizimiz
Her an her gün adın ile sözümüz
Güneş varlığına delildir bilen için
Her zerrede O vardır
Bilmezsem YUNUS olur mu adım?
Bilmezsem yazda kışta kalır mı andım?

Öyle dedim olmadı
Böyle dedim bulmadı
Gerçek bilime aklım ermedi
Bir tas suyu ocağa koydum
Kaynadı da, tasta su kalmadı
Varlığına bir damladan haber silmedi
Oturdum düşündüm
Dedim ki;
Bulduğum her taşı
Bir kuyuya saldım
Toplayım katlayım
Verdiğini bilgime ekleyim
Hizmette keramet varmış
YUNUS her aldığını
Duvar diye örmüş
Bakmış ki ördüğü duvar
Bir bina olmuş
Binaya Hak adına dileyen gelmiş

Birliğine talibiz Rabb’im
Nefsimize galibiz
Dostluk vergindir bize dedi
YUNUS’um cümleniz ile
Dostluk duvarını ördü, selamladı

Selam olsun sevgiliye
Dumandan uzak diyene
Her sofrada bir lokma yiyene dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Çalı çırpı topladım
Alev olsun bekledim
Alevi duvarın ötesine sakladım
Etrafa uzamasın diye
Derman, yoğurt yiyen ile
Eyyam, günü bilenlere
Erdiğimiz gün güzel
Çölde çulu sereceğiz
Kâbe’de secdeye varıp
Selam ile göreceğiz
Dayandığımız güzeli
Özümüzde bulacağız dedi
KAYGUSUZ selamladı

Ya Allah dedik de geldik biz söze
Her nefes ile bağlandık öze
Ya Allah dedik bilgimiz ile bulduk
Dost bağına cümleniz ile girdik dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Döne döne bulduk seni
Rabb’im verdin bize gani
Şükrüne yetemeyiz
Emek ile aldığımızı
Ekmek diye satamayız
Bağı ermemiş ise
Geç kaldı deyip atamayız
Beklemek kulun kârıdır
Kadere oynayanın
Elindeki zarıdır
Ne atarsa atsın
Yeter ki gerçeği tutsun dedi
HACI BAYRAM ocaktaki kaynayan aşına
Kucaktaki başına niyaz etti
Yamayı bilene taktı, selamladı

Aynaya baktım geldim
Çerağı yaktım geldim
Dost ile dostluğuna
Selam taktım geldim dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Kayalara attım kement
Yer yerinden oynadı
Akan sular bir anda
Ocak oldu kaynadı
Bilsem dediğim günde
Alkışlardım olayı

Gerçeği bildiğim an
Her meleğine hizmet ile verileni gördüm
Dedim ki;
Senin bilgin sana kadar
Sanma bilgin sona kadar
Ya Allah dedim tövbeye durdum
Varlığından bir kum tanesi bilgiye sahibim
İnandığım gerçek budur dedi
BEHLÜL’üm günün en güzelinde
Cümlenizi selamladı

Bilgim hücreye girse
Hücrede kainatı görse
Olumsuza geldim sanırdı
Değmeyen her bilgi
Değerini gönülde alır
Akıl ile sergiye gelir
 



Benden yol için soran
Gönlünden gelene uysun
Desin ki;
Beni bana bulduran
Yolumu aldırandır
Ağaç olup yücelen
Dostluk gününü açandır dedi
HOCA YESEVİ sözden söze geldi:

Çınar olsa yoruma gelse
Sesi ile aldığını verirdi
Ses kaydını dileyenden sorardı
Ne sesin gelişi
Ne bedenin kalışı vardır
Aldığım bilgide yorum zordur
Rabb’im zorluğa vermez
Sırdan olanı bilen kulu sormaz dedi
HOCA YESEVİ selamladı

Gayretten gayrete düştüm
Her kulunun sevgisine şaştım
Bilge bohçaya benzer
Açarsan saçar
Kaçarsan örter
Dost adıma gelen güzel
Dostluğumu bilen güzel dedi
HAMZA DOST elinde desti ile
Yemen’den getirdiği rahmeti sundu:

El aldık, elde bulduk
Bülbül olduk dile verdik
Göldeki balığı aldık deryaya saldık
Övündüğümüz güzeli öylece bulduk
Yemen'den selam olsun
Bilmeyi deneyenler Kâbe’ye gelsin
Nurdan fistan giyip secdeye dursun
Her birinize selamımız O’ndandır
Bahçesine girdik güldendir dedi
HAMZA DOST selamladı

Dört yapraklı yoncaya selam verdim
Cümlenizde dostluğu gördüm
Sarı fistana sarı destanı sardım
Okuya okuya bulacağız
Dokuya dokuya geleceğiz dedi
SARI ANA cümlenizi selamladı

(Soru: ‘Gönüller Birliği’ adı altında basılan kitap için mi?) Eyvallah

Her elin emeğine
Her kulun gömleğine
Tane tane yazılır
Hizmetindir denilir
Doğan güzel öylece kutlanır
Sahibiyiz deyiniz
Emeğiniz ile övününüz
Seven ile sevininiz
Ektiğiniz ekinden
Rahmet olup gelecek
Her damlası sizleri
Ayrı ayrı bulacak dedi
SARI ANA selamladı

Eken de sen biçen de denilir
Biz taneleri verdik
Toprağı gördük
Rabb’imden rahmetini diledik
Elele oluşup da
Bir çatıda buluşup da
Ekenlerle olduk
Allah’ım razı olsun
Cümlesi nuru ile dolsun dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

LOHUSA ile sözü birliğe getirdik
Yaprağına yazılanı beraberce okuduk
(Soru:Basılan kitap mı?) Eyvallah
Dedik ki;
Kulların özü de bir sözü de
Allah’ım razı olsun
Orucunuza oruç katsın
Selam ile geçtiler
Selameti sizlerle seçtiler

Her boğa gücü ile övünse de
Güçlüye selam verir
Kendini gölgeye alır dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:

Boğayı dövüşe salarsan
Kendini de yitirir
Aldığını bir lokmada bitirir
Hizmet sürekli olandadır
Himmet her daim gelendedir
Bildiğin söz bir ömre yeterli
Bildiğin yetmez ara
Yerden göğe her gördüğünü tara
Atın var ise elinde önce onu bağla dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Bir elimde somun
Bir elimde zeytin
Her sofrayı gezeceğim
Rahmet gelsin diye
Cümleniz için niyaz edeceğim


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah