|
MEVLÁNA'yım ben!
Nerde
pazar kurulur?
Nerde kulu yorulur?
Dost olalım derlerse
Dost selamı gelir
Hay dedik geldik
Saya saya bildik
Cümlenizi selamladık
Erdiği gün üzümler
Görülür de bilinir
Yaprakların ardına
Salkımları saklanır dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Nurun ile nurlandır Rabb’im bizleri
Nurun ile paklandır
Rabb’im yozları
İsyan etmedik sana
Topraktadır dizimiz
Her an
her gün adın ile sözümüz
Güneş varlığına delildir bilen için
Her zerrede O vardır
Bilmezsem YUNUS olur mu adım?
Bilmezsem
yazda kışta kalır mı andım?
Öyle
dedim olmadı
Böyle dedim bulmadı
Gerçek bilime aklım ermedi
Bir
tas suyu ocağa koydum
Kaynadı da, tasta su kalmadı
Varlığına bir
damladan haber silmedi
Oturdum düşündüm
Dedim ki;
Bulduğum her
taşı
Bir kuyuya saldım
Toplayım katlayım
Verdiğini bilgime
ekleyim
Hizmette keramet varmış
YUNUS her aldığını
Duvar diye
örmüş
Bakmış ki ördüğü duvar
Bir bina olmuş
Binaya Hak adına dileyen gelmiş
Birliğine
talibiz Rabb’im
Nefsimize galibiz
Dostluk vergindir bize
dedi
YUNUS’um cümleniz ile
Dostluk duvarını ördü, selamladı
Selam olsun sevgiliye
Dumandan uzak diyene
Her sofrada bir lokma
yiyene dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Çalı
çırpı topladım
Alev olsun bekledim
Alevi duvarın ötesine
sakladım
Etrafa uzamasın diye
Derman, yoğurt yiyen ile
Eyyam,
günü bilenlere
Erdiğimiz gün güzel
Çölde çulu sereceğiz
Kâbe’de
secdeye varıp
Selam ile göreceğiz
Dayandığımız güzeli
Özümüzde
bulacağız dedi
KAYGUSUZ selamladı
Ya
Allah dedik de geldik biz söze
Her nefes ile bağlandık öze
Ya
Allah dedik bilgimiz ile bulduk
Dost bağına cümleniz ile
girdik dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
Döne döne bulduk seni
Rabb’im verdin bize gani
Şükrüne
yetemeyiz
Emek ile aldığımızı
Ekmek diye satamayız
Bağı ermemiş
ise
Geç kaldı deyip atamayız
Beklemek kulun kârıdır
Kadere
oynayanın
Elindeki zarıdır
Ne atarsa atsın
Yeter ki gerçeği
tutsun dedi
HACI BAYRAM ocaktaki kaynayan aşına
Kucaktaki
başına niyaz etti
Yamayı bilene taktı, selamladı
Aynaya baktım geldim
Çerağı yaktım geldim
Dost ile dostluğuna
Selam taktım geldim dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Kayalara attım kement
Yer yerinden oynadı
Akan sular bir anda
Ocak oldu kaynadı
Bilsem dediğim günde
Alkışlardım olayı
Gerçeği
bildiğim an
Her meleğine hizmet ile verileni gördüm
Dedim ki;
Senin bilgin sana kadar
Sanma bilgin sona kadar
Ya Allah
dedim tövbeye durdum
Varlığından bir kum tanesi bilgiye
sahibim
İnandığım gerçek budur dedi
BEHLÜL’üm günün en
güzelinde
Cümlenizi selamladı
Bilgim hücreye girse
Hücrede kainatı görse
Olumsuza geldim
sanırdı
Değmeyen her bilgi
Değerini gönülde alır
Akıl ile sergiye gelir
|
Benden
yol için soran
Gönlünden gelene uysun
Desin ki;
Beni bana
bulduran
Yolumu aldırandır
Ağaç olup yücelen
Dostluk gününü
açandır dedi
HOCA YESEVİ sözden söze geldi:
Çınar olsa yoruma gelse
Sesi ile aldığını verirdi
Ses kaydını
dileyenden sorardı
Ne sesin gelişi
Ne bedenin kalışı vardır
Aldığım bilgide yorum zordur
Rabb’im zorluğa vermez
Sırdan
olanı bilen kulu sormaz dedi
HOCA YESEVİ selamladı
Gayretten gayrete düştüm
Her kulunun sevgisine şaştım
Bilge
bohçaya benzer
Açarsan saçar
Kaçarsan örter
Dost adıma gelen
güzel
Dostluğumu bilen güzel dedi
HAMZA DOST elinde desti
ile
Yemen’den getirdiği rahmeti sundu:
El
aldık, elde bulduk
Bülbül olduk dile verdik
Göldeki balığı aldık
deryaya saldık
Övündüğümüz güzeli öylece bulduk
Yemen'den selam
olsun
Bilmeyi deneyenler Kâbe’ye gelsin
Nurdan fistan giyip
secdeye dursun
Her birinize selamımız O’ndandır
Bahçesine girdik
güldendir dedi
HAMZA DOST selamladı
Dört yapraklı yoncaya selam verdim
Cümlenizde dostluğu gördüm
Sarı fistana sarı destanı sardım
Okuya okuya bulacağız
Dokuya dokuya geleceğiz dedi
SARI ANA cümlenizi selamladı
(Soru: ‘Gönüller Birliği’ adı altında basılan kitap için mi?)
Eyvallah
Her elin emeğine
Her kulun gömleğine
Tane tane yazılır
Hizmetindir denilir
Doğan güzel öylece kutlanır
Sahibiyiz
deyiniz
Emeğiniz ile övününüz
Seven ile sevininiz
Ektiğiniz
ekinden
Rahmet olup gelecek
Her damlası sizleri
Ayrı ayrı
bulacak dedi
SARI ANA selamladı
Eken de sen biçen de denilir
Biz taneleri verdik
Toprağı
gördük
Rabb’imden rahmetini diledik
Elele oluşup da
Bir
çatıda buluşup da
Ekenlerle olduk
Allah’ım razı olsun
Cümlesi
nuru ile dolsun dedi
MERKEZ’im sözü aldı:
LOHUSA ile sözü birliğe getirdik
Yaprağına
yazılanı beraberce okuduk
(Soru:Basılan kitap mı?) Eyvallah
Dedik ki;
Kulların özü
de bir sözü de
Allah’ım razı olsun
Orucunuza oruç katsın
Selam ile geçtiler
Selameti sizlerle seçtiler
Her boğa gücü ile övünse de
Güçlüye selam verir
Kendini gölgeye
alır dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
Boğayı dövüşe salarsan
Kendini de yitirir
Aldığını bir lokmada
bitirir
Hizmet sürekli olandadır
Himmet her daim gelendedir
Bildiğin söz bir ömre yeterli
Bildiğin yetmez ara
Yerden göğe
her gördüğünü tara
Atın var ise elinde önce onu bağla dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Bir
elimde somun
Bir elimde zeytin
Her sofrayı gezeceğim
Rahmet
gelsin diye
Cümleniz için niyaz edeceğim
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|